19 Eylül 2014 Cuma

Bu blog ne işe yarar ne işe yaramaz?

Bu blogu 22 Ocak 2011 tarihinde niye açtım? İstedim ki eğer yaşadığı yerden çeşitli nedenlerle bıkmış, göçmek isteyen ve hayali Bodrum’da yaşamak olanlar varsa onlara bir örnek oluşturayım.  Birisi bunu yapmış, ben de yapabilirim duygusunu yaratayım. Gidilecek yer illa ki Bodrum olmasın diye de arada yazdığım bazı yazıların geçtiği mekan her ne kadar Bodrum olsa da Bodrum’u yazıdan çıkarıp Cunda yazın yazı niteliğinden bir şey kaybetmez. Hadi millet Bodrum’a gelin içerikli yazılar yazmadım. Sadece eğer içinde benzeri duyguları barındırıp da cesareti olmayan varsa onlara biraz cesaret vermek istedim. Hepsi bu...


268 yazı yazmışım. Ciddi emek isteyen bir uğraş. Fotoğrafları çekmek, ayırmak, onları yayına hazırlamak öyle beş dakikada bitecek işler değil. Bunları yaparken hep bir heyecan duydum. Birilerine yaradığını düşündüm. Arada gelen öyle yorumlar ya da buraya almadığım mailler oldu ki, onlar bu uğraşımın boşa gitmediğini gösterdi. Dünyanın bir ucundan, Türkiye’nin bir ucundan “güne sizi okuyarak başlamanın anlamını bilemezsiniz” türünden gelen yazılar bana kendimi iyi hissettirdi. Dokuz yıla yakın bir süre Mimar Sinan’da hocalık yapmıştım. Öyle zor bir dersin hocalığı değildi. Aşağı yukarı üçyüze yakın öğrenci ile tanıştım. Her yıl sınıftaki otuz öğrencinin içinde beş-on öğrenci sıyrılırdı. Bazen bu sayı üçe beşe düşerdi ama bu beni yıldırmazdı. O üç beş öğrenci için çalışırdık. Emeğim onlara yarıyordu bu da yeterdi. Burada yazdıklarım da öyle. Şimdi bu yazıyı yazarken bakıyorum da şu ana kadar 572.391 kere tıklanmış. Binlerce kişi bu yazıları okuyor. İçlerinden elli kişi için bir anlam ifade ediyorsa, onları buraya ya da Ege’nin başka yerine göçmeye cesaretlendiriyorsa bana yeter. Hani bilinen hikayedir, kumsalda güneşte susuzluktan tükenmek üzere olan deniz yıldızlarını denize atan adamın hikayesindeki gibi. Milyonlarca yıldızı atamazsınız ama attıklarınız hayata dönüyor işte. O hesap...

Fakat zaman geçtikçe işin tadını kaçıran durumlar olmaya başladı. Beni burada fahri Bodrum elçisi olarak görenler türedi. Ya da ben farkında olmadan böyle bir izlenim bıraktım. Giderek bir “Bodrum Danışmanı” sıfatı üstüme yapıştı. İki yaşındaki kızıyla Ekim ayında Bodrum’a gelecekmiş denizde üşür müymüş gibi sorulardan tutun da, ucuz, merkezi, temiz otel sorana kadar garip sorularla karşılaşmaya başladım. Bunlara cevap vermek de bir zaman işi. Kaldı ki benim böyle bir sorumluluğum da yok. Eylül ayında hava kaç derece olur diye sormuş birisi. Kardeşim sor Google’a son yirmi yılın ortalaması çıksın karşına değil mi?

Bir diğer problem, cebinde parasıyla buraya geleceklerin bana yatırım danışmanı muamelesi yapması. Eğer yazılarımı okusalar parayla hiç işim olmadığını anlamalılar. Yani ben yatırımcı filan değilim. Bildiğim bir iş var, onu yapıyorum. Ne ev alıp sattım, ne arsa, ne işletme açtım.

Şimdi buraya bazı başlıklar altında bir şeyler yazacağım ki bundan sonra benzeri durumlarla karşı karşıya kalmayayım. İnsanları da yanlış yönlendirmeyeyim, benden yapamayacağım, beni ilgilendirmeyen konularda beklenti oluşturmayayım.

