4 Mart 2015 Çarşamba

Bodrum'da sert bir kışı bitirirken...

Takvime göre kış bitip, bahar başlayalı bugün dördüncü gün. Ama doğa takvimine göre biliyoruz ki bahara daha onbeş yirmi gün var. Her kültürde adı farklı olan, binlerce yılın bilgeliğinden süzülen Nevruz gelip geçmeden bahar başlamaz. Yine de takvime göre konuşalım dedim ve her yıl yaptığım gibi, bu kışı Bodrum’da nasıl geçirdim bir bakalım istedim.

Önce şunu söylemeliyim ki, bu kış Bodrum’da geçirdiğim en sert kış oldu. Fırtınası ve yağışı bol, soğuğu haysiyetli bir kıştı. Isı Ocak ayında geceler boyu eksi değerlerdeydi. Günlerce lodos fırtınaları sürdü. Lodosun gözü yaşlıdır, yani yağmuru kaçınılmazdır. Günlerce yağmur yağdı, artık toprak ememez hale geldi. Bodrum’da önceki yıllarda da kışın yağmur yağardı ama bazen gün içinde üç dört defa yağar, sonra güneş çıkar, sonra tekrar yağardı. Bu kış öyle olmadı. Hiç alışık olmadığımız bir durumla karşılaştık, günlerce güneş çıkmadı. İlk defa bu kadar uzun süre güneşten ayrı kaldığımız bir kış oldu. Bahçemde bazı bitkiler dondu, ektiğim dereotları falan yandı. Hatta koca gövdeli begonvillerin bile kuzeye bakan tarafları kurudu da güneye bakanları kurtuldu. Ama artık yavaştan kış bitiyor. İki gündür hava hissedilir derecede ısındı. Yine de güneş gider gitmez yine ortalık serin. Dedim ya, şurada onbeş günden biraz fazla bir süre kaldı. Sonra buranın en güzel ayları başlayacak. Benim için nisan-mayıs ile eylül-ekim ayları en güzel aylar.

Bu kış da normal hayatımızı sürdürdük. Gündüzleri ofiste geçti. Bazı akşamlar evde, sakin, müzikli, okumalı-yazmalı-çizmeli, bazı akşamlarsa dostlarla birlikte rakı sohbetleriyle. Bu kış geçen kışlara oranla sağlığıma daha dikkat ettiğim bir kış oldu. Buranın tadına vardıkça ve öte yandan da yaş aldıkça daha dikkatli olmaya özen gösteriyorum. Burada daha uzun yıllar sağlıklı yaşamak için.

Biraz önce dediğim gibi kış şartları buranın ortalamasına göre sertti, bu yüzden de geçen kışlara oranla daha az seyahat edebildim. Bütün Ege’yi kapsayan yağışlı, fırtınalı hava beni de yerime çaktı, sık sık gezemedim. Kasım ayında Fethiye, Aralık ayında İzmir seyahatleri yaptım. Ocak ayı en sert dönemdi, boş geçmişim. Şubat ayında da bahar açan bademlerin peşinden Datça’ya geçtik. Arada iki defa da iş için İstanbul’a gittim. Önümüzdeki haftadan sonra seyahatlere başlamayı istiyorum. Sırada İzmir ve Foça var zaten.

Bundan sonrasını fotoğraflarla anlatayım...


Hepinize sağlıklı, mutlu, neşeli, huzurlu bir bahar dönemi diliyorum.

Kışın Bodrum'un güzelliği farklıdır. Doğa olayları coşkuludur
Yağmurlar otları coşturur
Aralık ayında bazı sabahlar bahçede kahvaltı ettik
Gri gökyüzünden sonra aniden açan güneşle uyandığım bir sabah
Ofisten çıkınca böyle bir manzarayla karşılaştığım bir akşam
Ofisten yağmuru seyrederken
Bu kış hava koşulları sık seyahat etmeme izin vermedi. Bir kaç gezi ile idare ettim
Uzun kış geceleri çeteyle buluştuk, rakı sohbetleri yaptık
Bu kış evin nüfusu arttı
Kasım ayında Fethiye'ye gittim
Gündüzler ofiste çalışarak geçti. Bu fotoğrafı çektiğim saatte paydos etmiş, bisikletle eve doğru yollanıyordum
Kasım ayında Faralya'da keçilerle buluştuk
Gemiler Koyu'nda
Mahmut Kaptan ile epey kadeh kaldırdık
Derya geldi...
Yılbaşı için Fevzi, Didem, Leyla geldi... Kardeşim Sena zaten burada
Yalıkavaklı Neriman güneşi bulduğunda...
Bodrum kışlarının nimeti dil balığı


Boran ile Doğacan geldiler...
Yılbaşı gecesi Mahmut Kaptan'daydık
Kış gecelerinin çoğu evde burada geçti
Gemibaşı'nda Seycan, Mehmet, Hüseyin, Ahmet ve Havva ile
Ocak ayında çok soğuk yaptı. İstanbul'daki hayatımdan kalma bere ve eldiven işe yaradı
Şömineli gecelerden...
Bomboş Bodrum sahili... Biz bizeydik

Hanende Mey'den...
Bu kış açılan yeni mekanımız Hanende Mey'in ahtapotlu pilavı
Hanende Mey'i işleten ailenin fertlerinden Osman ve Pınar ile
Yalıkavaklı Neriman kış hayatından memnundu


Bir Hanende Mey akşamından
Çeteyle Gemibaşı'nda
Ofiste çalışırken kafamı kaldırdım ki, fırtına geliyormuş
Alper Abi ile şarkılar söyledik...
Tabii ki yine gecelerin son durağı Zazu oldu
Datça'ya, bahar açan bademlere gittik
Sakin ev gecelerinden
Bodrum Müzeyyen Senar'ı kaybetti
Zazu'nun sembolü Çeto (Çetin abi) da gitti...
Şubat ayında Selimiye
Selimiye
Şubat ayında Datça'da Fevzi'de... Fevzi, Serap, Simten, Selçuk ve Gülüşan ile
Hanende Mey'de Merve ile
Yine bir şubat günü Palamutbükü'nde, aynı yerde...
Bir pazar sabahı Kumbahçe'de
Mahmut Kaptan'da Alper Abi, Kaptan, Havva ve Ahmet ile
Kış için sökülen iskele tahtaları yavaş yavaş yerlerine çakılacak 
Bir Hanende Mey akşamından. Büyük Pınar, Yücel, Ahmet, Küçük Pınar ve Osman ile
Hayatınız bahar gibi taze, coşkulu geçsin...


3 yorum:

  1. Heeeeepp böyle kalsa ya Bodrumm :)

    Selamlar,
    Koray ...

    YanıtlaSil
  2. Tebessumle okudum yazinizi.Gonlunuze saglik.

    YanıtlaSil
  3. Hakikaten ne zor bir kış oldu! Bitti inşallah. Bahara erdik bu sene de .

    Bugün çok üzgünüm aslında, Gamze Akbaş (lösemiyle savaşan ,yürekli anne) 5 yaşındaki oğlunun doğumgününe 3 gün kala bugün ayrıldı dünyadan :((

    Hayat..Herşey bir arada, hüzün, sevinç, keder..Yaşamak bu galiba.

    YanıtlaSil