Ana içeriğe atla

Yayınlar

Şubat, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bodrum'a yerleşmek istiyorum... ama

Üç gündür Bodrum’da tam bahar havasını yaşıyorduk. Ta ki bu sabaha kadar. Sabaha karşı gök gürültüsü ile uyandık. Üstüne şiddetli bir yağmur bastırdı. Sonra hafifledi ve kuşlar cıvıldamaya başladı. Ama öyle böyle değil, baharın müjdesini verircesine şakıyorlardı. Kışın buralar sessizdir. Benim evimin olduğu bölge özellikle daha da sessiz bir mahalle. Sabahları horoz sesiyle uyanıyorum. Arada kuşlar da cıvıldaşır ama dedim ya; bu sabahki başka türlüydü. Baharın gelmekte olduğunu duyuruyorlardı.

Geçen hafta Cuma günü öğlen saatlerinde Bodrum pazarından dönerken Zazu'da bizim ekibi gördüm. Güneşe doğru dönüp, üstte bir t-shirt ile Şubat’ın 24’ünde oturup kahve içmenin ne demek olduğunu düşünsenize. Muhtemelen o saatlerde İstanbul’da, Ankara’da gri ve yağışlı bir hava vardı ve muhtemelen bu satırları okuyanların büyük bir çoğunluğu iş yerlerinde, ofislerinde cuma bitse diye bekliyorlardı. Zaten kış bitmek bilmedi diyorsunuzdur. Bu havalarda bunalmışken üstüne yavaş yavaş bahar gelmeye …

Eski Bodrum'luların hatıralarına ve anekdotlara devam

İstanbul’dan beklediğim kitaplar geldi. Bodrum ile ilgili öyle yüzlerce kitap yok diye yazmıştım. Olanları da Bodrum’daki kitapçılarda bulmak mümkün değil. Bu nasıl dükkancılıktır, niye bulundurmazlar, nasıl anlayıştır diye sormayın. Burası Bodrum. Muhtemelen akıllarına gelmiştir de üşenmişlerdir.

Baskın Oran’ın Dalavera Memet’in Bodrum Tarihi ve Enişte Gözüyle Bodrum adlı iki kitabını hemen okuyup bitirmek istiyorum. Kolay okunan, akıcı diliyle sizi de sohbete dahil eden kitaplar. Baskın Oran İstanbul bağımsız milletvekili adayı olduğu dönemde ben İstanbul’da yaşıyordum ve benim bölgemin adayıydı. O zaman oyumu kendisine vermiştim. Ben de bu konuyla ilgili bir anekdotumu aktarmak istiyorum; o yıllarda ofisimde birlikte çalıştığımız işlerimde bana yardımcı olan grafik tasarımcı arkadaşım Almanya’da doğmuş, üniversiteye kadar orada okumuş biriydi. Bazen Türkçe konusunda özellikle kelime bulmada sıkıntı çekebiliyordu. Baskın Oran lafı çevremizde çok sık geçiyordu. Bir gün bana “ya abi be…

Eski Bodrum'a dair, oradan buradan

Önceki haftadan itibaren burada eski Bodrum’a dair hikayeleri ve o dönemlerin Bodrum’lularını anlatmaya başladım ya. Bu akşam ikinci bölümü yazayım istedim. Bu bölümde geçen hafta yaptığım gibi bir kişiyi değil, oradan buradan anekdotları, bilgileri aktarmak istiyorum. Selçuk Erez’in İstanköyaltı Bodrum’undan alarak, biraz da ekleyerek… Bodrum şivesi de çok hoş. İlk zamanlar buranın yerlisi olan yaşlı amcalarla, teyzelerle konuşurken hiç anlamıyordum. Zamanla kulağım alıştı. Çevremde bu lehçeyi konuşan çok sayıda insan olmadığından kavramam yavaş gelişiyor. Yine de ilk geldiğim günlere göre iyiyim. Hiç olmazsa artık cumaları pazardaki tezgahından ot aldığım teyzemin yemek tariflerini biraz anlar hale geldim. Bir iki şive örneği aktararak başlayalım. “Neyleeem a Gülizar? Dongırak dongırak saçlarım vaadı. Bir yargından bir yargına… garayılanlar gibi. Kocam eline doladı da önüne gattıdı… Barka bile yolda gördü de ‘Tarlanın daşlısı gızın saçlısı’ diye atma attı. Künaanı çekem, birine su vedi…

Bodrum'un ruh verdiği, Bodrum'a ruh veren insanlar; Dalavere Mehmet

Bir gün Bodrum'un sokaklarını fotoğraflamak aklıma geldiğinde kasabayı mahallelere göre gezmeyi planladım. Böylece sınıflandırmak kolay olacaktı. Günlük yürüyüş ve gezi yolumun üzerinde olmayan sokakları çok iyi bilmiyordum. Hem merakımı gidermek hem de bir belge olması bakımından bu işe giriştim. Öyle bilimsel bir çalışma filan sanmayın, sadece basit bir arşiv oluşturmak istiyordum. Sokakları gezmeye başladıkça, mahalleler arasındaki yapı farklarının nelere dayandığını da merak etmeye başladım. "Yapı" tanımını iki anlamda kullandım, hem bina anlamında yapı hem mahallenin yaşama biçimi anlamındaki mahalleli yapısı. Biraz eskilere sorarak ama daha çok da yazılı kaynak arayarak bilgi kırıntıları toplamaya başladım. Kumbahçe mahallesini gezerken gözüm bir sokak adına takıldı. Dalavere Mehmet Sokak. Bu arada farkettim ki kimi "dalavere" kimi "dalavera" yazıyor. Hangisi doğru diye TDK yazım kılavuzuna başvurunca "dalavere" yazımının önerildiğini g…