Bu yıl da Bodrum'dan Datça'ya, bahar açan bademlerin peşinde.
Datça ile ilişkim Bodrum’a yerleştikten sonra başladı ve her yıl artan bir bağ ile sürüyor. Bunda Datça’nın bana göre müthiş coğrafi özelliklerinin yanı sıra Fevzi gibi, Serap gibi dostlarımın olmasının da katkısı var tabii. Hiç bir neden olmasa bile, Fevzi’de Ege otları yiyip, yanında bol rakı soslu sohbet için gidiyorum. Zaten bundan daha iyi neden olabilir mi? Ha bir de üç yıldır bu mevsimde bahar açan bademleri görmeye gidiyorum. Bu badem baharları konusunu bana yine kışın Datça’da mekanındaki bir rakı masasında Fevzi anlatmış, mutlaka gel gözlerine inanamazsın demişti. Ertesi yıl, yani 2013’ün Şubat ayında ilk defa gitmiştik. O kadar etkilenmiştim ki her yıl Şubat ayını bekler oldum. Geçen yıl yalnız gittim. Bu yıl İstanbul’daki arkadaşım sevgili Gülüşan –ki gide gele O da bir Datça sevdalısı oldu- benden dinlediği, blogda okuduğu bademleri yerinde görmek için kalktı geldi. Yola çıkmadan önceki akşam Mahmut Kaptan’da beraber olduğumuz sevgili dostlarım Simten (nam-ı diğer Timten)...