Kayıtlar

asmalımescit etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bodrum'a taşınarak kendime yaptığım iyiliği işime de yapmak istedim.

Resim
Bodrum’a tam zamanlı yerleşeli dört yıl bitiyor. Nisan ayının başında beşinci yıla gireceğim. Onun öncesinde Yalıkavak’ta yarı zamanlı dönem ise iki yıl sürmüştü. Bodrum’un kış yaşamının tadına vardınca Yalıkavak’ta yarı zamanlı dönem yetmez olmuş, çok geçmeden İstanbul’a hoşçakal demiştim. Ancak ofisimi kapatmamış, ben Bodrum’da evden çalışırken arkadaşlarım ofiste çalışmayı sürdürmüşlerdi. Blogu yeni izlemeye başlayanların, bu yazıda anlatacaklarımı daha iyi anlamaları için bu girişi yapmak gerekti. Bu arada benim grafik tasarımcı olduğumu, bu işin sadece kurum kimliği bölümüyle ilgilendiğimi eklemek de istiyorum. Bu önemli çünkü benim yaptığım iş, hizmet verdiğim kurumlarla her hafta bir araya gelmemizi gerektiren bir iş değil. Ve hemen ertesi güne yetiştirilecek acil işleri çok az olan bir konu. Yani projelerimiz uzun vadeli işler. Böyle olunca benim İstanbul’dan veya Bodrum’dan çalışmamın bir farkı kalmıyor. Hem zaten acil bir toplantı gerktiğinde birkaç gün ön...

İstanbul'a altmış saat zor dayandım

Resim
İstanbul’a gidiş gelişlerim buradaki hayatımı gözden geçirmeme neden oluyor diye yazmıştım. Bunun yanında ayda bir İstanbul’a gelen ve daha önce hayatının 48 yılını orada yaşamış biri olarak İstanbul’daki -bence olumsuz-gidişatı da daha iyi gözlemleyebiliyorum. Eğer İstanbul’a özel bir ilgisi, bağı, sevgisi yoksa, orada yaşayanları pişmek üzere tencereye konan ıstakoza benzetiyorum. Istakozu ılık suya koyarlar ve tencerenin altını açarlar. Istakoz kalın kabuğu nedeniyle sudaki ısı değişimini hemen algılayamaz üstelik yapısı nedeniyle dayanıklıdır da. Bir süre sonra bir bakmışsınız ıstakoz haşlanıvermiş. İstanbul’da yaşamak da böyle bir şey. Benim Fenerbahçe’de, ve Kalamış’ta yaşadığım yıllar arabayla Pazartesi sabahları birinci köprüden (ikincisi zaten henüz yapılmamıştı) karşıya geçerken, trafik Çamlıca çıkışını biraz geçince tıkanırdı. “Burası da yaşanmaz oldu” diye söylenirdik. Şimdi ta Şükrü Saraçoğlu’nun orada tıkanıyormuş. Yakında daha da kötü olacak. İnsanlar gün içinde saatle...