13 Mart 2011 Pazar

Zazu ve Kurşuncu kardeşler

Zazu Bodrum’un en iyi bistrosu. Ama benim için anlamı daha fazla. Yazın Yalıkavak’ta geçirdiğim günler hariç Bodrum’daki evimdeyken neredeyse hergün uğradığım Zazu, 30 yıllık arkadaşım Memo’nun mekanı. Uzun bir süredir Memo’nun kardeşi Ahmet de Zazu’da ve iki kardeş işi birlikte götürüyorlar. Mehmet Kurşuncu’ya bizler Memo demeye alıştık, Mehmet deyince başkasından söz ediyormuşum gibi geliyor. Memo’yla 20’li yaşlarımın başında Şaşkınbakkal’da Bağdat Caddesi üzerindeki efsanevi plak ve müzik dükkanı Metronom’da tanışmıştık. O yıllarda caz plaklarını ancak orada bulabilirdik. Yıllar sonra Staras’ı kurduklarında onlara logo yapmıştık. Ardından daha sık görüşmeye başladığımız dönem olan Süleyman Nazif dönemi geldi. Süleyman Nazif’in de logosunu yapmıştım. Her yılbaşı matrak tebrik kartları hazırlardık. Mesela 365 gün içki içmek için bahanelerin olduğu takvim gibi... Kahramanmaraş’ın kurtuluşu... Hadi içelim. Cemrenin toprağa düştüğü gün... Hadi içelim... filan.

Süleyman Nazif, adıyla aynı sokakla Vali Konağı caddesinin kesiştiği köşede, şimdilerde Zihni Bar’ın olduğu yerdeydi. Memo’nun yanı sıra Hakan Girgin ve Melih Börü de barın ortaklarıydı. Orada çok iyi günlerim geçti. Hem çok eğlendik hem iyi dostluklar kurduk. O dönemde ofisim de Nişantaşı’ndaydı ve bu da neredeyse her akşam Süleyman Nazif’e uğramak demekti. Daha sonra Yeniköy’deki yazlık yerlerini açtıklarında ben de ofisi Levent’e evi Rumelihisarı’ra taşımıştım. Yine çok sık gider olmuştum. Memo kaç yer kurdu bilmiyorum –belki kendisi de bir çırpıda sayamaz- ama ben Süleyman Nazif’ten sonra Deep’i ve Kuruçeşme’deki New Yorker’ı hatırlıyorum. Daha sonraki yerlerine gidemedim. Galiba yaş aldıkça eğlence tarzım değişti. Memo’yla yıllar sonra Türkbükü’nde tekrar karşılaştık. Ve sonunda Zazu’da eskisinden de daha sık görüşür olduk. Ahmet’i de tanıdığımda Etiler’deki Trompet’i işletiyordu. Çok sevimli bir bardı. Bazen Süleyman Nazif’ten çıkıp Trompet’e uğrayıp Rumelihisarı’ndaki evime öyle giderdim. Ahmet’le Trompet sonrası kopmuştuk. Ta ki o da Bodrum’a yerleşip Zazu’da karşılaşıncaya kadar. Şimdilerde Bodrum’da en çok görüştüğüm iki dostum Kurşuncu kardeşler. Memo dünya efendisidir. Ahmet ise insanı çok içirir ve sarhoş eder. Ben de intikamımı onu nöralterapiye götürüp iğneleterek alıyorum. Bu nöralterapi konusunu bir ara yazacağım.

Zazu Bodrum’da marinanın karşısında Neyzen Tevfik caddesinin üzerinde. Kaldırımdaki masalarıyla, mutfağıyla tam bir bistro. Her zaman güzel müzik dinlenebilen Zazu’da bazen gecenin ilerleyen saatlerinde Memo ısrarlara dayanamayıp Türkçe çalıyor ama o kadar olur. Onun da müşterisi var tabii. Favori yemeklerim giriş için ahtapot carpaccio, sonra da Zazu steak. Kavaklıdere ağırlıklı iyi bir şarap listesi var. Zazu’da yemek yiyorsam mutlaka şarap içiyorum. Bodrum’daki balıkçılara veya meyhanelere gittiğim gecelerde de ya önce ya da sonra ya da hem önce hem sonra mutlaka Zazu’ya uğruyorum. Akşamüzeri yürüyüşlerinden dönerken de evimin yolu üzerinde olduğundan kahve içmek için de olsa es geçmeden eve gidemiyorum. Hiçbirşey yapmasam da kafayı uzatıp “ne haber?” deyip geçiyorum. Zazu benim gibi İstanbul’dan Bodrum’a yerleşenlerin de buluşma noktası. İstanbul’dayken de tanıdığım kimi kişilerle yıllar sonra Zazu’da yeniden karşılaştık. Ya da yerleşik olmasalar da Bodrum’da yazı geçirenler veya tatil için gelenler arasında birçok tanıdığıma rastlıyorum. Yıllar önce Süleyman Nazif zamanında akşamları birlikte zaman geçirdiğim dostlarla Zazu’da karşılaşıyoruz. Yani Zazu’nun bizleri buluşturmak gibi bir misyonu da var.


Zazu'nun hanımefendi köpeği Paspas
Zazu'nun hanımefendi köpeği Paspas her zamanki yerinde
Mustafa hoca, Memo ve Ahmet
Mustafa hoca, Memo ve Ahmet
Memo ve ben
Doğum gününde mutlu bir Memo portresi...








Benim doğum günümde Hakan Girgin, Ahmet ve Memo ile birlikte
Zazu’nun müdavimleri çok renkli insanlar. Mesela sohbet etmekten hem zevk aldığım hem birşeyler öğrendiğim Mustafa Balcı hoca gibi. Eğer gittiğinizde barın herzamanki köşesinde yoksa merak edip sorarsınız. Bu arada personel de son derece efendi ve sevimli insanlar. Sigara içmediği zamanlar içeride kasanın başında görülen Çetin ağabey, Yasin, Ramazan, Murat... Hem şiir yazan hem çok okuyan hem de Trabzonspor’lu bir barmeni, yani Raşit’i ancak Zazu’da bulursunuz.
Zazu, Memo ve Ahmet uzun yıllar hayatımızda olsunlar isterim. Yeni yıla Zazu’da girmiştik onun için bu yıl Zazu’da çok zaman geçiriyoruz. Bu arada iki gün önce Memo’nun doğum günüydü. Aşağıdaki videoda hem yaşıtım Memo’nun doğum günü gecesini hem eski yılın son saatlerini izleyebilirsiniz.

video

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder