Ben bi Datça yapen de dönen dedimdi...
Geçtiğimiz ay oldukça hareketli geçti. Hem işler hem seyahatler üst üste geldi, günü birlik İstanbul’a bile gidip geldim. Sakin ve yalnız olacağım bir hafta sonu geçirmek istedim. Yalnız olmak benim için hiç de korkulacak bir durum değil. Hatta tam tersine bile diyebiliriz. Yalnız yemek yemekten de, rakı içmekten de, seyahat etmekten de çok zevk alıp, kendimi iyi hissederim. Kalabalık, gürültülü, her kafadan bir sesin çıktığı, farklı farklı taleplerin aynı anda gündeme geldiği ortamlarda bulunmaktan ve gergin birlikteliklerdense yalnızlık bana daha iyi gelir. Çok sevdiğim dostlarımla birlikte olmanın da ayrı tadı var. Verdiği mutluluk da başka. Yani demem o ki, kendimi iyi hissetmem ya da seyahat etmem için illa birinin, birilerinin olması gerekmiyor. İki durumun da tadı farklı, bendenize verdiği mutluluk duygusu farklı. Mesele yalnızlığın da bir seçim olduğunu bilmekte. Bu seçimi yapanlar, yapamayanlara göre çok azınlıktalar. Ama işi büyük ölçüde çözenler de bu takımda onu da söyleme...