Kayıtlar

müjdat tolu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir deniz feneri hikayesi

Resim
Hayat bazen öyle oyunlar oynuyor ki, birden hiç fark etmediğiniz kişilerle, olaylarla ilgili bağlantıları birbiriyle ilişkilendiriyor, şaşırıyorsunuz. Farkındalıkların artması için rutinden sıyrılmak şart. O zaman bildiğiniz olayların arkasında bilmediğiniz, fark etmediğiniz nelerin yattığını görmeye başlıyorsunuz. Hani eskilerin”gönül gözünün açmak” dedikleri gibi bir hal aslında. Eğer gönül gözünüz açıldıysa o insanla, o duygularla ilgili farkındalığınız artıyor. Eğer sadece gönül gözünüz değil, diğer bütün gözlerinizi açıyor, duygularınızı bloke edenlerden sıyrılmaya başlıyorsanız o zaman çok daha heyecanlı bağlantıları görüyor, kendinize nasıl da anlamamışım diyebiliyorsunuz. İtiraf edeyim ki ben hayatımda şu sıralara kadar yaşamadığım farkındalıklar yaşamaya başladım ve bunun şaşkınlığı içindeyim. Doğrusu kendimle bu kadar sert, ön yargısız, açık bir hesaplaşmam olmamıştı. Hadi bir itiraf daha; babamla olan, babamın vefatını izleyen dönemdeki hariç, hiç hesaplaşmam olmadı diy...

Hiç karşılaşmadığım dostum Müjdat Tolu

Resim
Bu blog sayesinde epeyce yeni insan tanıdım. Bodrum ve Ege tutkusu, şehirden kaçma fikri, bizleri ortak bir yerlerde buluşturdu. Zaman zaman mail yoluyla, bazen twitter kanalıya haberleştik. Bazı blog takipçilerimle yüzyüze tanışma fırsatım oldu. Sıkı dostluklar kurduklarım da var. Kimileriyle Bodrum’da karşılaşıyorum, “sayenizde buraya geldik” veya “bize cesaret verdiniz” diyenlerin teşekkürleri beni çok mutlu ediyor. Haberleştiğim, görüştüğüm, bildiğim, bilmediğim tüm bu blogu okuyanlar, yazanlar benim hayatımın zenginliği oldu. Bu yazıyı, blogdaş dediğim bu dostlarımdan birine ayırmak istedim. 24 Ocak 2012 tarihli yazıda Kumbahçe mahallesiyle ilgili birşeyler anlatmıştım. Birkaç gün sonra bir mail aldım. Yazıda geçen Dalavere Mehmet ile ilgili Baskın Oran’ın güzel bir kitabı olduğunu anlatan blogdaşım beni bilgilendiriyordu. Teşekkür etmiş ve “asıl Selçuk Erez’in İstanköyaltı Bodrum kitabını arıyorum ama ne yayınevinde kalmış ne bizim buradaki kütüphanede” diye dert yanmıştım. ...