Kayıtlar

Girişaltı masalı

Resim
Bugün bir masal anlatayım dedim. Masalın geçtiği yer bir yerlere benziyorsa tamamen rastlantı eseridir, baştan söyliyeyim. Zaten adı üstünde masal işte. Aşağıdaki resimler de Girişaltı denilen bu beldeyle ilgili benim hayalim. Bu resimdeki yerler gibi hayal ettim. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin Girişaltı adında, masmavi suların kıyısında, hayatın ağır ağır aktığı, yaşaması zevkli, aydın, neşeli ve güzel insanların oturduğu bu belde ülkenin göz bebeğiymiş. Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan bu belde çağlar boyu çok el değiştirmiş, türlü kültürle yoğrulmuş. Tabii halkı da genlerinde bu tarihin, çok kültürlülüğün izlerini taşıyormuş. Hoşgörülü, dini bütün olanın içki içene karışmadığı, içki içenin dini bütüne saygıda kusur etmediği bu güzelim belde, son zamanlarda ülkeye hükmeden Beyaz hanedanının görüşüyle hiç uyuşmaz olmuş. Hanedan mensupları ve kral ne kadar hoşgörüsüz ve ceberrutsa, Girişaltı halkı tam tersiymiş. Onlar herkesi kendi gibi olsun isterken Girişaltı halkı far...

Yalıkavak'ta gürültü yapan milyonerler

Resim
Kuralsız para harcamak için kuralları hiçe sayan mekanlar yapılması kurallara gayet uygun. Parasıyla değil mi? Yatırımını yaparsın, iznini, ruhsatını alırsın. Yatırımı yapılan para öyle birkaç milyon dolar da değil, çok daha fazla. Yalıkavak'taki marinayı Profilo Holding inşa etmişti. Yapım aşamasına geçilirken Yalıkavak'lı denizciler marinanan yer seçiminin isabetli olmadığını, akıntısı ve rüzgarı karşıdan almasıyla buranın uygun olmadığını söylemişlerdi. Onlara göre marina şimdi bulunduğu yerin tam karşısına, Küdür bölgesine yapılmalıydı. Bunun doğru olduğunu anlamak için yılların denizcisi olmaya da gerek yok. Yalıkavak'ta en az bir gün bir gece kalan birisi buranan rüzgarını görüp doğru kararı verebilirdi. Ama ne olduysa oldu Profilo marinayı buraya yapmakta ısrar etti, yaptı. Patron Cefi Kamhi de rüzgarı az, denize sakin olan Küdür koyunun ucuna kendine malikane kondurdu. Marinada tekneler çıp çıp sesleri ile durduk yere sallanırken kendisi sakin sulara kulaç attı o ay...

Datça Palamutbükü'nde iki gün

Resim
Geçen Cuma günü yine kısa bir tur yapmış, Bozburun ve Datça Palamutbükü’ne gitmiştik. Bir önceki yazıda Bozburun’da Orfoz’da yediklerimizi ve mekanı anlatmıştım. Şimdi biraz Palamutbükü faslından söz edeyim istiyorum. Benim kısa turlarımın odağında hep yiyecek içecek var. Hem Ege coğrafyasının sevdiğim yerlerini geziyorum hem oralarda sevdiğim mekanlarda yiyip içiyorum. Benim için kahvaltının da, öğlen yemeğinin de, akşam yemeğinin de yeri ayrı. Ama asıl akşam yemeği başka bir ayin tabii. Bozburun’da Orfoz’da yediğimiz muazzam bir akşam yemeğinden sonra sabah uyanıp denize girdik ve arabaya atladığımız gibi Datça’ya doğru yola çıktık. Bozburun’dan Hisarönü’ne geldiğinizde Marmaris-Datça yoluna çıkan sapağa vardığınızda sağa dönerseniz yüz metre sonra Mavi Pide’ye gelirsiniz. Mavi Pide çok iyi pide yapıyor gerçekten. Kesinlikle mide kaynatmıyor. Közlenmiş patlıcanlı ve otlu, peynirli pideleri çok lezzetli. Kalabalık gittiğimizde herkes ayrı bir çeşit sipariş ediyor ve birbirimizin...