Datça'ya iki gece için gidilir mi? Gidilir.
Bundan tam bir ay önce yine Datça’daydım. O seyahatimi yazdığım yazıda “Datça ile aramda, gittikçe artan sevgiye dayalı bir ilişki var. İki ay görmezsem özlüyorum.” demiştim. Bu sefer iki ayı da bekleyemedim. Yaz tam gelmeden, ortalık kalabalıklaşmadan yine gitmek istedim. Belli yerlere gide gele oralarda dostlarım olmaya başladı. Datça’da da öyle. Onları da görmek istiyor, özlüyorum. İşte bu kısa Datça gezisinin nedenlerinden biri de budur. Geçtiğimiz hafta sonu hava biraz netameliydi. Yağdı yağacak havası olunca Cumartesi sabahı erkenden kalkmadım. Havanın durumuna göre son anda karar veririm dedim. Bizim Bodrum’un havası hiç belli olmaz. Gerçekten de çok ani değişiklikler yaşanabiliyor. Türkbükü’nü sel alırken Bodrum’a damla düşmediğini, pırıl pırıl olduğunu bilirim. Bodrum ile Marmaris’in de havaları hiç benzemez mesela. Orası sık yağış alır, Marmaris’e yağarken Bodrum’da denize girersiniz. Datça ile havamız biraz daha benzeşiyor. Ara sıra kafamı Datça tarafına çevirip bulutla...