Bodrum’da ne iş yaparım?
Bilmiyorum. Bunu bana sormayın. Bu konuda yazı yazdım, okumanızı rica ederim. Yazının linki şudur, burada açıkladım . http://bodrumluhayat.blogspot.com.tr/2013/03/bodrumda-ne-is-yaparm.html

Bodrum’da nereye yerleşeyim?
Bodrum bir yarımada. Her yerin iklimi farklılık gösteriyor. Yalıkavak ile Bodrum merkezi yazın on derece fark eder. Ne aradığınızı bilmediğimden bu konuda cevap veremem. Zaten böyle bir sorumluluğum da yok. Çok ciddi bir konu. Misal size Yalıkavak’a yerleşin derim, gelirsiniz bir süre sonra Turgutreis’i daha çok beğenirsiniz. Sonra da bana yanlış yönlendirdin diye laf edebilirsiniz. Bunu göze alabilir miyim? Hem niye alayım, maddi bir çıkar karşılığı iş mi yapıyoruz? Bu konuda bir yazı yazdım, orada görüşlerimi, izlenimlerimi anlattım. Bundan ötesini lütfen sormayın. Artık cevap yazmayacağım. Bu yazının da linki şudur; http://bodrumluhayat.blogspot.com.tr/2011/04/bodrumda-nereye-yerlesilir.html



Bodrum’a tatile nereye gelelim?
Ne bekliyorsunuz nereden bileyim? Sakinlik mi gece eğlencesi mi? Gecesi beşyüz liralık yere mi gideceksiniz yoksa köfteci sizi kesecek mi? Yani bu da kişiden kişiye değişir ve bu blog turizm danışma ofisi değil sonuçta. Bu konuda da şu yazıyı yazmıştım, göz atarsanız faydası olabilir; http://bodrumluhayat.blogspot.com.tr/2012/07/bodruma-tatil-icin-geliyorsunuz-peki.html

Nerede yiyelim? Ucuz balıkçı nerede var?
Eğer yazılarımı okuduysanız birkaç mekandan söz ediyorum. Bodrum’daki bütün mekanları nereden bilebilirim değil mi?

Emlak fiyatları, kiralar ne civarda? Merkezde 2+1 kaç paradır?
Malesef bu blogun emlak bölümü de yok. Emlakçı değilim. Kiraları kulaktan dolma biliyorum. Bu konuda emlak sitelerine bakmanız sizin için hayırlı olur.

Bazı soruları okuyunca...
Neyse... En iyisi şu masalar eksik olmasın, bizde masalarda eksik olmayalım.
Son konu; Şu tarihte geleceğiz sizinle rakı içelim veya buluşalım diyorsunuz, mahçup oluyorum. Benim burada bir iş ve ev hayatım var. Aynen sizin gibi. Arada arkadaşlarımla geçirdiğim zamanlar ya da Ege’de gezmek için ayırdığım zamanlar var. İnanın başka zamanım yok, anlayışla karşılayacağınızı tahmin ederim. Aksi halde işi gücü bırakıp iki ay boyunca öğlen akşam sadece rakı içip, ilk kez göreceğim kişilerle masada oturmam gerekecek.


Bu blogu rölantiye alacağımı yazmıştım, öyle de yaptım. Aynı yerlerde gezindiğim için tekrar tekrar yazmanın anlamı kalmıyor. Yeni bir şey olursa yazıyorum, yazacağım. Arada Bodrum’da yaşamanın anlamı üzerine laflarız. Mesele buraya gelmek olduğu kadar burayı yaşamayı da bilmek. Sadece yiyip, içip, eğlenmek gibi algılanıyor ki bu beni çok rahatsız ediyor. Gelip para harcamak değil mesele. Buraya ne katacaksınız, ne üreteceksiniz? Bunlar üzerine de konuşuruz. Şimdilik burada keseyim.  Blogun gidişatı üzerine bu yazıyı yazmak ihtiyacını duydum. Önümüzdeki günlerde fırsat buldukça Bodrum üzerine, buradaki hayatım(ız) üzerine laflamayı sürdürürüz.

6 yorum:

  1. ah maalesef Bodrum da yaşıyorum diyince nedense her konuyu sorabiliriz sanıyorlar:) Hatta daha da abartıp Bodrum'a geliyorum, bizi ağırlarsın artık diyenler bile var, hani hepsini ağırlamaya kalksan alkolik olursun ve iflas edersin:) Emlakçı muamelesi yapan daha da çok, ilgilenmeyince de kızıyorlar:)

    YanıtlaSil
  2. Haakkaten densiz sorularmış,
    Kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
  3. Aynı dertlerden, aynı sorulardan muzdarip biri olarak bu yazının linkini de kopyaladım.. Gerekli yerlere gönderilecek..

    YanıtlaSil
  4. serdar bey merhaba,
    yazılarınızı iştahla okuyorum bizi bu yazılarınızdan mahrum bırakmazsınız inşallah bence sorular yüzünden binlerce takipçinizi üzmezsiniz inşallah :)

    YanıtlaSil
  5. Olağanüstü yazıyorsunuz :)))

    YanıtlaSil
  6. En sevdiğim yazılarınızdan biri bu oldu :) Yazıdan Bodrum kısmını çıkarıp Fethiye yazıp ,blogda yayımlayasım geldi :)

    YanıtlaSil