18 Ocak 2015 Pazar

Bodrum'da anason kokulu akşamlar...

Aslında 5 Ocak Pazartesi günü ofise gelen kargo paketinden 2015 Rakı Ajandası çıkmasa böyle bir fikir aklıma gelmezdi. Sevgili Gülüşan İstanbul’da bu ajandayı görünce “aklıma hemen sen geldin, aldım” deyip bana göndermiş. Ajandanın sayfalarını çevirdikçe rakı ile ilgili anekdotlar, şiirler, yazılar olduğunu görüp ajandaya bayıldım. İlk aklıma gelen hangi akşam nerede rakı içtiğimi yazıp saklamaktı. Ertesi gün Mahmut Kaptan’a gitmiştim, onu not ettim. Sonra ayın 7’sinde bir rakı kadehi karalayıp altına ajandadan beğendim bir lafı not ettim. Böylece rakı ajandası macerası başladı. Şimdi bulduğum rakı ile şiirleri yazıyorum. Kendiliğinden, ajandanın ismine uygun bir içerik çıktı ortaya. Eğlendiğim bir iş yarattım kendime. İlla her güne bir şey bulup yazacağım diye bir şart yok. Bazen arada atladığım günler olmalı, aksi halde bu bir göreve dönüşür ki bu da işin eğlence meselesine ters.



Ajandaya karaladıklarım, adı üzerinde işte tam anlamıyla karalama. Hiç bir kaygı gütmeden, o an istediğim gibi karalıyorum. Kendime koyduğum tek kıstas süre; bir sayfayla on dakikadan fazla uğraşmayacağım dedim. Yoksa estetik ve teknik kaygılar öne çıkmaya başlar ki bu da ajandanın kafamdaki kimliğine uymaz. Hani meyhanede masaya oturunca garsonun rakıyı getirmesini beklerkenki aceleyi hatırlatsın istiyorum.

Mesela Dalaras'ın bu şarkısına sevgili Elif "Bu bir rakıya çağrı... Ezan gibi" demişti. Bu harika şarkıyı ne zaman dinlesem aklıma geliyor.
Bir akşam Berk Balık'ta yalnız içen adamı hatırlamıştım...


Sayfalara ara sıra kendime ait, sevdiğim insanlara ait notlar da koyacağım. Bazıları gizli olacak, sadece bilen anlayacak, bazıları açık olacak. Bu da oyunun bir parçası, eğlencesi.

Dostlarımla o kadar rakı masaları kurduk ki hepsiyle farklı anılar var. Zaten o anılar bizleri biz yapan temel taşlardan. Bodrum'da çok sevgili dostlar edindim. Çok neşeli, hayata iyi bakan, eğlenmeyi, yemeyi, içmeyi bilen insanlar. Şehirden kaçmış, daha sakin bir hayatı seçmiş olmak, hırslarımızdan arınmış olmak bizim ortak noktalarımız. Hal böyle olunca bu ajandaya malzeme bulmakta hiç bir problem yok tabii... Aşağıdaki fotoğraflar son birkaç ay içinden seçtiğim bazı kareler. O anılar böyle birikiyor işte.


Valide çok iyi rakıcıdır... Her zaman, Turgutreis'te daha uzun yıllar sağlıkla yaşayıp, rakı içmesini diliyorum.
Bir yaz akşamı Hüsnü Baba ile Berk'teydik
Fethiye'den dönen üçlüydük... Mahmut Kaptan'ı da alıp Gemibaşı'na gitmiştik. Güzel anılardan...

