Yayınlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bodrum'dan Gökova'ya giderken Çökertme

Resim
Bodrum'dan Marmaris, Datça veya Köyceğiz, Fethiye'ye gitmek için önce Akyaka'ya gelmelisiniz. Akyaka'ya da gelmek için Bodrum'dan çıktıktan sonra Milas'a varmalı, oradan dağlara vurup Yatağan'ı geçip, sağa dönüp Muğla merkezine varmalısınız. Muğla'dan sonra tepelere tırmanıp Sakar Geçidi'ne gelirsiniz. Oradan aşağıya inerken keskin virajlardan yukarı oflaya puflaya çıkan araçları görürsünüz. Ve bir virajı aldığınızda Gökova boylu boyunca uzanır ki görende bir acayip duygu uyandırır. Eğer uyandırmıyorsa o kişiyi Bitlis, Tunceli ne bileyim işte oralara alalım derim. Baharda fotoğrafını çektiğim ağaç... ... bu da dünkü hali Gökova benim için Ege'nin ta kendisidir. Bu kadar güzel bir körfez ancak Ege'de olur dedirtir. İşte Bodrum'dan Akyaka'ya varmak için anlattığım yolları aşmanız lazım. Bir diğer seçenek ise Bodrum'dan çıktıktan sonra ya Kızılağaç'tan ya da Güvercinlik çıkışında hemen sağdaki Mumcular'dan gir

İstanbul'da, Bodrum'a yerleşmiş eski bir İstanbul'luyum

Resim
İstanbul’a gidiş gelişlerim buradaki hayatımı gözden geçirmeme fırsat veriyor. Sadece bu değil, başka düşüncelerimi, aldığım kararları da gözden geçirmemi sağlıyor. Bu son gidiş gelişimi arabayla yapınca, yol boyu bunları ve İstanbul üzerine düşünmeye çok zamanım oldu. İstanbul ile ilgili düşüncelerimi biraz yazmak istiyorum. Çünkü Bodrum’daki hayatım temelde İstanbul üzerine düşüncelerimin değişmesi sonunda oluştu. Eğer ben İstanbul’da kendimi iyi hissetseydim belki Bodrum’a yerleşme kararımı bu kadar rahat veremezdim. Daha önce yazdığım gibi Bodrum düşkünlüğüm üniversite yıllarımda başladı. Artarak sürdü. Ama eğitim, iş kurma, para kazanma derdi, ilişkiler, bundan on yıl öncesine kadar işimin bırakın Bodrum’u Ankara’da bile yapılamayacak bir iş olması gibi nedenler Bodrum’a gelişimi durdurdu veya yavaşlattı. Yanılmıyorsam 2005 yılının Mayıs ayıydı. Aşağıda resmini göreceğiniz Pendik’deki feribot iskelesindeydim, bir toplantı için Gemlik’e gidecektim ve feribotu bekliyordum. Har

Arabayla Bodrum-İstanbul-Bodrum seyahatinin birinci bölümü

Resim
Bir kuruma kimlik sunumu yapmam gerekiyordu, dolayısıyla bana yine İstanbul yolu gözüktü. Bu sefer uçakla değil arabayla gitmek istedim. Yılda en az bir kere Bodrum-İstanbul-Bodrum yolunu arabayla yapmam gerekiyor çünkü yıl içinde ofiste malzeme birikiyor. Uçakta yanımda ağırlık yapacağı için taşımadığım kitaptı, hediyeydi derken küçük bir ardiye durumu oluşuyor. Stokları eritmek için arada bir araba ile gidip gelmem şart. Bu sefer de Pazartesi sabahı İstanbul’un Anadolu yakasında Maltepe’de bir toplantım vardı. Ben de Pazar sabahı arabayla Bodrum’dan yola çıktım. Bodrum'dan yola çıkmadan önceki hazırlık Yalova’dan Pendik’e geçtim ve geceyi Kartal’daki Park 156 otelinde geçirdim. Geçen ay İstanbul’a gittiğimde de aynı müşterimle toplantı vardı ve yine aynı otelde kalmıştım. Daha önce yazmıştım, bu oteli çok seviyorum. Çok katlı, kimliksiz –hatta kimlikleri kimliksizlik olan- zincir otellerde kalmayı hiç sevmiyorum. Bu bloğu izleyenler artık biliyor, İstanbul’da ofisime yakı