Kayıtlar

tatil etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bodrum'a tatil için geliyorsunuz. Peki nereye geliyorsunuz?

Resim
Bu girişi yapmak zorunda kaldım çünkü benden kişisel tatil programlarını yapmamı bekleyenler, rezervasyon konusunda yardım isteyenler, kalmayı düşündükleri tesisleri yazıp hangisinde kalalım diye soranlar o kadar çoğaldı ki, tümüne birden cevap yazamadığım için buraya yazıyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim. Bu yazı benim gözlemlerimi anlatıyor. Yani kişisel tercihlerime göre yazdım. Buraya yazmadığım konularda bilgi sahibi değilim.  Ve lütfen kişisel tatiliniz için benden güzergah, yemek mekanı, bölge vb. talep etmeyin.  Veya "nerede kalalım?" veya "çocuğumla geliyorum, kum nerede iyidir, deniz Mayıs ayında soğuk mudur?" gibi sorular yöneltmeyin. Bildiklerim yazdıklarımdan ibaret.  Bu sorulara cevap veremeyeceğim. Şimdi yazıya başlayabilirim... Diyelim tatilinizi Bodrum’da geçirmeye karar verdiniz. İlk söyleyeceğim, keşke Haziran ayında gelseydiniz. Ama artık çok geç. Yıllık izninizi Temmuz ve Ağustos aylarında kullanmak zorundaysanız kalabalığı göze alıy...

Kekova Kaleköy'de geçen üç gün

Resim
Bayramda Bodrum’dan kaçış projesinin ilk ayağı olan Kekova Kaleköy’deki üç günlük tatilimiz bitirince geriye ne kaldı diye düşündüm. Bir yer hakkında en kestirme fikir beyan etmenin yolu şu soruya verilecek cevaptır; bir daha gitmek ister misin? Kale Köy’e bir daha gelirim diye tahmin ediyorum. Ama Datça veya Faralya gibi bağımlılık yapmayacak bir yer olduğu çok belli. Yani birkaç yıl sonra belki yine gelirim ve bir gece kalırım o kadar. Ama öncelikle yeni bir kalacak yer bulmalıyım. Kale Pansiyon için düşüncelerim pek olumlu değil. Niye böyle düşündüğümü yazayım. Benim için yemek, sadece açlık bastıran bir iş değil. Güzel yemeği, değişik tadları, iyi sunumları seviyorum. Mutfak, hayatımın önemli bir parçası. Yurt içi veya yurt dışında iş için olsun, tatil için olsun gittiğim yerlerin bende bıraktığı izleri en çok bu tadlar oluşturuyor. Bilmemne katedrali hangi şehirdeydi unutabilirim ama o şehirde yediğim bir yemeği, içtiğim bir içkiyi unutmuyorum. Bu açı...

Yalıkavak’ta geçen yaz günleri

Resim
Yaz geldi mi benim Yalıkavak günleri başlıyor. Bodrum’un içindeki evimde geceleri klima açma ihtiyacı duymaya başladığımda laptopu ve bir iki ıvır zıvırı arabaya attığım gibi Yalıkavak’a geçiyor, yaz sezonuna başlıyorum. İşin garibi buraya gelince Bodrum’un içini pek aramıyorum. Ama yaz döneminde bir iki kere Bodrum’a inince bu sefer orayı özlediğimi farkediyorum. Ve bir gece kalınca ve de sabah o sıcağa uyanınca hızla Yalıkavak’a dönüyorum. Buraya gelince de iyi ki geldim diyorum. Şu sıralar iki aşk arasında kalmış durumdayım. Bugün yine Bodrum’da bir işim vardı. Akşamüzeri saat 18:00 olmasına rağmen Bodrum’un içi 38 dereceydi. Yarım saat sonra Yalıkavak’a geldiğimde derece 31’e inmişti. Kışın bana en çok sorulan soru “Bodrum’da bütün kış napıyorsun, sıkılmıyor musun?” sorusuydu. Yaz gelince bu sorunun sıklığı azaldı çünkü buraları bilmeyen ve İstanbul’da yaşayan biri için yazın Yalıkavak’ta olmak mantıklı. Bunu anlayabiliyorlar. Anlamakta zorlanılan bölüm kışın ne yaptığım. Yaz...