Yayınlar

Mayıs, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bodrum'a yerleşeceklere Bodrum'lu hayata dair notlar

Resim
Temelli Bodrum’a taşındıktan sonra, yaşadıklarımdan çıkardığım notları, değerlendirmeleri, gözlemlerimi ve bazı deneyimlerimi burada paylaşıyorum. Bunlar bazen Bodrum’da yediğim, içtiğim şeyler, bazen mekanlar, bazen de Bodrum’un ta kendisiyle ilgili. Bugün yeni bir seriye başlıyayım dedim. Herhangi bir konuda 25 yapılması, 25 yapılmaması gereken şey. Tabii bu tür bir rakamla sınırlanmış listeler her zaman adil olmuyor. Ya 25 tane neden bulmak için ya da 25’e indirmek için zorlanıyorsunuz. Ama burada bilimsel makale yazmıyoruz, onun için önemi yok. Maksat eğlence olsun. Önce listeyi vereyim. Sonra ilk 5 maddesini açalım. İlerleyen günlerde diğer maddeleri yazarım Bodrum’da yapılmaması gereken 25 şey; 1.     Her yere arabayla gidilmez 2.     Her akşam evde oturulmaz 3.     Her akşam dışarı çıkılmaz 4.     Ben ot yemem denmez 5.     Hep aynı meyhaneye gidilmez 6.     Zazu’ya uğramadan geceye devam edilmez 7.     Zazu’ya uğramadan eve dönülmez 8.     Kışın Mahmut Kaptan ihmal edilm

Bodrum'da kadraja giren kareler ve notlar

Resim
Yolda yürürken, sahilde otururken, bahçede dolanırken, bir yerde yemek yerken gözüme takılanları elden geldiğince kaydetmeye çalışıyorum diye yazmıştım. Bu aralar bir de bu blog için özellikle çektiğim kareler eklendi. Biriktikçe de bunları paylaşıyorum. Batkım yine epey birikmiş. Bir kısmını bugün buraya alıyorum. Yalıkavak'taki berberim Turgut amca. Tipik berber. Otellerin içinde berber açıyorlar hiç olur mu? diye konuyu açarsanız, o heyecanla beş dakikada traş ediyor.  Bodrum’la ilgili bazı notları da yazmak istiyorum; İki gündür hava çok kararsız. Kapıyor, çok hafif ve biri iki dakika süren yağış oluyor, sonra açıyor, sonra yine kapıyor, sonra yine yağış... buranın şivesiyle söylemek gerekirse; böyle gidip duru. 19 Mayıs’ta hava iyiydi, Bodrum gelenlere ihanet etmedi. Ama bu haftasonu gelenler için şimdilik görünen kapalı ve yağışlı bir hava. Yine de burası Bodrum, günde üç beş kez hava da mavsim de değişir, hiç belli olmaz. Artık sezonu açmayan tesis, işletme

Bodrum'da bir akşam bahçede müzik dinlerken; Çingene müziği ve Celem Celem

Resim
Dün gece bahçede otururken bir yandan evden bahçeye taşan müzikleri dinliyordum. Sonra bir parça çaldı. Adı farklı dillerde farklı yazılıyor ama birbirilerine yakın; “celem celem”, “gelem gelem”, “delem delem”, “dzelem dzelem” veya “djelem djelem”... sevdiğiniz ve hikayesi olan müzik insanı alır götürür. Bu şarkı da benim için öyle. Dün akşam aşağıdaki yazıyı yazdım, bugün de sizlerle paylaşıyorum. Şarkıyı bundan tahminen 10-12 yıl önce, Paris’teki Virgin müzik mağazasından aldığım bir CD’de farketmiş çok sevmiştim. İyi bir CD arşivim var sayılır. Bin civarı CD’nin yarısı caz koleksiyonum. Kalan beşyüz civarı CD’nin bir bölümü Yunan müziği, bir bölümü Balkan müziği, bir bölümü de dünya müziği. Özellikle dünya müziğinde beni heyecanladıran bir şey var; o da arşivinizde var olan bir şarkının ileride başka bir dilde ya da kültürde farklı versiyonuyla karşılaşıyorsunuz. Bunu bir yerden biliyorum diyorsunuz, başlıyorsunuz izini sürmeye. Bu izi takip etmek çok zevkli ama uğraştıra