Kayıtlar

eski bodrum etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yaşadığımız yeri sahiplenmek.

Resim
Uzun zamandır buraya bir şeyler yazmıyorum. Daha önce de bu durumla ilgili söylediğim gibi, hem tekrara düşmek istemiyorum, hem burayla ilgili keyifle yazacak konular çok azaldı. Çünkü buranın tadı eskisi gibi değil. Eski derken kaç yıldan bahsettiğimi de yazayım. Doksanlı yıllarda annemin Akyarlar’da yazlık almasıyla başlayan bir süreçten söz ediyorum. Annem yılın beş ayını Akyarlar’da geçirip İstanbul’a dönerdi. Babam pek gitmezdi zaten. Kardeşim yeğenimin okulu kapanınca gider, açılınca dönerdi. Bense her ay bir kere uzun hafta sonu ayarlar, bir Perşembe akşamı gider, takip eden Pazar akşamı dönerdim. İşim İstanbul’daydı ve o zamanki koşullar gereği sürekli ofiste bulunmam gerekiyordu. Haftada bir kaç toplantım olurdu, yani günler günler geçirmek için Bodrum’a gelemezdim. Tabii burada şu da var, sistemi öyle kurmuştum ve bundan rahatsız değildim. Evet Bodrum’da daha fazla zaman geçirmeyi istiyordum ama bunun nasıl mümkün olabileceğine dair bir fikrim yoktu. Çünkü hayatın akışı beni...

Bodrum ile ilgili bir belgesel seyretmiştim

Resim
İkibinaltı yılıydı diye aklımda kalmış. O zaman henüz İstanbul’da yaşıyordum. Evim Bebek’teydi. Şahane manzarası olan, Bebek koyuna hakim bir evdi. Evliliğimizi bitirmiştik, ben o evde kalmıştım ve ev büyük geliyordu. Hem ortam değiştirmek de istiyordum. Nereye taşınsam diye düşündüğüm bir dönemdi. Akşam eve gelmiş, her zaman olduğu gibi bir kadeh koymuş, ayağımı uzatmış manzarayı seyrediyordum. Laf arasında unutmadan söyliyeyim, Bodrum’a taşındığımdan beri evde hiç içki içmiyorum çünkü rahatlamamı gerektirecek gerginliğim yok. Burada içkiyi keyif ve zevk için içiyorum. Neyse, bir yandan manzaraya dalmışken bir yandan televizyonu açtım ve İz TV kanalında bir belgeselin başına yetiştim. Konu Bodrum’du. Hemen doğruldum ve belgeseli izlemeye başladım. Kısa ama beni etkileyen bir belgeseldi. Hoş, konunun Bodrum olması zaten etkilemeye yeterdi ama bu sefer alışılagelmiş turizm içerikli bir belgesel değildi. Ağırlıklı olarak Bodrum’a sonradan yerleşenlerin gözüyle, duygularıyla Bodrum’u akt...

Bodrum'a 1979 ve 1980 yıllarındaki gelişlerim

Resim
Son yazıdan bu yana bir hafta geçti. Bu akşamki blog yazısında 1978-79-80 yıllarında yaptığım Bodrum tatillerinden kalma bazı fotoğraflara yer vermek istiyorum. Bu fotoğrafların siyah/beyaz olanları o yıllarda babamın Doğu Alman malı Praktika fotoğraf makinasıyla çektiğim fotoğraflar. Bu makinaya babam gözü gibi bakardı ve o yaz tatilinde bana vermişti. Şimdi bu satırları yazarken o makinanın deri kılıfının kokusunu ve kılıftan çıkınca makinanın yaydığı metalik kokuyu hatırlıyorum. Koku çok acayip birşey. Sizi bir anda yıllar yıllar öncesine götürebiliyor. Daha sonra bu siyah/beyaz negatifleri kendim yıkar kendim karta basardım. Babamın hobisi için kurduğu küçük karanlık odada bu işleri öğrenmiştim. Karanlık oda dediğim de içinde iki kişinin dönemeyeceği kadar küçük ve penceresi olmayan, hakikaten karanlık bir odaydı. Sahildeki yürüyüş yolu yapılmadan önceki haliyle Bodrum. Bir gecemi, boş pansiyon bulamadığımdan resimdeki otobüsün olduğu yerde bir Volkswagen kaplu...