Eski Bodrum'a dair, oradan buradan
Önceki haftadan itibaren burada eski Bodrum’a dair hikayeleri ve o dönemlerin Bodrum’lularını anlatmaya başladım ya. Bu akşam ikinci bölümü yazayım istedim. Bu bölümde geçen hafta yaptığım gibi bir kişiyi değil, oradan buradan anekdotları, bilgileri aktarmak istiyorum. Selçuk Erez’in İstanköyaltı Bodrum’undan alarak, biraz da ekleyerek… Bodrum şivesi de çok hoş. İlk zamanlar buranın yerlisi olan yaşlı amcalarla, teyzelerle konuşurken hiç anlamıyordum. Zamanla kulağım alıştı. Çevremde bu lehçeyi konuşan çok sayıda insan olmadığından kavramam yavaş gelişiyor. Yine de ilk geldiğim günlere göre iyiyim. Hiç olmazsa artık cumaları pazardaki tezgahından ot aldığım teyzemin yemek tariflerini biraz anlar hale geldim. Bir iki şive örneği aktararak başlayalım. “Neyleeem a Gülizar? Dongırak dongırak saçlarım vaadı. Bir yargından bir yargına… garayılanlar gibi. Kocam eline doladı da önüne gattıdı… Barka bile yolda gördü de ‘Tarlanın daşlısı gızın saçlısı’ diye atma attı. Künaanı çekem, biri...