2 Ocak 2015 Cuma

Bodrum'da yılbaşı.

Yeni yıla öyle bir giriş yaptık ki, dün kendime gelemedim. Günü yatay seyirde geçirdim. Aslında sabahın beşinde yatınca dünden pek bir şey anlamadım ya.

Yılbaşı akşamları evde olmayı sevmiyorum. Bir iki kere evde oldum, onikide yattığımı hatırlıyorum. Dışarıda olunca da öyle özel süslenmiş, canlı müzikli yerlerde olmayı da istemiyorum. Bir kaç kere yurt dışına gitmiştim, oralarda olmak da çok sevimsiz. Gereksiz kalabalıklar, o şehrin meydanına gitmek gibi bir zorunluluk bana göre değil. Ama bir keresinde Sicilya’da Palermo’daydık, o daha farklıydı. Ne de olsa Paris, Londra gibi marka bir yer değildi ve yerel halk ile birlikte yeni yıla girmiştik. O seyahatimden bir bölüm aktarayım; biz arkadaş grubuyla ve turla gidiyorduk. Tek başımıza Sicilya’ya gidecek bilgimiz yoktu. İnternetin de yaygın olmadığı yıllardan söz ediyorum. Nerede kalınır, nasıl bilet buluruz falan uzun işler. Havalimanında, fazla muhabbet etmek istemediğim “dahi” bir ressamımız ve eşiyle karşılaşmıştık. Bizim ekipte de herkes tasarımcı filan, millet birbirini tanıyor. Neyse dedim, koca havalimanında binlerce yolcuyuz aynı yere gidecek değiliz ya. Selamlaştık. Derken pasaport kuyruğunda bir kaç kişi önümdeydi. Olur ya. Pasaporttan geçtik a-a bizim turun standında bekliyor arkadaş. Eh dedim tur şirketi büyük bir şirket, onlar da Sicilya’ya gelecek değil ya, Paris’e, Roma’ya filan gidiyorlardır. Bir de baktım aynı uçağa biniyoruz. Görevlilere sordum, bizim uçaktan inenler dört ayrı otele dağılıyormuş. İnsaf dedim aynı otele düşecek değiliz ya... Otele vardık, resepsiyonda karşılaştık. Son durumu aktarıyorum; “Biz yalnızız, yılbaşı akşamı nereye gidiyorsanız size katılabilir miyiz?” deyince yok olmaz mı diyeceğiz. Son hatırladığım yılbaşı akşamı, Palermo’da otantik bir restoranda kadeh tokuşturuyorduk.

Bodrum’a yerleştikten sonra bir yıl Roma’ya gitmiştik. Şiddetli yağmurdan dolayı Roma hakkında pek bir şey bilmiyorum. Vatikan oradaydı galiba...

Yılbaşından önceki gün Datça'dan Fevzi geldi, Gemibaşı'nda Bodrum dili yedik
Sonraki yıllar hep Bodrum’daydım. Son üç yıldır da Mahmut Kaptan’dayız. Çünkü kaptanın mekanı yılbaşı için özel bir hazırlık yapmıyor. Her gidişimizde neyse yine o. Yine Alper Abi yanımıza oturdu, “Şimdi uzaklardasın”dan girip “İki keklik”ten çıktık, arada “Kalamış”a uğradık. İki gün önce Datça’dan dostum Fevzi Bodrum’a gelmişti. İşini halledemeyince yılbaşı gecesi de kaldı. Bu arada İstanbul’dan Didem ve Leyla dostlar da geldiler o akşam Kaptan’da birlikteydik.

Mahmut Kaptan'da yılbaşı havası
Millet gelmeden önce...
Kaptan ve Fevzi ile yılbaşı akşamı
Kardeşim Sena, İstanbul'dan çok eski arkadaşım Didem, Fezvi, Alper Abi, Atilla ve yine İstanbul'dan gelen dostumuz Leyla
Kardeşim Sena ile. Benim gözler yarı kapalı ama fotoğrafta böyle. Yani uyumuyordum
Yılbaşının Mahmut Kaptan’da tek farkı, tam yeni yıla girerken davulcu, kemancı ve klarnetçinin gelmesi. Onlar da gelince ortalık tam cümbüş oluyor. Normalde bana kimse o müziği dinletemez ama Mahmut Kaptan’ın ortamı ve Bodrum çok farklı işte.

Saat onikiyi hemen geçer geçmez


Ne diyeyim... Mahmut abi o akşam kırdı geçirdi ortalığı

Mahmut Kaptan'da saat onikide ne oluyordu diye merak ederseniz şuna göz atıverin;



Gece saatler ikiyi gösterirken yürüye yürüye Zazu’ya geçtik. Yani her zaman yaptığımız gibi. Zazu çok formundaydı. Canlı müzik bitmiş, Memo diceylik yapmaya başlamıştı. Millet yükünü tutmuş, keyifler yerindeydi. Bizim çetenin Bodrum’da olanları da bizim gibi, gittikleri yerden Zazu’ya gelmişlerdi. Eve döndüğümde sabahın beşiydi galiba. Hal böyle olunca dünü yatay seyirde geçirmem normal. On saatlik bir uykudan sonra bu sabah da güneşe uyanınca fabrika ayarlarına döndüm. Aralıklarla bir hafta süren lodos fırtınası ve yer yer çok şiddetlenen yağmurlu günlerden sonra Bodrum alıştığımız mavi gökyüzüyle selamladı.

Zazu'da jilet attıracak, duygusal bir şarkı seslendirirken (!) Elimdeki traş fırçasını nereden buldum acaba?
Sabah beşte yatınca dünü işte burada yatay seyirde geçirdim
Bu sabah güneşli Bodrum'a uyandık
Normal hayata döndük. Pazar alışverişi falan...
Akşam yürüyüşünden

Geçen yılın son akşamını dostlarla beraber eğlenerek, ağzımızın tadı yerinde olarak geçirdim. Yeni yılın ilk saatlerini de genişletilmiş dost ekibiyle yani çeteyle Zazu’da, sevdiğimiz mekanda geçirmiş olduk.

Özetle, iyi bir yılbaşıydı. Böyle iyi başladı, iyi devam etsin ve iyi bitsin... Ki yenisi de iyiliklerle gelsin.


Bodrum’un kış gecelerinden selamlar...




3 yorum:

  1. iyi seneler:) keyifli bir akşam olmuş, 2015 hep böyle keyifli geçsin:)

    YanıtlaSil
  2. Hangi şarkıydı acaba?Mahsuru yoksa merak ettik:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şakaydı... Şarkı söylemedim.

      Sil