24 Ocak 2012 Salı

Bodrum'un Kumbahçe mahallesinin sokak araları

Kumbahçe mahallesi Bodrum'un denizle en içiçe mahallesi diyebilirim. İstisnasız bütün sokakları denize açılan tipik Bodrum Mahallesi. Sokak isimlerinin çoğu çiçek, bitki ismidir. Akasya, Lale, Yasemin, Çilek, Zambak, Papatya gibi. Ama bence en güzel sokak ismi Dalavere Mehmet sokaktır. Bu sokak, Kumbahçe'nin en bilinen mekanlarından Mavi'yi geçtikten sonra yokuşu tırmanırken soldadır. Mavi'yi Bodrum'a gelen ve geceyi sabaha dönerken müzikle bitirmek isteyenlerin hepsi bilir. Ben de daha genç zamanlarımda Bodrum'a yazları geldiğimde Mavi'ye mutlaka uğrardım. Ama yerleştim yerleşeli daha gidemedim çünkü benim en geç yatacağım saat üç civarıdır. Bu da ayda bir filan olur. Mavi ise o saatte yükünü alıyor. Yani beni aşıyor. Fakat bir gece milli olacağım. Belki uyuyup saat kurar, uyanır giderim kim bilir?


Bu bölge Bodrum'un çok eski bölgelerinden birisidir ve sokaklar çok tipiktir
Mavi'yi saydığıma göre diğer birkaç önemli mekanı da burada saymam iyi olur. Bodrum'un en eski balıkçılarından Berk buradadır. Berk Bodrum'da yaz kış yaşayanların tercih ettiği bir balıkçıdır ki ben de severim. Tek şikayetim aşçının sarmısak konusundaki cömertliği. Berk'i geçince Mavi, Mavi'yi geçince de Orfoz vardır. Orfoz hakkında daha önce birşeyler yazmıştım ( http://bodrumluhayat.blogspot.com/2011/10/yalkavaktan-bodruma-donus-orfoz-ve.html ). Bozburun'daki Orfoz'u işleten Selçuk Bey ve Güneş Hanım'ın iki oğlunun işlettiği Bodrum Orfoz hiç tartışmasız Bodrum'un en iyi deniz mahsülü restoranı. Dikkat, rakı mezelerinin ağırlıkta olduğu balıkçı demiyorum, deniz mahsülü diye tanımlıyorum. Öyle bir yer.
Berk Balık'ta üst katta balkonda veya altta yol üstünde oturabilirsiniz
Yazın teknelerin doldurduğu Kumbahçe sahilinden görüntü
Sadece deniz konulu malzemelerin, deniz kabğu, deniz atı, sünger gibi hediyeliklerin satıldığı kişilikli dükkan
Orfoz'un tadı doyumsuz istiridyesi

Bodrum kalesinin Kumbahçe sahilinden görüntüsü
Geçtiğimiz günlerdeki şiddetli lodos fırtınasının getirdikleri temizlendikten sonra Kumbahçe sahili
Ocak ayında bir pazar günü, sahilde yarışan yatları seyrederek bira içenler
Kumbahçe, bence hak ettiği yerde ve kalitede değil. Neden böyle düşündüğümü anlatayım. Bodrum'da bir kafede veya meyhanede oturduğunuzda önünüzden insanlar gelip geçerken hem kumsalı, hem denizi, hem Karaada'yı, hem kaleyi ve hem de Kos'u göreceğiniz tek yer burası. O zaman da en iyi restoranların, meyhanelerin, kafelerin burada olduğunu düşünürsünüz değil mi? Hiç de öyle değil ama. Her nasılsa buradan bir biçimde kendini soyutlamış, yukarıda yazdığım Berk, Mavi ve Orfoz'u saymazsanız, Azmakbaşı'ndan Halikarnas Disko'ya kadar en kalitesiz yerler buradadır. Halikarnas zaten başlı başına süflilik ve pespayelik abidesi. Çevreye, insana ve Bodrum'a saygısız bu mekan neyse ki bu yaz açılamadı. Yıllardır mal sahibiyle mahkemelik diye duymuştum. Bakarsınız davayı tamamen kaybeder ve o zihniyet bir daha Bodrum'a gelmeyecek şekilde yok olur.

