Kayıtlar

aurora restoran etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bayramda Palamutbükü ve Selimiye

Resim
Bayram tatilini de bitirdik. Dokuz gün sonra bugün işe başladık ama tatilde çok iyiydik demekten kendimi alamıyorum. Bir kere Perşembe öğleden sonradan Cuma öğleden sonrasına kadar olan bölümü saymazsak hava mükemmeldi. Dokuz gün istediğin saatte yatıp istediğin saatte kalkmak da iyiydi. Dokuz günün başından üç, sonundan üç gün Bodrum’daydım. Arada iki gün Palamutbükü, bir gün de Selimiye yaptık. Yani aslında önceki yazıda anlattığım yerleri bir daha gezdim. Bu seferin önemli farkı seyahatte yalnız olmamamdı. Üç gün çok eğlenceli, güzel yemeli içmeli, bol gezmeli, kahkahalı... özetle iyi bir tatil geçirdik. Salı sabahı bayramın ilk günüydü. O sabah dokuzbuçuk feribotuna bindik ve Gökova’nın girişi olan Kerme Körfezini boydan boya geçip karşıdaki Körmen limanına yanaştığımızda saat onbirbuçuğa yaklaşıyordu. Dediğim gibi hava mükemmeldi. Tam beş hafta önce yine aynı saatte aynı yolculuğu yapmıştım, yine feribotun açık terasında oturmuş ve tek taraflı amele yanığı halinde inmiş...

Turunç'tan Selimiye'ye, oradan da Palamutbükü üzerinden Bodrum

Resim
İki günlük kısa Ege turunu anlattığım geçen yazıda konuyu Selimiye’ye getirip bırakmıştım. Bugün kaldığım yerden sürdüreyim diyorum. Selimiye’ye vardığımda ilk şaşkınlığım geçince durumu anlamak için tur atayım dedim. Çünkü arabayı bırakacak yer yoktu. Selimiye köyünde böyle bir durum akla gelecek şey değil. Bu yaz hiç gitmedim ama geçen yaz gittiğimizde bile böyle bir kalabalık görmemiştik. İki tur attıktan sonra –bilenler için söyliyeyim, camiyi geçtikten sonra sağdaki küçük yarımadaya girer girmez- arabaya bir yer buldum. Kalacağım otel uzak değildi zaten. Geçtiğimiz yıl açılan Losta Beach Hotel’de yer ayırtmıştım, odama yerleştim. Burası hemen o küçük yarımadanın üzerinde, temiz bir mekan. Önünde geniş çim bir bahçesi var, millet şezlonga uzanmış güneşleniyordu. Otel doluydu, muhtemelen son odayı buldum. Aylardan Eylül, okullar açılmış, bayram değil seyran değil ama Selimiye doluydu. Hafif bir öğle kestirmesi yapayım dedim, iki saat uyumuşum. Balkona çıkınca bir baktım karşıma...