16 Nisan 2014 Çarşamba

Beş yılın mangal partisi

On gün önce, ayın beşinde Bodrum’a yerleşeli beş yılımı doldurdum demiştim. Bu beş yılın sonunda neler düşünüyorum, neler hissediyorum, bunları da yazdım. Bundan iki yazı öncesinde okuyabilirsiniz. (http://bodrumluhayat.blogspot.com/2014/04/bodrumda-gecen-besinci-ylma-dair.html)

Bazı rakamlar aktivite için iyi bir bahanedir. Beşinci, onuncu, yirminci yıl gibi. Şu eve taşındığımdan beri bahçede mangal yakalım, ekibi toplayalım diye konuşuruz ama bir türlü gerçekleşmez. Ya programlar çakışır ya hava aksatır ya geç kalırız yaz bastırır filan. Tabii aslında temelinde yatan benim üşenmem olmalı yoksa ne olursa olsun yapardık. Sonunda bu yıl bu işi becerdik. Aramıza en son katılan arkadaşım Burcu’nun (Ayvalı) hadi demesi olmasa yine sallanırdım bunu itiraf edeyim. Kadim dost Ahmet de (Kurşuncu) işi gereği bu tip organizasyonları bildiğinden “abi ne var ya yaparız” deyince hadi dedik o zaman, yapalım bir mangal partisi.
Öncelikle evi parti düzenine çevirmek gerekti
Bende mangal yok. Almamaya kesin kararlıyım. Diyeceksiniz ki Bodrum’da bahçeli evde oturup da mangal alınmaz mı? Haklısınız ama geçerli bir nedenim var. İstanbul’da bir dönem Rumelihisarı’nda müthiş manzaralı, kocaman teraslı bir evde oturuyordum. Bekardım ve hızlı yaşadığım zamanlardı. Olimpiyat meşalesi söndü o mangal onbeş yıl boyunca sönmedi. Bu sefa hali önceleri çok iyiydi de sonra o yıllardaki hayattan bana kolestrol gibi bazı şeyler miras kaldı. O yıllardan sonra hayatımdan eti çıkarmadım ama aramıza ciddi mesafe koyduk. Tavuk da hormonlu olduğundan kendileriyle aramız iyi değil. Balık yiyorum ama hayatımda mangalda balık yapmayı beceremedim. Tabağımda lime lime olmuş levrek parçalarını çatalın ucuyla ite ite balık yemenin tadı yok. O yüzden ızgara balığı dışarıda yiyorum. Bir diğer konu da içki konusu. İstanbul’daki hayatımda ofisten çıktıktan sonra –hatta uzun yıllar çıkmadan- ekiple viski içerdik. Eve gelince de ilk iş bir içki koymak olurdu. Bodrum’a taşınırken bunu yapmayacağım dedim ve kestim. Beş yılda evde tek başıma bir veya iki kere rakı içmişimdir. Misafir geldiğinde tabii eşlik ediyorum ama Bodrum’da birbirimize pek gitmiyoruz zaten, gece hayatımız dışarıda. Bodrumlu hayatımda ev benim sakin hayatımın bir parçası. Hem beslenme düzenimi, yediğimi içtiğimi de çok değiştirdim, burada bir haftada tükettiğim otu, sebzeyi İstanbul’da bir sezonda tüketirdim diyebilirim. İşte mangal bu nedenlerden dolayı yok.


Bahçe partiye uygun hale geldi
Metro alışverişi (Aldığım köfte paketlerinden birini buzdolabinda unutmayaydım çok iyi olacaktı. Herkes gittikten sonra dolapta buldum)
Mangalı Selçuk (Kavlaklı) getiririm dedi. Mangalı getirdi diye de ocak işi üzerine kaldı. Fotoğraflarda hep mangal başında görebilirsiniz.

Pazar günü havanın iyi olacağı kesinleşince ekip ile haberleştik ve Pazar günü öğlen bahçede buluşmak üzere sözleştik. Cuma günü pazardan bazı malzemeleri aldım. Asıl mübaya da Pazar günü Ahmet ile Metro’dan yapıldı. Bende ayar olmadığından her şeyi fazla fazla alıyordum Ahmet durduruyordu. Ona rağmen yine bir restoranlık malzemeyle eve geldim. O akşamı aldıklarımı buzdolabına sığdırmaya çalışarak geçirdim. Sığmadı tabii.

