Yayınlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bodrum'da Mandalin Bar'da Suzan Kardeş'i dinlerken

Resim
Dün akşam Bodrum'un en güzel mekanlarından biri olan Mandalin'de Suzan Kardeş'i dinlemeye gittik. Mandalin bu yaz başına doğru açıldı. Çarşının bitiminde, sahilde, eski bir palamut deposunu restore ettiler ve Bodrum'a çok güzel bir mekan kazandırdılar. İşleten aynı zamanda Bodrum'un popüler rock mekanı Kule Bar'ı işleten kişi. Epey bir yatırım yaptığı belli. Çok başarılı bir restorasyon yapılmış. Bodrum'da, denizin dibinde, balkonunda kaleyi seyrederek müzik dinlemek ne demek tahmin edersiniz. Ayağa düştüğü için günlük konuşmalarımda da, blog yazılarında da kullanmamaya özen gösterdiğim "keyifli" tanımını burası için kullanmak şart oldu. Çünkü öyle gerçekten de. Bu sezon mekanın açılışında gitmiştim. İsmini hatırlamadığım, pek de iyi olmayan, sadece kadınlardan kurulu bir grup vardı. Konser yarısına varmadan kaçmıştım. Sonra Yeni Türkü geldi ve iki akşam üst üste gittik. Araya yaz girdi ve ben Yalıkavak'a geçtiğim için pek Bodrum'a inmedim

Bodrum'da günlerim nasıl geçiyor?

Resim
Bu blogda Bodrum'u, buradaki yeme içme yerlerini, Bodrum'da ve çevresindeki coğrafyada olan biteni, mekanları, güzellikleri anlatmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de ister istemez kendimden de söz etmiş oluyorum. Çünkü yazdıklarımı bizzat yaşadığım için, hem anlatan benim hem bazen de anlatılan ben oluyorum. Ama yazdıklarımın tümüne şöyle bir baktığımda, okuyanlar benim burada sadece yiyip içen ve gezen biri olarak algılayabilir düşüncesine kapıldım. Böyle algılanmaktan hiçbir şikayetim olmaz, o ayrı. Fakat günün uyku dışında kalan yaklaşık 16 saatini de böyle geçirmediğim gibi bir gerçek var. Yani benim de burada bazı yapmak zorunda olduğum işlerim, görevlerim var. Biraz onlardan da söz etmek istiyorum. Böylece buraya yerleşmek isteyenlere kendi modelimi biraz daha açmış olurum belki. Herşeyden önce buradaki hayatımı sürdürebilmem için para kazanmam lazım. Ve hayatımda miras ya da piyango gibi müthiş iki seçenek malesef olmadığından çalışmam da lazım. Benim asıl yaptığım, işim

Bodrum'dan İstanbul'a günübirlik gidiş; teyzeme son görev

Resim
Dün -yani 17 Kasım Perşembe- günü annemle günübirlik İstanbul'a gidip geldik. İki gün önce teyzemi kaybetmiştik ve O'na yapmamız gereken bir son görev vardı. Önce buradan İstanbul'a gidiş ve Atatürk Havalimanından Fenerbahçe Camiindeki namaza yetişme macerasını anlatmak istiyorum. Dün sabah Bodrum'da hava çok açık, rüzgarsız ve sabah saat 8'de 14 derece civarındaydı. Annemin evi Akyarlar köyünde. Oradan Bodrum-Milas Havalimanı yaklaşık 60 km. Bu mesafeyi -Bodrum içindeki ışıklara takılmak dahil- 50 dakikada aldım. Yol üzerinde bir iki kısa videoda çektim, aşağıda görebilirsiniz. Sonra uçak tam zamanında kalktı ve tam zamanında Atatürk Havalimanına indi. Oto kiralama işi için yarım saat harcadık ve saat 10:45'de Yeşilköy'den yola çıktık. Önce TEM'e girdim. O saatte ağır vasıtalar köprü yoluna giriyormuş. Ne bileyim, unutmuşum. Bir anda TIR'ların arasında kaldık. Yağmurlu ve soğuk bir hava bir yandan, araba içinde öylece kalakalmak bir yandan, öğle

Bodrum'da bayram sonrası

Resim
Bayram tatilinde perşembe ve cumayı köprü yapanlar da gidince bayram resmen bitti. Bizbize kaldık. Şimdi artık nisan ayına kadar "bizbize" mevsimi. Bayram biter bitmez pazar günü itibariyle hava bozdu, karayel sert esmeye başladı, iki gün boyunca yağmur yağdı. Buraları bilmeyenler eğer şu günlerde Bodrum'daysalar havanın en az bir ay açmayacağını düşünmüşlerdir. Oysa Bodrum böyle bir yer işte, şiddetli yağıyor, esiyor, gürlüyor ve iki üç  gün sonra hiç birşey olmamış gibi açıyor. Ve bugün hava açtı. Önümüzdeki beş günlük meteoroloji raporuna göre hava açık ve ısı ortalama 17 derece civarında olacak. Yani sabah bisiklet ve akşam yürüyüşleri yapılabilecek. Haftasonu Bodrum Belediyesi'nin Gümbet'teki yüzme havuzuna gidip bakacağım. Kış sezonu için kayıtlar açıldıysa yüzmeye başlamak istiyorum. Ne yürümek ne bisiklet yüzmenin yerini tutmuyor. Aşağıda haftasonu henüz yağmur yağmadan önce Bodrum'dan Akyarlar'a giderken manzarası çok iyi olan tepede