3 Ocak 2012 Salı

Bodrum'da yılın ilk günü, ilk yazı ve İasos


Yıl sonu yazılarında adet olduğu üzere yılın muhasebesini yapmıştım. Yılın ilk yazısında da yine adet olduğu üzere biraz yılbaşından ve ertesi gününden söz etmek istiyorum.

Bodrum yılın son günü epey doldu. Perşembe gününden itibaren gelenler başladı. Benim de kızkardeşim ve arkadaşı perşembe sabahı, kız arkadaşım da perşembe akşamı geldiler. Bütün uçaklar doluydu. Yine her yıl olduğu gibi, yeni yılı üç gün üç gece önceden karşılamaya başladık. Perşembe akşamı Deniz Feneri, cuma akşamı Mahmut Kaptan'daydık. 

Yılbaşından bir gece önce Mahmut Kaptan'da favalı natürmort

Yılbaşına sabah kuvvetli bir kahvaltıyla hazırlanmak gerek. Üç çeşit otla yapılan yumurta mesela...
Yılbaşı günü yağmurda Gümüşlük ve Yalıkavak turu yaptık.





Yılbaşı akşamı klasik Zazu programı uyguladık. Gece iki civarında Bodrum sokaklarını turladık. İki gün deli gibi yağan yağmur yılbaşı akşamı saat 22’den sonra durdu. Sokaklar çok kalabalıktı, gençlerin ağırlıklı olduğu kitlenin hemen tamamı kelimenin tam anlamıyla dut gibiydi. Kolkola girenler, iki kişinin koluna girilmesi ile sürüklenenler. Barlar sokağı eski günleri gibiydi. Küba, Helva ve Fink tıklım tıklımdı. Ana caddede trafik kilitlendi. Yani canlı bir Bodrum vardı. Meydandaki Sertab Erener konseri kalabalık mıydı bilmiyorum. Biz tura çıktığımızda çoktan bitmişti, sahne sökülüyordu. Geceyi çok uzatmadan eve döndük.


Yılbaşı hazırlığı yapılan Zazu

Yıllar sonra kardeşimle yeni yıla birlikte girdik 
Bodrum'da ışıklı ağaçlar


Ertesi gün pırıl pırıl bir havaya uyandık. Kardeşimi ve arkadaşını öğlen saatlerinde havalimanına bıraktık ve yıllardır tabelasını görüp de sapmadığım İasos’a gitmeye karar verdik. İyi ki de gitmişiz, kendimi tatile çıkmış gibi hissettim. Hiç görmediğim bir köy olması, antik şehirdeki kalıntılar bu duyguyu verdi. İasos milattan önce 130’larda hayatın sürdüğü bir şehir. Güllük körfezinde, Güllük’ün tam karşısında. Kış olması nedeniyle çok sakindi. Bir gece öncenin hay huyu üzerine o sakinlik ve huzur ilaç gibi geldi. İasos’ta biraz turizm biraz balıkçılık var galiba. Öyle anlaşılıyor. Belki bilirsiniz Güllük Körfezi balık çiftliklerinin olduğu bir bölgedir.


Yılın ilk sabahı Bodrum
İasos yolu
İasos yolunda pamuk tarlası

Türkiye’nin her yerinde karşınıza çıkan zevksiz yapılaşma malesef burada da var. Hele bir site inşaatı var ki akıllara durgunluk veriyor. Hemen yukarıda fotoğrafını görebilirsiniz. İlk edindiğim izlenim bu büyük paralar yatırılan site inşaatının durduğu yönünde. Etrafta kimseler yoktu. Şantiye girişinde Azerbeycan bayrağı gördüm. Azeri’ler Bodrum civarına yatırım yaparak buraları mahvetmekte çok becerikliler. Doğu kafasıyla iş yapıyorlar. Çevre kaygısı falan hak getire. İasos içinde birkaç tane eski ve çok güzel ev kalmış. Diğerleri bildiğiniz Sultanbeyli mimarisi. Bu kadar zevksiz insan nasıl bir araya gelmiş de bir ülke oluşturmuş?


video
Bir gece öncenin gürültülü Bodrum sokaklarından sonra İasos'un sakinliği...


