2 Ağustos 2011 Salı

Bodrum'da eğlence ve yaz partileri


Yazın Bodrum’a gelenler ikiye ayrılır. Bodrum’un kuzeyinden gelip Türkbükü sahiline ve Bodrum’un içine yerleşip gündüz uyuyup gece yaşayanlar ile güneyden gelip Bitez, Ortakent, Akyarlar gibi sakin sahillere yerleşip dinlenenler. Bu iki grubun Bodrum’a geliş nedenleri çok farklı. Sorun şurada; dinlenmeye gelenlerin bulunduğu bölgede müzik gürültüsü olunca arıza çıkıyor. Şimdilerde artık saflar belirlenmiş durumda, dinlenmek için nasıl ki Türkbükü’ne gidilmezse, eğlence, partileme amaçlı bir tatil için de Akyarlar’a gidilmez.
Ben buraya sakinlik için gelip yerleştim. Şehrin gürültüsü, patırtısı, trafiği ve kaosundan kaçıp temiz bir dünyada yaşamak istediğim için buradayım. Onun için de yazın ve kışın yaşadığım evlerimi bu amaca uygun yerlerden seçtim. Senenin 8 -9 ayını geçirdiğim Bodrum’un içindeki evim barların, kulüplerin olduğu bölgeye uzak, ama Zazu gibi ya da Marina Club gibi daha nitelikli eğlencenin olduğu yere de çok yakın. Ama gece yattığım zaman dışarıda çıt çıkmıyor. Tek gürültü ara sıra yoldan geçen araba ve daha çok motorlar. Yazın da yaşadığım Yalıkavak bölgesi alışılmış Bodrum tarzı eğlence yerlerinin olmadığı bir bölge. Sadece Xuma Beach gibi, koyun öbür ucunda yer alan, Cumartesi akşamları Beach Party denilen etkinliğin yapıldığı bir yerimiz var ki Xuma’nın sesinin bizim merkeze gelmesi mümkün değil. Yani yaz ve kış eğlencenin ve dolayısıyla gürültünün olduğu yerlerde değilim. Ama istediğim zaman da on dakika içinde oralarda olabiliyorum.
Bodrum’da yazın gündüz ve gece eğlence yerleri de farklı. Gündüz koylardaki “beach”lere dağılanlar gece Bodrum’un içindeki yerlerde eğlenceye devam ediyorlar. Hayat şöyle geçiyor; saat öğlen 2’ye doğru kalkılıyor. Koylardaki beach’lerden birine gidiliyor ve şezlongta elde i-phone veya i-pad ile güneşleniliyor. Akşam saat 6 civarında “beach”lerde “happy hour”lar başlıyor. Votka ve enerji içeceklerinden oluşan kokteyller başta olmak üzere, sex on the beach (ki bu içki kışın İstanbul’da içilince komik oluyor. Yeri buralar), mojitolar içiliyor. Denizin en güzel olduğu saatte millet denizden çıkıp dj kabinin önünde rezerve ettikleri yüksek sehpalara dayanarak volümlü müziğin dibinde şişesi 300 TL'ye Absolut votka içki içmeye başlıyor. Bu “partileme” durumu o tesisin meşrebine göre belli bir saate kadar sürüyor. Sonra evlere veya otellere dağılınıyor. Duş yapılıp gece için kıyafet değiştirilip Bodrum’a iniliyor. Bir yerlerde yemek yendikten sonra gece yarısı olduğunda bu sefer Küba, Fink, Helva, Barbest gibi barlara akılıyor. Burada içkiye devam ediliyor. Zaten yemekte de içilmişti. O saatten sonra o gürültüde zaten sohbet de edilemeyeceğinden, çalan müziğin de ritmi hep aynı olduğundan bir uyuşmadır gidiyor. Barlar genellikle sabaha karşı 3-4 civarında kapanıyor. Eğer hala eğlence kesmemişse New-Old o saatte açık oluyor, orada devam ediliyor. Bodrum belediye meydanındaki camiinin müezzini ezan için camiye giderken New-Old’da son kalanlar çorbacıya doğru yollanıyorlar. Ve bu tatil boyunca böyle sürüyor. Sonunda İstanbul’a veya ne bileyim Ankara’ya dönülüyor ve işte o zaman ancak evde dinleniliyor. Sorarsan da çok eğlenilmiş oluyor. Bu da bir seçim tabii. Diyecek birşey yok.
Ben Yalıkavak’ta çok sakin bir yaz geçiriyorum. En fazla yaptığım şey haftada bir iki gece dışarıda rakı-balık yapmak. Ayda iki üç kere de Xuma’ya gidiyorum. Ama parti saati başladığında ben denizde oluyorum ve onlar tempoyu bulduklarında da eve doğru yollanıyorum. Fakat bundan birkaç hafta önce Xuma’da bir partide bir saat kadar kaldım. Aşağıdaki videoda oradan da kısa sahneler var.
Yalıkavak Xuma'da şezlong mesaisi
Xuma'da cumartesi akşamüzerleri başlayan bir "Beach Party"den
Aynı partiden
Dodo Beach / Yalıkavak
Dodo Beach / Yalıkavak
Hiç mi bu tür eğlenceye takılmadın diye sorarsanız cevabım; evet takıldım olur. Yaz başından bu yana iki gece böyle geç saate kadar dışarıda kaldım. Biri geçtiğimiz hafta bizim Zazu’daki Ahmet Kurşuncu’nun doğum günü akşamıydı. Zazu’da yemek yendi, oradan Barbeast’e geçildi, oradan Adamik’de devam ettikten sonra New-Old’da gece sonlandırıldı. Eve girdiğimizde ezan okunuyordu. Ama son beş yıldır ilk kez bu kadar geç kaldım. Bodrum’un bu yüzünü de arada sırada –birkaç yılda bir- yaşamanın bir sakıncası yok. Sonuçta Bodrum’dayız di mi ama? Normalda gece biraz geç kalmayı göze aldıysam benim için en iyisi Marina Club’e uğramak, oradan Barbeast’e geçmek ve orada geceyi tamamlamak. Barbeast yerine bazen New-Old’u tercih ediyorum. Ama dediğim gibi, bütün bir yaz boyu bu eğlence türüne birkaç kez dahil oluyorum. O da saat 2’de bitiyor.

