Kayıtlar

deniz kızı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sayılarla Yalıkavak'ta geçen yaz

Resim
Bu bloğu başından beri izleyenler biliyor, ben yaz aylarını Bodrum yarımadasının kuzeyindeki Yalıkavak’taki evimde, sonbahar, kış ve ilkbaharı ise Bodrum’un merkezindeki evimde geçiriyorum. Yani bir anlamda Yalıkavak’a yazlığa gidiyorum. Tabii bu durumu başlarda özellikle İstanbul’da yaşayan dostlarıma anlatmakta zorlanıyordum. Yani zaten milletin yazın geldiği yerde yaşıyorsun bir de yazlık ne demek diyenler ilk bakışta haklı gibi görünseler de işin aslı başka. Şöyle oluyor; Yazın Bodrum’a gelenler bilir, Bodrum’un merkezi çok sıcak olur. Tatilciler günün en sıcak saatlerinde denizde olduklarından bu sıcağı kasabanın merkezinde yaşamazlar. Akşam güneş batışına doğru pansiyonlara, otellere dönülür. Biraz dinlenilir ve sonra geceye devam edilir. Ama o en sıcak saatlerde iş yapmak durumunda olanlar için Bodrum’un içinde yaşamak çok kolay değil. Mesela ben haziran ayında Bodrum’daki evimde çalışabilmek için klimaları fora etmem gerekiyor. Aynı şekilde gece de uyumak i...

Bodrum'da çok iyi şeyler yiyip, içiyoruz

Resim
İyi yemeğe verdiğim paraya acımam da üstüme başıma alacağım gömleğe, pantalona vereceğim paraya acırım. Hayata bakışım böyle, yapacak bir şey yok. Konuya fayda/maliyet açısından bakarsanız yediğiniz en fazla birkaç saat sonra yok olduğuna göre yemeğe yatırım yapmak akıllıca değil. Gençlik yıllarımda aile büyüklerimden bu konuda çok zılgıt yemişliğim vardır. Herkes ev alırken sen gece gezmelerine, yemeğe para saçıyorsun derlerdi. Bayram harçlığıyla yaşıtlarım kıyafet veya top falan alırken, ben harçlığı o yaşta bile yemeğe veya gezmeye yatırır ertesi güne dımdızlak uyanırdım. Üniversitede grafik eğitimi yıllarımda ikinci sınıftayken ilk işimi almıştım. Yaz tatilinde yaptığım o işten ciddi para kazanmıştım. O yaştaki gençten beklenen o parayı kışın gerektiğinde harcaması için biriktirmesi olur değil mi? Ben ise o parayla hayatımda ilk defa Bodrum’a gelmiş, o zamanlar Bodrum’un en pahalı iki mekanı Körfez ve Han’da paraları yemiş, onbeş günde sıfırı tüketmiştim. Çok iyi hatırlıy...