Yayınlar

Eylül, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bodrum'a yerleşmek üzerine... Şans bunun neresinde?

Resim
Yazın bitmekte olduğunu anladığım bir gösterge de, bu blogun istatistik raporları. Haziran ayından itibaren tıklanma sayısı artıyor. Ağustos ayında zirve yapıyor, sonra azalmaya başlıyor. Buraya aldığım grafikte her yaz döneminde arttığını görebilirsiniz. Bu istatistiklerden ben de kendime göre bazı sonuçlar çıkarıyorum. Mesela bu bloğun en çok tıklanan yazısı “Bodrum’da nereye yerleşilir?” başlıklı yazı. İkinci sırada “Bodrum’a tatil için geliyorsunuz. Peki nereye geliyorsunuz?” başlıklı yazı. Bu iki yazının tıklanma sayılarını da aşağıdaki istatistikte görebilirsiniz. Bodrum’a tatile geliyorsunuz başlıklı yazının en çok tıklanma dönemi haziran-eylül arası. Bodrum’a yerleşmek istiyorum yazısının da tıklanması ağustos’tan sonra artmaya başlıyor ve eylül-ekim aylarında zirve yapıyor. Benim yorumum şu; Bodrum’a gelmeyi düşünenler yazın internette araştırma yaparken benim yazımı görüyorlar. Tatilden sonra bir kesim -diyelim İstanbul’a döndüğünde- “yahu biz burada ne yapıyoruz?” sorusunu

Bu yaz neler dinledim?

Resim
Yaz bitti. Bodrum’un en güzel zamanı başladı. Eylül ayının ilk günü bir el klimanın ayarını değiştiriyor ve müthiş bir ayar çekiyor. Gündüz bunaltmayan sıcaklar, geceleri üşütmeyen serinlikler. İnsan daha ne ister? Deniz çarşaf gibi ve ısısı mükemmel. Denizden çıkınca güneşte durma isteği başladı. Yazın gölgeye kaçardık, şimdi güneşin ısıtması iyi geliyor. Ev eylül havasına büründü. Gölge verandada artık daha uzun kalıyor Sabah denizde sadece bizim çevrede oturanlar oluyor Güneş şahane batıyor Akşam erken kararmaya başlıyor Biraz önce bu yaz en çok hangi parçaları dinledim diye düşündüm. Sonra bunları blogda paylaşayım dedim. Bazı parçalara daha önce başka nedenlerle blogda yer vermiştim ama ne yapayım ki bu yaz da onları çok sık dinledim. Yunan şarkılarını daha çok arabayla Ege’yi turladığım Datça, Marmaris yollarında, evde tatil sabahları ya da akşam evden çıkmadan ilk kadehi bahçede içtiğim zamanlarda dinledim. Caz parçaları ise genellikle bahçede sakin geçirdiğ

Bu blog ne işe yarar ne işe yaramaz?

Resim
Bu blogu 22 Ocak 2011 tarihinde niye açtım? İstedim ki eğer yaşadığı yerden çeşitli nedenlerle bıkmış, göçmek isteyen ve hayali Bodrum’da yaşamak olanlar varsa onlara bir örnek oluşturayım.   Birisi bunu yapmış, ben de yapabilirim duygusunu yaratayım. Gidilecek yer illa ki Bodrum olmasın diye de arada yazdığım bazı yazıların geçtiği mekan her ne kadar Bodrum olsa da Bodrum’u yazıdan çıkarıp Cunda yazın yazı niteliğinden bir şey kaybetmez. Hadi millet Bodrum’a gelin içerikli yazılar yazmadım. Sadece eğer içinde benzeri duyguları barındırıp da cesareti olmayan varsa onlara biraz cesaret vermek istedim. Hepsi bu... 268 yazı yazmışım. Ciddi emek isteyen bir uğraş. Fotoğrafları çekmek, ayırmak, onları yayına hazırlamak öyle beş dakikada bitecek işler değil. Bunları yaparken hep bir heyecan duydum. Birilerine yaradığını düşündüm. Arada gelen öyle yorumlar ya da buraya almadığım mailler oldu ki, onlar bu uğraşımın boşa gitmediğini gösterdi. Dünyanın bir ucundan, Türkiye’nin bir ucund

Babama... 07.09.2008

Resim
Bugün altı yıl oldu. Yine bir pazar günüydü. O zamanlar yazları Yalıkavak'ta geçiriyordum. Henüz Bodrum'a taşınmamıştım. Göçmek hep aklımdaydı, yarı zamanlı Yalıkavak ile ilk adımı da atmıştım ama tümüyle gelmeyi bir şekilde erteleyip duruyordum. O gün akşam saatlerinde aldığım bir telefon her şeyi değiştirdi. -  İyi akşamlar ben iskele karakolundan arıyorum, Asım Ekrem Benli neyiniz olur? - Babamdır... - Başınız sağolsun. -..... Ondan sonra hiç bir şeyi ertelememeyi öğrendim. "Sebeb-i hayatım" olan babam bir süre sonra "sebeb-i Bodrum"um oldu. Bodrum'da, evimde karşılıklı rakı içemediğimiz için üzgünüm, daha önce taşınmalıydım. Her şey için teşekkür ederim Ekrem Beyciğim...

Yazı nasıl geçirdim? Temmuz

Resim
Temmuz ayı benim için bir önceki aya göre daha sakin bir ay oldu. Haziran ayında Datça, Fethiye, İstanbul, Kıbrıs ve Urla seyahatlerimden sonra Temmuz boyunca sadece bir kere Datça’ya geçtim. Bunun nedeni temmuz ayında her tarafın kalabalık oluşu. Ve tabii Şeker Bayramının temmuz ayına denk gelmesi. Önce şeker bayramında bir yere kaçayım diye düşündüm ama kaçacak en sakin yerin aslında evin bahçesi olduğunu fark edince yerimden kıpırdamadım. Bayram tam bir kabustu. Anlatması mümkün değil. Adım atacak yer kalmadı, bütün restoranlar, barlar, meyhaneler doldu taştı. Marina Yat Kulübü’ne girmek için millet dışarıda bekliyordu. Böyle bir şey görmemiştim. Bodrum’a akın akın araba geliyordu ve Güvercinlik’ten Bodrum içine kadar konvoy oluşmuştu. İşte bu dönemi mümkün olduğunca evden çıkmadan geçirdim. Mecbur kaldığımda da herkes uyurken erken çıkıp işimi halledip tekrar döndüm. Minimum hareketle bir bayramı atlattım yani. Sabahları rutin denize girmeyi elden geldiğince aksat