Bodrum’daki bazı eğlence yerlerini yazayım istiyorum ama hepsine gitmişliğim yok. Bazıları hakkında fikir sahibiyim o kadar.
Küba: En eskilerinden. Marina’ya giden cadde üzerinde. Eskiden çok iyi müzik çalardı, şimdilerde gecenin ilerleyen saatlerinde Tarkan’a, Serdar Ortaç’a denk gelebilirsiniz. Son beş altı yıldır kapısından girmedim.

Küba
Helva: Çok iş yapıyor. Eller havaya durumu var. Hiç gitmedim. Ne zaman geçsem Türkçe pop çalıyor, benim de buna tahammülüm yok.
Fink: Kırmızı avizesi neredeyse Bodrum’un simgesi olmak üzere. Helva için ne yazdıysam burası için de geçerli.
Vittorio: Kapısında izbandutların durduğu bir garip yer. Giysileri, konuşmaları birbirinin aynı tipler içeri girmek için kapıda bekleşiyor. Buraya da hiç gitmedim.

Marina Club
Katamaran
Fink
Helva
Vittorio
Hadigari: Bir dönemin en ünlü barıydı. Şimdilerde sesi çıkmıyor.
Halikarnas: Saçma sapan bir yerdi. Bodrum'un eğlence kalitesinin düşüşünde, gelen kitlenin bozulmasında, lümpenleşmesinde en büyük pay bu berbat yerindi. Neyse ki bu yıl açılmadı. Sonsuza kadar açılmasa çok iyi olur. Gerçekten çok seviyesizdi.
Barbeast: Bu yaz açıldı. Bu alemi bilenlerin tanıyacağı Şeniz işletiyor. İşini iyi biliyor. Gelenlerin kalitesi gayet iyi. Türkçe çalmıyor. Geçen akşam dj Bora’ya İlhan Erşahin eşlik ediyordu mesela. Aşağıdaki videoda kısacık bir bölümünü görebilirsiniz. Çalışanları çok sempatik. Bence Bodrum’un en iyi yerlerinden biri oldu bile.
New-Old
Barbeast
New-Old: Çarşı içindeki eski Han’ı bilir misiniz? Yaşı 40 üstünde olanlar ve o yıllarda Bodrum’a gelenlerin Han’ı bilmemesi mümkün değil. Sonra kapandı. Uzun bir süre çakma t-shirt satanların mekanı oldu. Geçen sene başkan Kocadon’un gayretiyle tekrar eğlence mekanına dönüştü. Marina Club’ü işleten Şenkal buranın da işletmesini aldı ve işin başına Vedat’ı koydu. Bu yaz moda deyimle “yıkılıyor”. Bodrum’un en geç kapanan büyük eğlence mekanı.
Adamik: Rock sevenlerin buluştuğu küçük ama iyi bir mekan. Sandoz isimli kokteyli bir efsane. İçinde satsuma var. Müthiş. Çalan müzik bana göre olmadığı için genellikle gece dışarı çıktığım ekibi kırmamak için bir süreliğine dayanabiliyorum. Rock müziğin hiç bir türü bana uygun değil. Ama rock türünün de en iyilerini çalıyorlar o ayrı. İstanbul’daki Koridor’a takılanlar burayı iyi bilir.
Hadigari
Mandalin'in sahili
Restore edilen bina şimdi Mandalin oldu
Bodrum klasiği Mavi
Mandalin: Harika bir iş çıkardılar. Eski bir depoyu alıp, aslına uygun olarak çok bilinçli bir şekilde restore ettiler ve Bodrum’a çok güzel bir mekan kazandırdılar. Hafta içi farklı gruplar çıkıyor. Hafta sonları ise önemli bir isim sahne alıyor. Yeri denizin dibinde. Mehtaplı gecelerde kale manzarası anlatılmaz. Mandalin’i de Kule Rock Bar’ın sahibi Atilla Serttaş yarattı. Yeni Türkü, Bülent Ortaçgil, Hüsnü Şenlendirici, Grup Lokomotif burada çalanlardan aklıma ilk gelenler.
 