Pazar öğleden sonra yavaştan toplanmaya başladık. Benim için harika bir gün oldu. Beşinci yılımı hep hatırlayacağım. Şimdi gelen dostlarımın adını buraya yazayım istiyorum, her ne kadar fotoğraflar birer belgeyse de yazıyla da desteklemekte yarar var. Burcu, Ahmet, Havva, Mahmut Kaptan, İstanbul’dan gelen ve bu yazıda 002 kod adıyla bazı fotoğraflarını gördüğünüz iki kadim dost Haluk ve Serdar, Cenk, Nükhet, Ali Perret, Arzu, Hakan, Yusuf, Zeynep, Selçuk, Simten, Çisem, doktorumuz İlhami, Tamer, Armağan abimiz, Kadir, Hilal, Kadri, Mustafa hocamız ve de ben.


Çisem, Nükhet, Arzu ve Havva
Bodrum'da bahçe sularken kadınların bir elinde şarap, erkeklerin rakı olması adettendir. Burcu diktiği fideleri suluyor
Serdar, Arzu, Nükhet, Havva ve Ali Perret
Çisem, Hilal ve Simten
Simten, Kadri, Kadir ve Tamer
Burcu, Selçuk, Nükhet, Ali Perret ve Hakan
İstanbul'dan gelen 002 çetesinin elemanları Serdar Tanyeli ile Haluk Tuncay,  Arzu ile sohbette
Doktor İlhami dalmış...
Mahmut Kaptanımızın katılımıyla cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda yetkili kurullarda fikir teattisinde bulunduk
Burcu, Ahmet, yarısı görünen Selçuk, Yusuf, Zeynep, Serdar, Haluk, Çisem, Nükhet ve arkası dönük olan Simten

Mangal ekibi... Kadir, Cenk ve ekip başı Selçuk

Bendeniz, Burcu, Doktor İlhami, Mustafa Hoca, Kadri, Selçuk, Zeynep, Yusuf, Tamer ve Haluk
Ben, Ahmet, Mahmut Kaptan ve Armağan abimiz
Mustafa Hoca, Tamer, Armağan abi, Mahmut Kaptan ve Kadri
Bu yazıdaki fotoğrafların tümü bana ait değil. Hatta sadece bir kaçı benim kareler çünkü o gün fotoğraf çekecek pek zamanım olmadı. O yüzden herkesten elindeki malzemeyi rica ettim ve gelenlerden seçtiklerime yer verdim. Mangal partimizin ortamı hakkında fikir verdiğini tahmin ediyorum. Göreceğiniz gibi eğlendik yani. Yüzler gülüyor.



Mahmut Kaptan
Ben ve Ahmet
Ben ve Haluk. Haluk ile Kalamış'ta aynı mahallede oturduk, aynı üniversiteye gittik, aynı ajansta çalıştık. O gün bugün arkadaşlığımız devam...
Burcu'nun itmesiyle günün mana ve önemine ait konuşma yaparken
Ahmet "her yıl parti yap" dediğinde ben...

Kadir, Cenk ve Selçuk ile

Bodrum’da geçirdiğim bu beş yıl benim hayatımı çok değiştirdi. Aslında başlı başına doğup büyüdüğüm, tüm ailemin köklerinin olduğu İstanbul’u, yaşadığım çevreyi bir anda değiştirmek yeterince radikal bir karardı. Beş yıl bahanesiyle şu bahçe partisinde beni en çok mutlu eden şey ne kadar iyi dostlar kazandığımı görmek oldu. Sevecek, dostluk kuracak ne kadar çok yürek biriktirmişsin dedim kendime. Şu yazıda gördüğünüz hiç birimiz Bodrum’a zengin olmak için gelmedik. İçimizde sadece Mahmut Kaptan buralı o da zengin olmak için İstanbul’a gitmemiş ama. Bizler vazgeçebildiğimiz için geldik. Vazgeçtiklerimizle burada bu gülen insanlar, birbirimizi bulduk. Vazgeçerek kazandık aslında. O vazgeçtiklerimle burada huzuru, dostluğu, samimiyeti, gülmeyi, zevkle yaşamayı aldım. Gereksiz hiç bir şeyi almamayı burada öğrendim desem. Kendimi İstanbul’da Kanyon’da üstüme başıma bir şeyler alırken, Macro Center’den yiyecek içecek alırken bırakmıştım. Onu Bodrum’a getirmedim. O vazgeçtiklerimle bugün öğlen ofisten çıkıp Haluk ve Serdar ile Gökova kıyısına gidip bira içip, bahçeden toplanmış zeytin ve yanında süt kokan tulum peyniri yedim. Üstüne de yarım saat sahilde dalga sesini dinleyerek kestirdim. Bunu kaça alırsınız? Size bir şey söyliyeyim mi; İstanbul’dan vazgeçtiklerimiz karşılığında burada aldıklarımıza paha biçemeyiz. Mesela size çok temel bir soru; canınızın sıkılmamasını kaça alırdınız?





