30 Nisan 2012 Pazartesi

Kampana çaldı ve Bodrum'da Mahmut Kaptan'ın meyhanesini kapattık


Nisan ayının son Cumartesi günü, her yıl olduğu gibi bu sefer de Mahmut Kaptan’ın sezonu kapadığı gün oldu. Bu bloğu izleyenler biliyor ama izlemeyenler için bilgi vereyim; Mahmut Kaptan Bodrum’da çarşının içinde bir meyhane. Ama çok tipik bir meyhane. Öyle ana yemek filan yok. Küçük tabaklarda birbirinden lezzetli on oniki çeşit soğuk meze bulunur. Sıcak meze olarak da ızgarada yapılan kıymalı sigara böreği, inanılmaz lezzette arnavut ciğeri, köfte, hamsi tava ve kalamar tavayı sayabilirim. Masaya oturduğunuz zaman hemen peynir ve yeşil zeytin söyleyin. Hatta yanına bir küçük tabakta da zeytinyağı isteyin. Izgarada çevrilmiş ekmeği zeytinyağına banın. Bakalım bu lezzette zeytinyağını nerede yediniz. Çok gezerim, çok da yemek yerim. Severim bu işleri. Mahmut Kaptan’daki zeytinyağı tam benim istediğim buruklukta. O kadar övdüm ki, sonunda kaptan, zeytinyağını aldığı yerden 19 litrelik bir teneke yağ getirtti. Bodrum’un Kızılağaç bölgesinde, yani Gökova’ya giden yol üzerinde Yeniköy’ün zeytinlerinden yapılan yağ damak çatlatıyor.
Girişte bu zeytinyağı, zeytin ve peynir üçlüsünden sonra sıra favaya geliyor. Ardından iddia ediyorum Bodrum’un en iyisi olan ahtapot salatasını burada yiyoruz. Sonra araya arnavut ciğeri... ve devam ediyoruz. Mahmut Kaptan’da çok yemek yenmez zaten. Çünkü orası karın doyurma yeri değil, adabınla rakı içme yeri.

Mahmut kaptanla beraber
Trionun diğer üyesi Ahmet


Zeytin, peynir ve ahtapot salata... yanında ızgarada çevrilmiş ekmek ve zeytinyağı
Kaptan senenin altı ayı açık altı ayı kapalı. Bunu kime söylesen, kışın iş yapmadığı için açmıyor değil mi diye soruyor. Oysa tam tersi. Kışın açık, yazın kapalı. Bunun iki nedeni var. Birincisi Mahmut Kaptan adı üzerinde mesleği kaptanlık olan bir Bodrum’lu. Eskiden yazın mavi yolculuk kaptanlığı yaparken şimdilerde Farilya’da (Gündoğan) duran bir özel teknenin kaptanlığını yapıyor. Eskisi kadar denizle yoğun ilişkisi olmasa da yazı yine deniz üzerinde, açıkta demirli olan teknede geçiriyor. İkinci nedense, yazın Bodrum’a gelen kitleyi “pürrt püffff” diye nitelemesi. Bunu yaparken ikinci ve üçüncü parmaklarını birleştirip elini aşağıdan yukarıya doğru sallıyor. Yani gelenlerin rakı içme adabı konusunda endişesi var. Şaka bir yana kışın burada biz bizeyiz ve meyhanede herkes birbirine saygılı davranıyor. En gencinden en yaşlısına belli bir saygı çerçevesinde ilişkiler yürüyor, sohbetler ediliyor, rakılar içiliyor.

Bu yazıda kapadığımız sezonda Mahmut Kaptan'da çektiğim kareleri de paylaşmak istedim.







İşte kaptan bir kış sezonunu daha kapattı. Bu da yazın gelmekte olduğunun işareti. Şimdi bizler yazın harala gürelesine kapılacağız. Ben haziran ayı gelince Bodrum’un içindeki kalabalığa, purolu siyah cipli Bebek’teki Lucca’dan fırlamış tiplere ve sıcağa tahammül edemeyip bünyemi korumak için kendimi Yalıkavak’a atacağım. Eylül ayı geldiğinde, hava nispeten erken kararmaya başladığında, okullar açılıp da ortalık sakinlediğinde Bodrum’un içindeki hayatımı özlemiş olacağım. Ekim ayına doğru artık Yalıkavak’ta durmanın anlamı azalacak, Bodrum’a döneceğim ve kaptan dükkanı açsın diye beklemeye başlayacağız. Kasap önündeki kedi misali gidip gelip kolaçan edip kapısında bekleyeceğiz. Meyhanenin açılışı da çok eğlenceli olur. Yazın birbirini görmeyen, işe güce dalmış meyhanenen müdavimi kaptanlar, benim gibi koylara kaçanlar yeniden buluşup kadehlerimizi tokuşturduğumuz için şükrederiz. Bir yazı daha sağlıklı bitirdiğimiz ve bir kışa daha hep birlikte girdiğimiz için...


Bu duvardaki resimler artık hayatta olmayan Bodrum'un renkli simalarının resimleri. Hepsi bir biçimde Mahmut kaptana gelip gitmiş



Bir akşam kaptan o kadar neşelendi ki barın üstüne çıkıp çalan şarkılara dansıyla eşlik etti. 

Bu yazıya eşlik eden fotoğraflar bitirdiğimiz sezonda Mahmut Kaptan’da çektiğimi karelerden. Seneye yenilerini çekmek üzere şimdilik dükkanı kapattık efendim.
Bu arada, eskiden yazın kaptanı hiç görmez, altı ay sonra dükkanında buluşurduk. Bu yaz kaptanla birlikte yapacağım kitap projesi nedeniyle her hafta buluşma kararı aldık. O anlatacak ben yazacağım diyeyim ve kitap ile ilgili daha fazla detay vermiyeyim. Yani haftada bir kaptanla karşılıklı, teknesinde oturup kadeh tokuşturup sohbet etmeyi planlıyoruz.
Yaz sonunda tekrar Mahmut Kaptan ile ilgili yazmak üzere diyelim ve kış sezonunu resmen kapatalım. Dannnnnn ve gongggggg. Bunun ne demek olduğunu ancak Mahmut Kaptan’a gelenler bilir. Bir gün siz de gelirseniz bu çan efektinin anlamını öğreneceksiniz demektir...





Son akşam yemeği (Kapanış günü hatırasına katılanlarla aile fotoğrafı/)
Bu video ile bu yazıyı da kapatalım... Bir akşam yoldan geçenlerin şamataya dahil olup hiç birşey olmamış gibi yollarına devam etmesi tam bir Bodrum dünyası.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder