15 Aralık 2016 Perşembe

Çok tipik bir örnekti...

Bu blogu açtığımdan bu güne yazdıklarıma yüzlerce yorum veya e-posta geldi. Yorumlar yazıların altında yer alıyor, oradan okunabiliyor. Ancak e-postaları sadece ben okuyorum. Bunların çoğunluğunun içeriği, Bodrum'a yerleşmek isteyenlerin danıştığı konulardı. Nereye yerleşelim, ev fiyatları ne civarda, ne iş yaparım, orada yaşabilir miyim gibi sorular. Bunlar çoğaldıkça tek tek cevap yazamadığımdan, bu içerikleri kapsayan yazılar yazdım. Umarım yardımcı olabilmiştir.


Dün gelen bir e-posta ise, İstanbul'da yaşam mücadelesi veren, kendini yabancılaşmış hisseden, o döngüden çıkmak isteyenlerin aklından geçenleri iyi anlatan, tipik bir örnek oldu. Bu blogda daha önce yapmadığım bir şeyi yapıp, gelen e-postayı aynen buraya alayım dedim. Çünkü bana yazan/yazmayan ama aklında İstanbul'dan kurtulma olanların duygu ve düşüncelerine tercüman olan bir metin. Bugün e-postayı gönderenden izin aldım, olduğu gibi buraya aktarıyorum.

✸✸✸✸

Rastgele internette gezerken bloğunuza denk geldim, Bodrum için yazdığınız şeyleri belki 10’ar kez okumuşumdur güzellerdi her harfi için teşekkür ederim .

26 yaşında Bodrum’a, aslında daha da sessiz bir yere gitme fikrim var(dı), bilmem kaç tane imparatorluğun savaşıp almak istediği İstanbul’dan yazıyorum size, Fatih’in gemileri karadan yürüttüğü şu anda gemilerin gezdiği yerlerde uçsuz bucaksız AVM’lerin yükseldiği, her yerinin köprü ve araba olduğu, boğaza karşı bir çay içelim dediğimiz ama bir çayın 5 lira olduğu, sabahın köründe işe koşuşturmaya çalışan o bıkkın ve yorgun suratların olduğu, kalabalıkların içinde kaybolup gittiğimiz o güzel şehir İstanbul …

Bilgisayar mühendisliği okuyup bir lojistik depoda kamyona yük yükleyen biri olarak, siyah Mercedes’inden inip elinde Marlboro paketi ve o parıldayan Prsol gözlüklü patron çocuğundan en azından daha mutlu olduğumu düşünüyorum ben bence ben olduğum şehirde değilim sanırım benim sorunsalım bu.

Şu “Ulan arkada bırakacak sevdiklerim olmasa basar giderim “ klişesinden bir türlü kurtulamıyorum , sanırım benim sevgi ve sevdiklerim kavramım çok farklı şahsen ben sevdiğim hiç kimseye 50 dairelik bir apartmanda sırf bir dairesini almak için bankadan 300 bin kredi çektirmem, oğlum evlen bir yuvan evin olsun canım annem 😀  ben hiçbir sevdiğime korkunç derecede pahalı yer için kredi çektirmem düşünün kaza ile yaşanan bir şehirde farzet yaşadın bütün ömrünü o parayı ödemek için  uğraşmak vayyy be  aslında hiç dünyaya gelmemeyi tercih ederdim.

Belki şunu diyorsunuz bunları okurken: Ne diyor bu ya ne anlatıyor acaba diye J haklısınız valla.

Trafikten kalabalıktan sanayiden sarı taksilerden hava alanlarından bok kokan bir denizden soğuk insanlardan kitap okumayan bireylerden Neşet Ertaşı bilmeyen bir gençlikten hapçıdan otçudan tinerciden bozuk yollardan biceps triceps karın kası muhabbetinden  başka amaçları olmayan değişiklerden  kolay ölümlerden  senden olmayanın ötelendiği bu yerden bıkan ben sizin o güzel cümlelerinizi okudum ve bu satırlarımı çıkarttı bunun için size bir minnet babında bir yazı yazdım yoksa deli falan değilim (çok sağlam devrik düşük değişik cümleler oldu farkındayım görmezden gelin 😀 )

İnto The Wild adlı muhteşem bir film var bilirsiniz ordaki genç arkadaş gibi kaçıp uzaklaşmak için çok uğraştım en son kanadadan tanıştığım kıza evlenme teklifi edecektim ki  taki kızın 1 senelik muhabbet sonunda bana Urfa Viranşehirli olduğunu söyleyene kadar , resmen kullanıldığımı hissettim. Benim etnik vb salakça şeylerden dolayı değil beni anlamayacak biri ile olmak ve onunla kaçmak istedim. Onunla olsam türkiyenin siyasetini tüm akrabaları ile tekrar konuşacaktım resmen cehennem azabı gibi.

Yani kıssadan hisse oralardan hiç gelmeyin sakın , maddi durumunuzu bilemem ama ne olursa olsun gelmeyin , burası bubi tuzaklarıyla dolu kimsede sevgi yok soğuk suratlı herkes kalabalık aksi nalet 😀

Ben 1500 tl ile çalışan bir kişi olarak hesap ettim hiç o parayı yemeden afedersiniz sçmadan vb vb yaparak bayağı bir süre sonra aranızda olacağım o zamana kadar hoşçakalın.

Lütfen yazılarınıza devam edin  çünkü burayı kocaman bir açık hava hapishanesine benzetirsek maphusluk zor 😀  bana okuyacak şeyler lazım teşekkür eder sevgilerimi sunarım.



1 yorum:

  1. Bu çok samimi bir yazı olmuş ya 😃nasıl hoşuma gitti.Tam konuluk denk gelmiş arkadaş 😃

    YanıtlaSil