Kayıtlar

Bodrum'da sıradan bir hafta

Resim
Bu blogda buradaki hayatımı anlatıyorum. Arada sırada hayata bakışımla ilgili bazı notlara da yer veriyorum ki bu çok doğal. Burayı kendi bakış açımdan anlattığıma göre bu ülkede olup bitenlerle ilgili ne düşündüğümü ara sıra fırsat olduğunda yazıyorum. Çünkü bunlar benim İstanbul’dan ayrılmama, burada bir hayat kurmama neden olan bazı konular. Bu gibi yazılar çok az da olsa, yazdığımda gelen tepkiler ilginç. Beni eleştirdikleri tavırları aynen kendileri yaparak yazan da oluyor veya espri anlayışı Mars’ta yaşamamın daha iyi olacağını söyleyecek seviyede olan da. Bilenler bilir, blogger gelen yorumları önce denetiminize sunuyor. Üzerinde değişiklik yapamazsınız ancak yayınla/yayınlama diye tercih kullanabilirsiniz. Bugüne kadar içeriği küfür olan bir yorum hariç olumlu/olumsuz tümünü yayınladım. Ki böylece nasıl bir toplum olduğumuza dair çok küçük de olsa bazı ipuçları elde edebilelim. Bu blog bir tartışma platformu değil, benim Bodrum’daki hayatımı anlattığım bir blog. Adından belli ...

Bodrum'da 19 Mayıs'ta halk yürüyüşü

Resim
Bodrum’da çok coşkulu bir 19 Mayıs kutladık. Buraya yerleşmeden önce 19 Mayıs, 29 Ekim gibi bayramlar benim için tatil fırsatı yaratan milli günlerimizdi. Kurban ve şeker bayramları da bunların dini versiyonlarıydı. Son ikisi benim için yine aynı anlamı taşıyor ama AKP iktidarının bizlerin yaşam tarzına müdahale etmeye başladığı son üç dört yıldır bu milli bayramların anlamı değişmeye başladı. Özellikle Bodrum gibi kaç/göç olmayan, halkının kimi namaza giderken kiminin meyhaneye gittiği, kimsenin kimseye karışmadığı beldelerde, iktidardaki zihniyetin asla aklının eremeyeceği iyi ve doğru bir hayat sürmekte. Biz Bodrum’da böyle yaşıyoruz. Ama son dönemlerde bu hayat tarzı hepinizin bildiği gibi gittikçe diktatörleşen başbakanın kimliğine uymadığı için orasından burasından kurcalamaya, rahatsız etmeye başladı. Bu da bizi rahatsız ediyor tabii. Benim kuşağım Atatürk sevgisiyle büyüdü. Bunda acayip bir yan yok. Derken iktidardaki zihniyetin bir türlü içine sindiremediği Atatürk’ü...