İstanbul'dan gelen 002, Bodrum'a uyum sağlamaya çalışırken
Havva
Dişi apse yapmış olduğu için konuşması değişen, S harflerinde zorlanan, adını Timten olarak değiştirdiğim Simten ile
Her an Fenerbahçe'yi düşünen Cenk
Aramıza en yeni katılan, yeni Bodrum'lu Burcu
Ahmet iş başında
Çisem ve Timten (Simten)
Zeynep ve Serdar... İki İstanbul'lu. Zeynep yaptığı favayla gönülleri fethetti.
Bir an önce Bodrum'a taşınması için kulis faaliyetlerine başladık.




O Pazar günü hep birlikte daha nice beş yıllara diyerek partiyi bitirdik. Benim için anlamlı bir beş yıl kutlaması oldu ve bunu yapmamı aklıma sokan sevgili Burcu’ya bir daha teşekkür ediyorum. Ve tabii gelen tüm dostlarıma, arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hep birlikte olalım, artalım eksilmeyelim. Çevremizde hep birbirine iyi gelen insanlar olsun.

Bodrum’da nice mutlu, sağlıklı yıllara... 

11 yorum:

  1. Bundan daha büyük zenginlik mi olur ... bal gibi de Bodrum a zengin olmaya gelmişsiniz işte ;) .. Abi şaka bi yana dostluk sevgi harika mangal bahane

    YanıtlaSil
  2. Kutlu ve mutlu olsun! artan kisimlarda bizler de olalim, yine amin:))

    YanıtlaSil
  3. Bu bahçede her sene değil,her ay toplanmak şart olmalı! mekan harika,otlar şahane,havası süper,seçenek bol,yeterince de,gülmeyi bilen arkadaşlar edinmişsiniz.. ehh daha ne olsun :)) darısı başıma!!!.sizi takip ede ede cesaretlendim..zaten her ay, yaz kış mutlaka geliyorum aileyi görmeye.. ama temelli cesaret edemiyordum..Yazın arkadaş çok da, kışın kimse kalmıyor..Bu sene şeytanın bacağı gidecek inşallah..Kışa doğru da orda yalnız yaşayanlar partisi yaparsınız belki:))sezon başladığından ev bulamadım merkezde..sarı yazda buluşmak üzere...

    YanıtlaSil
  4. Birbirinize ne kadar iyi geldiğiniz alanen belliki,maşallah diyelim nazar değmesin. Hocam günleriniz hep neşeli, bereketli geçsin. Ali Güneri

    YanıtlaSil
  5. ne keyifli bir gün olmuş, ne güzel, evinize bayıldım bu arada:) Dostlar en büyük zenginliğimiz bu hayatta, bir de huzur

    YanıtlaSil
  6. Tebriklerrr :)

    YanıtlaSil
  7. Boyle radikal bir karar almak herkes icin uygun olmayabilir. Bir doyuma, tecrubeye ve bakis acisina sahip olmak lazim diye dusunuyorum. Yas ile de ilgili degil bazen insaoglu cok doyumsuz olabiliyor, ihtiyacindan daha fazlasina sahip olmak istiyor, huzuru degil maddiyati ariyor.
    Ben kendimi cok sansli hissediyorum, erken yasta bunun farkina varabildigim icin. Bodruma degil ama Mugla`ya tasiniyorum. Umarim sizin gibi guzel anilar biriktirebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan kendinizi iyi hissedeceğiniz bir yere göçmeniz. Her şey gönlünüzce olsun, mutluluklar, sağlıklar dilerim.

      Sil
  8. cok guzel bir gun olmus, bir de ben 'vaz gecenler' grubuna katilabilsem...

    YanıtlaSil
  9. Favorim Mahmut Kaptan

    YanıtlaSil
  10. MAndalina ağaçları arasında ÇİLİNGİR SOFRASI BİTEZ 'e sizi davet etmek isterim ..

    YanıtlaSil