Kule Rock Bar: Yukarıda rock ile ilgili durumumu yazdım. Yani buranın da kapısından girmişliğim yok. Üniversite gençliği burada. Yerli rock çalıyor deniyor. Gruplar da geliyor. Moğollar mesela...
Katamaran: Tek kelimeyle Bodrum'da yaşayanların kabusu. Evi sahile yakın olanlar ya da Bardakçı'da olanların uykusunu bozan bir gemi. İnsanlar içine doluştuktan sonra açılıyor, Bodrum'u gürültüye boğup dönüyor. Bülent Ersoy, Müslüm Gürses falan gidiyor veya şarkı söylüyorlar. Gerisini siz tahmin edin.
Mavi: Bodrum’un ta öbür ucunda, yılların klasiği. Nitelikli müzisyenler çalıyor. Gece 2’den önce başlamıyor. Onun için ben henüz hiç gidemedim. Sahibi Tarkan ile Zazu’da karşılaşıyoruz,hep geleceğimi söylüyorum. Söylerken içtenim ama olmuyor işte.
Marina Club: Tartışmasız Bodrum’un en kaliteli yerlerinin başında geliyor. Bu yıl da İstanbul Gelişim, Fatih Erkoç ve Aşkın Arsunan dönüşümlü olarak çalıyorlar. Müşteri kitlesi ağırlıklı orta yaş grubu. Yeri, konumu çok güzel. Terasta yemek yemek de çok iyi oluyor. Şiddetle tavsiye edilir. Müzik erken bitiyor. Yani Bodrum için erken bitiyor. Sonra da isterseniz bir tekne sizi merkeze götürüyor, oradan New-Old’a yatay geçiş yapıyorsunuz. Bazıları yüksek alkolden dolayı hakikaten yatay geçiyor.


Yaz akşamlarının partilemeleri de biraz önce dediğim gibi beachlerde yapılıyor. Ben Xuma dışında beach bilmem, gitmem. Çünkü hepsinde Serdar Ortaç ve Demet Akalın’a yakalanma ihtimali yüksek. Aklıma gelen beachler Fink, Dodo... Bir de tabii Türkbükü’nün iskeleleri; Maçakızı, Kuum, Ship A Hoy var. Xuma Yalıkavak’ın Küdür tarafındaki çok güzel bir koyda. Geniş, ferah bir bahçe. Öyle yanındakiyle önündekiyle değecekmiş gibi güneşlenmiyorsun. Yani Yılmaz Özdil'in gittiği türden bir yer değil. Yayıl yayılabildiğince. Temmuz ayı çok kalabalıktı öyle fazla yayılınamadı ama yine de diğer beachlere göre gayet ferahtı. Hiç rahatsız etmeyecek volümde müzik çalıyor. Üstelik ben müzik istemiyorum derseniz bir başka köşesine çekilebilirsiniz. Yani her bir köşede dev hoparlörler yok. Çocuklu aileler için bir başka köşe var mesela. Bu da çok önemli. Ağaç altındaki bir şezlongta gölgede kestirirken kimse çocuk sesiyle uyanmak istemez değil mi?
Kısacası, Bodrum her kesim için ve her tür eğlence için seçeneği bol bir yer. Bodrum’u Çeşme ve Alaçatı ile kıyaslayanlar çok yanılıyorlar. Çeşme ve Alaçatı’nın toplamındaki meyhane, restoran, beach sadece bizim Yalıkavak’ta var. Bodrum yaz kış yaşayan bir yer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder