18 Aralık 2012 Salı

Kış mevsiminde bir pazar günü sakin Yalıkavak


Diyelim ki İstanbul’da, Ankara’da ya da Avrupa’nın bir büyük kentinde yaşıyorsunuz (Avrupa ve Atlantik ötesinden de okuyucular olunca arada böyle laf etmek uluslararası hava veriyor). Akdeniz çanağında yaşamıyorsanız aralık ayında muhtemelen ya kar altındasınızdır ya da kapalı, yağmurlu, soğuk bir havadasınızdır. Hal böyle olunca bir pazar günü ne yaparsınız? Evde oturabilirsiniz, çocuklarınız varsa onları AVM’deki oyun parklarına atıp siz biraz vitrin falan gezip, kahve içip kafa dinlemek isteyebilirsiniz. Ne bileyim, eşiniz, dostunuz,  sevgilinizle sinemaya gidersiniz, bir yerlerde yemek yersiniz filan. Ama muhtemelen kapalı mekanlarda bir pazar günü geçirirsiniz.


Burada yaşıyorsanız, aralık-ocak-şubat aylarında arada birkaç pazar günü yağmurlu ve fırtınalı bir havaya denk gelirsiniz ama genellikle hava deniz kıyısında yürümeye uygun olur ve kendinizi sahile atarsınız. Bunu yapmak için de hafta içinden program yapmazsınız. Baktınız hava açık –ki genellikle öyle olur- sahile inersiniz, iyot kokusunu içinize çekersiniz. Ben de pazar günü havayı iyi görünce hem Yalıkavak’taki evi kontrol edeyim hem sahilde yürüyeyim diye Yalıkavak’a geçtim. Ilık bir aralık ayı pazar gününün bir bölümünü yürüyerek, Kavaklı köftecide köfte-piyaz-ayran yiyerek, fotoğraf çekerek geçirdim. 


Yazın kalabalık olan bu beldenin kış hali çok farklıdır. Burayı sadece yazın görenler, çarşının boşluğuna, yazın kapısında ayakta sıra bekledikleri Kavaklı köftecinin boş masalarına bakıp şaşırabilirler. Çarşıdaki iki kahve her zaman olduğu gibi kışın da doludur. İstanbul’da, Ankara’da soğuktan insanların ağzından buhar çıkarken aynı saatlerde Yalıkavak’ta insanları sırtlarından kış güneşi ısıtırken sokakta, sahilde masalarda oturup çaylarını içerler. Bu havalar, sahil yürüyüşleri, temiz iyotlu hava burada yaşamanın nimetidir. 

Yazın akşam saatlerinde Kavaklı köftecinin önünde kuyrukta bekleyenler...
... Kavaklı köftecinin dünkü kış hali 
Yaz sezonunda Yalıkavak çarşısı...
...çarşının dünkü kış hali


Kış güneşinde sokakta okey oynayanlar

Burada doğup büyüyüp pazar günlerini Bodrum’un yeni AVM’si Midtown’da geçiren nesil için söyleyecek bir şeyim yok. Onlar şimdilik büyük şehir özlemlerini gideriyorlar. Kırklı yaşlarına geldiklerinde hala Bodrum’da yaşıyor olurlarsa çocuklarını gezdirecek bir sahilleri olmasını dilerim.

Arabayla Gümüşlük'ten geçerken...


Aralık ayının bir pazar günü belediye kafeteryası
Ağ atan balıkçı



Böyle bir kulübe, üç dilde yazılı beach kullanım kuralları, giriş çıkış saatleri, hangi saatte sosis, hangi saatte meyva suyu çıkacağına dair bilgiler ve "Belvedere" isimli bir tesis adı olunca aklınıza yüz yataklı bir tesis ve büyük bir beach gelebilir. Oysa beach denilen yer bir alt karedeki alan...
... Hepi topu eni yirmi metre olan Belvedere Beach. Ama kurumsal ciddiyet müthiş.

Bu pazar deniz bereketliydi galiba
Burada yaşamak için büyük kentlerin sizde bıraktığı tortulardan, alışkanlıklardan arınmanız gerekir. Yoksa zaten yapamazsınız. Bu coğrafyanın sunduğu muhteşem havaya, temiz çevreye, sakinliğe özlem duymuyorsanız buralar size göre değil. Eleştirmek için söylemiyorum, bir tercihten söz ediyorum. Pekala milyonlarca insan büyük şehirlerde, AVM’lerde mutlu mesut yaşıyor.







Çakıroğlu'nun işletmecisi, Yalıkavak'ın renkli simalarından Sarıyer'li Bülent'i geçen ay kaybettik. Dükkan kapalı.
Bazen balık uğruna denize yürünebilir 

Marina tadilata ve genişleme operasyonuna başlamış
Bir pazar günü benim gibi yürüyen Yalıkavak yerlisi
Ben ise tercihimi sakin kasaba hayatından yana kullanalı 4 yıl dolmak üzere. Benim açımdan dünyanın önemli markalarının olduğu AVM’ler, kıymeti kendinden menkul restoranları değil, buraların sahilleri, lokantaları, meyhaneleri öncelik aldı. O yüzden de şu geçtiğimiz Pazar günü geçirdiğim harika birkaç saati sizlerle paylaşmak istedim.

Aşağıdaki mini videoda huzuru biraz hissedebilirsiniz...





3 yorum:

  1. Yazılarınız ve resimleriniz bu kasvetli yağmurlu havada ruhumuzu ısıtı.Emeklerinize teşekkürler.Büyük zevkle takipteyiz

    YanıtlaSil
  2. Merhaba...
    Biraz buruk biraz da hüzünle okudum sayfanızı bu karlı ve fırtınalı İstanbul sabahında.Uzun zamandır hayalini kurduğum herşey bir anda karşımdaydı ve tam da düşlediğim fotoğraflarla."Rehber" yol gösteriyordu ve işaret ediyordu, "yapabilirsin" dedim kendime...
    Planlarımda mart ayında gelip yerleşeceğim yeri seçmek vardı, yazılarınız ve fotoğraflar çok yardımcı oldu, olacak...Teşekkürler...
    Yeşim Görgü
    twitter@dimili

    YanıtlaSil
  3. Neden büyükşehirler bırakılıp Akdenize yerleşilir konulu güzel bir yazıydı.Küçük kasabalarda asla şehirdeki gibi yaşanmaz gerçeğini de paylaştığınız için teşekkürler. Akdenize yerleşmeyi düşünenler bu yazıyı okuyup gelmeli derim :)

    YanıtlaSil