Bodrum'da yılbaşı.
Yeni yıla öyle bir giriş yaptık ki, dün kendime gelemedim. Günü yatay seyirde geçirdim. Aslında sabahın beşinde yatınca dünden pek bir şey anlamadım ya. Yılbaşı akşamları evde olmayı sevmiyorum. Bir iki kere evde oldum, onikide yattığımı hatırlıyorum. Dışarıda olunca da öyle özel süslenmiş, canlı müzikli yerlerde olmayı da istemiyorum. Bir kaç kere yurt dışına gitmiştim, oralarda olmak da çok sevimsiz. Gereksiz kalabalıklar, o şehrin meydanına gitmek gibi bir zorunluluk bana göre değil. Ama bir keresinde Sicilya’da Palermo’daydık, o daha farklıydı. Ne de olsa Paris, Londra gibi marka bir yer değildi ve yerel halk ile birlikte yeni yıla girmiştik. O seyahatimden bir bölüm aktarayım; biz arkadaş grubuyla ve turla gidiyorduk. Tek başımıza Sicilya’ya gidecek bilgimiz yoktu. İnternetin de yaygın olmadığı yıllardan söz ediyorum. Nerede kalınır, nasıl bilet buluruz falan uzun işler. Havalimanında, fazla muhabbet etmek istemediğim “dahi” bir ressamımız ve eşiyle karşılaşmıştık. Bizim ekip...