Ana içeriğe atla

Yayınlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kampana çaldı ve Bodrum'da Mahmut Kaptan'ın meyhanesini kapattık

Nisan ayının son Cumartesi günü, her yıl olduğu gibi bu sefer de Mahmut Kaptan’ın sezonu kapadığı gün oldu. Bu bloğu izleyenler biliyor ama izlemeyenler için bilgi vereyim; Mahmut Kaptan Bodrum’da çarşının içinde bir meyhane. Ama çok tipik bir meyhane. Öyle ana yemek filan yok. Küçük tabaklarda birbirinden lezzetli on oniki çeşit soğuk meze bulunur. Sıcak meze olarak da ızgarada yapılan kıymalı sigara böreği, inanılmaz lezzette arnavut ciğeri, köfte, hamsi tava ve kalamar tavayı sayabilirim. Masaya oturduğunuz zaman hemen peynir ve yeşil zeytin söyleyin. Hatta yanına bir küçük tabakta da zeytinyağı isteyin. Izgarada çevrilmiş ekmeği zeytinyağına banın. Bakalım bu lezzette zeytinyağını nerede yediniz. Çok gezerim, çok da yemek yerim. Severim bu işleri. Mahmut Kaptan’daki zeytinyağı tam benim istediğim buruklukta. O kadar övdüm ki, sonunda kaptan, zeytinyağını aldığı yerden 19 litrelik bir teneke yağ getirtti. Bodrum’un Kızılağaç bölgesinde, yani Gökova’ya giden yol üzerinde Yeniköy’ün …

Bodrum'da bir 23 Nisan daha geçti

Temelli Bodrum'a taşındığımda bir 5 Nisan günüydü. Taşınma telaşı, ustalar, aksilikler, hoşluklar derken oturup kendime gelene kadar Bodrum'a 23 Nisan gelmişti. O yıl da 23 Nisan uygun bir güne denk düşmüş olmalı ki Bodrum'un dolduğunu hatırlıyorum. Aynen bu sefer olduğu gibi. O tatilin son gününün akşamı da çok net aklımda. Yürüyüşten eve doğru dönerken belediyenin olduğu meydanda tekerlekli bavullarını tar tar tar diye çeke çeke garaj yönüne giden insanlar görmüştüm. O an dedim ki kendi kendime; budur işte... tatil bitti ama sen burada kalmaya devam ediyorsun. Bu durumu kutlamak için doğru bir meyhaneye gitmişimdir herhalde. O kısmını hatırlamıyorum. Bu yıl da 23 Nisan pazartesi gününe denk gelince Bodrum kalabalıklaştı. Cuma akşamı bir anda doldu. Cumartesi akşamı ise neredeyse bir yaz akşamına yakın doluluktaydı. Biz Mahmut Kaptan'ın artık son haftasına giriyor olmanın telaşıyla o cumartesi akşamını da Kaptan'da geçirdik. İstanbul'dan gelen dostlarla o akşam…

Herkesin Bodrum'u kendine göre

Bodrum’da yılları devirmeye başladıkça buraya olan bağlılığım tuhaf şekilde artıyor. Arkadaşlarımın, eşim dostumun arasında buraya yerleşme kararımı geçici bir heves olarak görenlerin olduğunu biliyorum. Geçenlerde biri itiraf etti; ilk kışı geçirince dönersin sandım dedi. Çünkü algı genellikle şöyle: Bodrum’da lay lom bir hayat var. Yazın deniz, güneş, rakı, tekne falan... e bunlar bitince, millet gidince, fırtınalar başlayınca sıkılmalar da başlar. Bu yazıyı bana yazdıran iki gündür yaşadığımız fırtına. Dün geceye doğru şiddeti hızla artan, sabaha karşı saatte 100 kilometreyi bulan fırtına ve yağmur normal şartlarda insanı depresif yapmalı. Ama işte burada öyle olmuyor. Çünkü burada biliyorsun ki bu fırtına, hır gür yarın bitecek. Güneş yine beyaz badanalı evlerimizi parlatacak, lacivert gökyüzü ile beyaz evler keskin, kontrast bir hat ile ayrılacak. Biliyorsun ki begonviller yavaştan açmaya başlıyor. Bir haftada bahçemdeki begonviller patlayacak. Geçen hafta dört gün için İstanbul’…