Azmakbaşı'ndan sonra yan yana geceleri sadece gürültü üreten, yanyana oldukları için de birbirinin sesini bastırabilmek için olabildiğince volümü yüksek tutan sözde eğlence yerleri burada. Ucuz ve tabii kalitesiz içki, çok kötü yemekler, ucuzcu turiste hitap eden, Gümbet'in Kumbahçe versiyonu restoranlar da buradalar. Yazın geceleri burada yürümek, yürürken sağır olmadan, dışarı taşan kokulardan mideniz bulanmadan geçmeniz kolay değil.






Oysa tipik güzel evler, en kişilikli sokaklar bu mahallede. Eski komşuluk ilişkileri, eski tarz tipik Bodrum pansiyonları da burada. Üniversite öğrencisiyken 70'lerin sonuna doğru ilk kez geldiğim Bodrum'da ben de bu pansiyonlarda kalmıştım. Hatta ilk kaldığım pansiyonun adı Şoray Pansiyondu. Tertemiz çarşafların kokusunu hatırlıyorum. Gündüz insan gece kurt adam misali, bu harika mahallenin yaz geceleri çekilmez oluyor. Buradaki evlerde oturanlara kışın gıpta edilir, ama yazın onlar adına üzülünür. 










Hal böyle olunca, benim gibi Bodrum'u seven biri, kışın hemen hergün yürüyüşlerinde gittiği Kumbahçe ile haziran ayının yarısından sonra vedalaşıyor. Eylül ayının ikinci yarısına kadar pek görüşmüyoruz.


Bazen düşünüyor ve konuşuyoruz da; Acaba yıllar önce İstiklal Caddesi'nin geçirdiği değişimin benzerini Kumbahçe'nin sahil şeridi de geçirir mi? Bu restoranları işletenler ve onların zihniyeti bir şekilde Bodrum'u terkeder mi? Bunun için şartlar ne zaman oluşacak bilinmez. Ama Bodrum'un marina bölgesindeki üslup ve anlayış Bodrum geneline yayılırsa buralar da dayanamaz, değişmek zorunda kalır. Bu her yerde, hep böyle oldu.


Bodrum'un sokaklarını gezmeyi sürdüreceğim. Şimdilik sokaklar konusuna ara veriyorum. Yeni bölgelerle ilgili yeni malzemeler toplamak için biraz havanın izin vermesini bekleyeceğim. Bu arada sizler eski yazılarla birlikte Bodrum sokaklarını gezmeye devam edin. İlk fırsatta da gerçeğini yapın derim. Hele haziran ayı bitmeden gelin ki tadını çıkarın. Bakarsınız yürüyüş yaparken karşılaşırız.












6 yorum:

  1. Kumbahçe sahilinde, hemen Halikarnas'ın önünde Belediye cafe var. orası çocuklu da gidilebilecek iyi bir yer. sizce?
    gorki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, çocuk parkı olması çocuklu aileler için tercih nedeni. Ben de genellikle hafta sonu yürüyüşlerinde kahve molası veririm.

      Sil
  2. Ayıptır, günahtır, zulümdür bu yazdıklarınız ve görüntüledikleriniz. Bilmez misiniz Bodrum'a, hem de Yalıkavak'a yerleşmek isteyenler vardır yeni okuyucular arasında, bilmez misiniz Bay Fevzi mezelerine ağzı sulanıp günlerdir sürdürdüğü beyazlayan mayi perhizini bozmak zorunda kalacaklar olduğunu....

    Yazıktır bana...

    Nam-ı diğer; Jumot

    YanıtlaSil
  3. Video'yunuzu begendim, bende Bodrum'un bu bolgesini cok begenirim. Canada'dan selamlar.
    Ridvan

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim. Bodrum'dan selamlar.

    YanıtlaSil
  5. Serdar bey bu güzel sokakları bizlere sunduğunuz için çok teşekkür ederim. Ancak bu sokakların adlarınıda yazsanızda bizde gidip görebilsek.
    Tülin

    YanıtlaSil