Ana içeriğe atla

Yayınlar

Nisan, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Evde kalma günlerinde rakı akşamları

Bugün salgın nedeniyle evde kalmaya başlayalı otuz beşinci günü bitiriyorum. Bu süre içinde bir kaç kere evin bulunduğu blogun etrafında yürüdüm, bir kere Glaros’u kontrol için limana gittim, dört kere de arabayla Turgutreis’e, beş dakika da olsa valideyi sosyal mesafeyi koruyarak, uzaktan görmeye gittim. Eski hayatıma oranlarsak bütün bunları iki günde yapardım. Günlük adım ortalamamı on binin altına düşürmemek için yaptığım yürüyüşleri düşünürsem, şimdi tüm yürüdüklerim yirmi bin olmuşsa yine iyi. Evde kalmaya başladığımız günlerde hava pek iyi değildi, sık sık kuvvetli rüzgarlar, fırtınalar esti. Son bir kaç gündür hava iyi gidiyor, bisiklet bana bakıyor ben ona. Bari yıkayıp, temizleyeyim dedim. Belki önümüzdeki günlerde -yine evin etrafında bile olsa- haftada bir, on beş dakikalığına kullanabilirim.
Bu blogu takip edenler çok gezdiğimi biliyor. Eski hayatımız devam etseydi şu Mart ve Nisan ayları içinde en az bir kere Fethiye’ye, bir kere Datça’ya, belki bir kere Söğüt’e giderdim.…

Karantina akşamında rakı ve müzik

Bu akşam Türkiye'nin büyük bölümünde sokağa çıkma yasağı var. Evlerdeyiz. Ben bu akşam kuracağımız rakı sofrası için birazdan meze hazırlamaya başlayacağım. Bir yandan Yunan müziği dinlerken bir yandan yudum yudum uzo içerim. Sonra sofra hazır olduğunda rakıya geçerim.














İstedim ki ben Bodrum'da rakımdan yudum alıp çatalımın ucuyla meze tırtıklarken dinleyeceğim müziklere evde rakı sofrası kuracak olan dostlarım da ortak olsun. Aynı masa etrafında olamasak da kadehimi sizlere kaldıracağım.


Konserlerine gittiğim cazcılar.

Caz en çok dinlediğim, en sevdiğim, CD arşivimin en önemli bölümünü oluşturan müzik türü. Yanı sıra Dünya müzikleri, Latin, Balkan -özellikle Yunan- müziklerini de çok seviyor, dinliyorum. Hele Bodrum'da yaşamaya başladıktan ve de deniz ve yelken ile haşır neşir olmaya başladıktan sonra, karşı adalara gide gele Yunan müziği arşivim de çok gelişti. Yaz akşamları bir Yunan adası limanında Glaros'un havuzluğunda oturup, buzlu bir kadeh uzo içerken buzukinin kıvrak nameleriyle şenlenen Yunan ezgileri iyi gidiyor. Ama cazın yeri ayrı.

Evde olduğum zamanlar özellikle de akşamları müzik dinleyerek geçiyor. Evimde TV yok, yıllardır hiç izlemiyorum. Yaşadığımız mahalle sakin, evin içi de sakin, akşamları bir şeyler okuyup caz dinlemek her zaman tercihim. Yaklaşık yirmi beş yıldır CD alıp koleksiyonumu zenginleştirdim. İki bin civarı CD'nin yaklaşık bin beş yüz kadarı caz CD'si. Bu arşivin tamamına yakınını, kuzenim Hakan'ın Lale Plak mağazasından alarak oluşturdum. Arada yu…