Akyaka'dan Bodrum'a gidecekken son anda Fethiye'ye dönüş
Eh tabii sağa saptık (bu ne demek derseniz, bir önceki yazının son satırlarına bakmalısınız). Yol boyu hep sağa saparak Datça’yı bulmuştum. Akyaka’dan da sağa saparak Fethiye’yi bulduk. Datça’dan Bodrum’a dönerken geceler Pazartesi Bodrum’a varırız demiştik ama geçen yazıda dedim ya, Akyaka’da kalmak iyi bir fikir gibi gelmedi. O anda havanın yağışlı ve gri olmasının da etkisi vardı tabii. Üçümüz de hayatın tadını çıkarmak için o anda ne gerekiyorsa yapacak kadar coşkulu olunca, “sizi balık ve meze yemeye bir yere götüreceğim ne dersiniz?” soruma “nereye gideceğiz? kaç saat sürer?” gibi o anın tadını kaçıracak soru soran olmadı. Böylece hesapta olmayan bir rota yapmaya başladık ve Akyaka’dan sağa sapıp Köyceğiz, Fethiye yoluna girdik. Yolda sohbet, müzik derken yiyip içeceğimiz Girida’ya vardık. Gelmeden Girida’nın sahibi Taner’i aramış, yerimizi ayırtmıştık. Her zaman kaldığım Yacht Butik Otel’de yer olmadığını öğrenince Taner’in önerdiği, çarşı içinde yeni açılan Minu Otel’de kaldık...