Kayıtlar

arabayla gökova etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hafta sonu için Çökertme'ye...

Resim
Geçenlerde de yazmıştım, bir yerde uzun süre durmaktansa arada kısa da olsa kaçamak yapmayı seviyorum. Bodrum’da yaşayınca insan tatil yapmazmış gibi düşünülüyor ama öyle değil tabii. Bir İstanbul yaşayanıyla aynı şartlarda çalışmadığımız çok açık. Aynı şartlarda yaşamadığımız da çok net. Ama ne olursa olsun, nerede olursa olsun iş yapıyor olmanın ortak   paydaları var, biz de payımıza düşeni alıyoruz. Evet bazen iş ile ilgili sinirlenecek bir konu ile karşılaşıyoruz. Neyse ki kafayı kaldırınca Kos ile göz göze gelince sıkıntıyı atmak daha kolay oluyor, bunu yadsımıyorum. Ama işte arada kaçamak bünyeye iyi geliyor. Üstelik bu coğrafyada gezinmeyi seven biri için buralar nimet olunca, cuma-pazar kaçamakları tadından yenmiyor. Arkadaşım Gülüşan doğum gününü bizlerle kutlamak için İstanbul’dan gelmişti. Bunu fırsat bilip geçtiğimiz cumartesi-pazar gününü de böyle değerlendirelim dedik ve Çökertme’ye gittik. Mayıs ayının başında yine Çökertme’deydik, orayı seviyorum, yaz kalabalığı ba...

Bodrum'dan civar gezmeleri

Resim
Bodrum’un en sevdiğim özelliklerinden biri de, civarında bulunan Ege coğrafyasının en güzel yerlerine yakınlığı. Zamanınız ne kadarsa veya canınız nereye gitmek istiyorsa ona göre bir rota belirliyorsunuz. En yakını yarım saat, en uzağı da üçbuçuk-dört saatlik mesafelerde harika yerlere ulaşabiliyorsunuz. Ben bu coğrafyanın tadını çıkarmak için elimden geleni yapıyorum. Fırsat yaratmaya, zaman bulmaya çalışıyorum. Genellikle de cuma öğleden sonraları çıkıp pazar akşamları dönecek şekilde kısa kaçamaklar yapıyorum. Bodrum’da sürekli yaşayınca arada iki günlük değişiklikler çok iyi geliyor. Ve hemen şunu da eklemeliyim ki dönüşte Bodrum’u özlemiş oluyorum. Buranın kendine özgü bir aurası var ve eğer Bodrum ile frekansınız tuttuysa başka yerde olmayı düşünemiyorsunuz bile. Dün akşam burada yaşayan arkadaşımla bunu konuşuyorduk. İki gün için Datça’ya gittiğini, dönüşünde Bodrum’u çok özlediğini anlatıyordu. O kadar iyi anlıyorum ki. Bende de aynı durum söz konusu çünkü. En sevdiğim ş...

Bodrum'dan Turunç, oradan Selimiye

Resim
Bugün Ekim ayına girdik. Geçen Ağustos ayı bitince bir el düğmeyi çevirdi ve bir anda sonbahar başladı demiştik. Gerçi sonra havalar yeniden ısındı ama o eski sıcaklığı kalmadı. Araya bir soğukluk girdi bir kere. Bugün de aynı el düğmeyi çevirdi ve yağmur yağdı, daha dün sabah denize girmiştim, bu sabah hava serinledi. Akşam kurusun diye mayomu bahçede bırakmıştım sabah bıraktığımdan daha ıslak şekilde içeri aldım. Gerçi bu havalar böyle gitmeyecek, haftaya yeniden ısınıyor, 29 dereceyi göreceğimiz söyleniyor. Bayramda iyi olması buraya gelenler açısından da turizmciler ve esnaf açısından da önemli. Bu yaz hızlı tempoda çalıştık. Mayıs ayından beri Bodrum’un dışına pek çıkamadım. Ağustos ayında bir gece kalmalı Alaçatı yapmıştım o kadar. Eylül ayı ile birlikte biraz dışarı çıkacak zaman yaratma şansım oldu. Bunu önce üç günlük Datça gezisiyle değerlendirmiştim (http://bodrumluhayat.blogspot.com/2013/09/datcaya-uc-gunluk-palamutbuku-tatili.html) . Geçtiğimiz Cuma işleri ayarlay...