Bizim çete Gemibaşı'nda
Çete elemanlarıyla Mahmut Kaptan'ın bu sezonki açılış gecesi
Selçuk, Gülüşan, Nükhet ve Yusuf ile bir Mahmut Kaptan akşamından
Mimar Sinan'daki hocalık dönemimden iki öğrencim Ahmet Coka ve Burak ile bir Mahmut Kaptan akşamı. Hülya ve Volkan da eşlik etmişlerdi
Yılbaşı akşamından. Kardeşim Sena, İstanbul'dan misafirlerimiz Didem ve Leyla, Datça'dan Fevzi ve Atilla ile...
Bodrumlu hayatımda rakı sohbetlerini çok sevdiğim iki dostum, Mahmut Kaptan ve Datça'dan Fevzi ile


Seycan, Mehmet, Hüseyin, Ahmet ve Havva ile Hüseyin'in mekanı Gemibaşı'nda bir dil balığı akşamından

Bodrumlu hayatımda en sık görüştüğüm iki dostum Ahmet ve Kaptan...
Bu çok yeni bir kare. İki gün önce açılan Hanende Mey'de çekildi. Sevgili Merve ve mekanın sahibi Osman'ın eşi Pınar ile
Bu dün akşamdan... Bizin çetenin erkeklerinin kimi grip, kimi İstanbul'da, kimi de o saatte işinin başında olunca Simten, Nükhet, Hilal ve Çisem ile ben Hanende Mey'de ilk rakı soframızı kurduk
Bu da dün gecenin ikinci durağı Mahmut Kaptan'dan. Nükhet bana "sen çok tehlikeli birisin" diyordu galiba... Eve gideceğim demişti, kendini Kaptan'da buldu da...

Yazın kalabalık olan Berk Balık'a son anda gidersem, yandaki Mavi'den masa alıp köşede bana bir yer ayarlıyorlar
Yalnız rakı içmeyi de severim. Yeri ayrıdır. Yalnız rakı içmeyi bilmeyenler, benim gibi masada yalnız rakı içenleri görünce bizleri gerçekten yalnız sanıyorlar. 
Bodrum'da lezzet çıtam çok yükseldi. Tabii özellikle deniz mahsulleri ve Ege mezeleri konusunda
Berk Balık her zaman lezzetli mezeleri olan mekanım
Gemibaşı benim için Bodrum'da çok ayrıcalıklı bir deniz mahsulu mekanı. Hem yediklerimle, hem sahipleri ve çalışanlarıyla çok farklıdır
Gemibaşı'nda yediklerim içinde ahtapot ızgara, bıyık otu, kabak çiçeği kızartması ve dil balığı efsane dörtlüm. Bu karede ahtapot hazretlerini ve değerli bıyık otunu görüyorsunuz
Mahmut Kaptan kış sezonunu kapatırken kalan rakımın üzerine not yazmıştık. Kasım ayında açılışta içeceğim diyerekten...








Mahmut Kaptan'ın hamsisi... Başka türlü bir şey
Zazu'da meyhane öncesi bir tek rakı çok keyif verir
Gemibaşı'nın dil balığı. Daha iyisini yemedim 



Berk Balık'ta geçen akşam tek başınaydım, iki barbun ızgara yaptırmıştım
Hanende Mey'de bu köşeyi çok sevdim. Kalabalık olacağımız akşamlar artık buradayım
Hanende Mey



Bakalım yıl sonunda nasıl bir ajanda çıkacak? Sağlığımız, ağız tadımız, neşemiz, dostlarımız yerinde oldukça, Bodrum’da rakılı akşamlara devam ettikçe ben de bu ajandaya karalamalar yapmaya devam edeceğim.


Hepinizin sağlığına kadeh kaldırmaya devam...

Yarasın...






7 yorum:

  1. Harikasın hocam! Bu arada ajandaya talibim:))

    YanıtlaSil
  2. bu ajanda yıl sonunda sizin yazıp çizdiklerinizle beraber tekrar basılmalı.

    YanıtlaSil
  3. ne güzel bir anı defteri olacak size:)
    Bu arada Hanende mey, Yunuslar'ın sokağındaki bildiğimiz Hanende mi? öğlen yemeğine giderdik oraya, değişti sanırım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynı Hanende, şimdi artık meyhane.

      Sil
  4. Serdar bey rakıda ehli keyif kullanıyormusunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir türlü sevemedim. Alışamadım.

      Sil
  5. Evet evet yarasın :) yine keyifle gezdirdiniz mekanlarınızda, defter sayfalarınızda... Sağlıcakla.

    YanıtlaSil