Koyun güzelliği ve sakinliği huzur veriyor


Mevsim nedeniyle kapalı balıkçı kulübeleri


İasos antik şehrini gezmek insanı çok etkiliyor. Mevsim itibariyle sakinlik de buna anlam katıyor. Dar koyun hemen dibinden surlar başlıyor. Agora, mermerli yol, küçük tiyatrosuyla İasos orada duruyor. Ha unutmadan İasos’un şimdiki adı Kıyıkışlacık. Bodrum havalimanını Milas yönünde geçtikten birkaç kilometre sonra soldaki sapağı işaret eden levhayı görüyorsunuz. Ana yoldan içeriye 17 km girmeniz gerek. Yoldaki taş ocağına kadar olan bölüm kamyonlar yüzünden biraz bakımsız ama devamı iyi. Milas yönünden gelirken de ayrı bir girişi var ancak o yol virajlıymış.















İasos’u sakin sakin gezdikten ve ruhumuzu doyurduktan sonra acıkan karınlarımızı doyurmak için de Bodrum’a gelenlerin neredeyse hiç bilmediği Bargilya’ya geçtik. Antik adı Bargilya olan bölgenin günümüzdeki adı Tuzla. Havalimanını bu sefer Bodrum yönünde geçtikten sonra Güllük sapağını da geçeceksiniz. Biraz sonra sağa Bargilya yazan ören yeri tabelasını görürsünüz. Flamingoların arasından, çok sığ olan sulak alanı geçince yol ikiye ayrılıyor. Sağa saparsanız yan yana üç balıkçının olduğu bölüme gelirsiniz. Biz adı Delmar olan ikinciye giderdik ama son gittiğimizde bozmuştu. El mi değiştirdi bilinmez ama daha da gidilmez. Üçüncü restoranın adı Bargilya. Tavsiye edilir. Yazın veya baharda suyun üstüne yapılan platformda oturuyorsunuz. Biz kış olduğundan tabii içeride oturduk ama ortada yanan kocaman şömine ve soba karışımı tasarımı olan “şey” in içinde yanan kocaman odunlar iyi ısıtıyordu. Bu bölgenin özelliği karides. Eğer giderseniz mutlaka yemelisiniz. Güveçte acılı ve tereyağlı veya ızgara yapıyorlar. Ben hep ızgara yiyorum ve kabuklarıyla birlikte ızgara yaptırıyorum. Başka türlü bir lezzet. Karidesler o bölgede yetişiyor. Bölge bu işe çok uygun. Suyun derinliği bir karış ve göz alabildiğine bir alan. Tuzla adı da buradan geliyor zaten. Bodrum’a uçakla gelenler uçak tam alçaldığında, artık havalimanına inerken bu bölgeyi havadan görebilirler. Tabii insanın canı bir kadeh birşey içmek istiyor ama hem öğlen olduğundan, hem araba kullandığımdan içki içmedim. Ama bir akşamüzeri bizim ekibi toplayıp bir de şoförlü minibüs kiralayıp oraya gitmeyi planlıyorum.


Tuzla'da flamingolar


Bodrum yılın ilk günü çok güzeldi. İnsanlar geç kalktılar ve sahili doldurdular. Hava çok iyi davrandı. Biralı, rakılı geç öğlen yemekleri yendi. Ve kaçınılmaz son geldi çattı, bavulları sürükleye sürükleye garaja doğru giden dönüş yolcuları evlerine döndüler.

Bodrum yine bize kaldı. Kışın arada sırada böyle hareketli günlerden sonra sakin Bodrum’un tadı bambaşka. İki gündür güneş pırıl pırıl, öğlenleri ılık. Tam yürüyüş havası var. Deniz üç dört gündür çok sakin. Cuma gününe kadar da böyle. Cuma şiddetli lodos bekleniyor. Zaman bulabilirsem biraz fotoğraf çekmek isterim. Bodrum’un lodosu efsanedir.

Yılın ilk günü işte böyle geçtt. Bu yıl da blogda yine görüşmek, sohbet etmek üzere…


5 yorum:

  1. Okuması keyifli anlatımınızın yanı sıra çektiğiniz güzel fotoğraflara bakmak bana çok keyif veriyor.
    Teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  2. o karidesler raki olmadigi icin cok agladilar ama nafile:))

    YanıtlaSil
  3. Mutlu yıllar Serdar Bey ;-)

    YanıtlaSil
  4. Bargilya'da karideslerin döktüğü gözyaşında şimdi flamingolar yıkanıyor...

    YanıtlaSil
  5. Size de mutlu yıllar diliyorum

    YanıtlaSil