Yayınlar

Temmuz, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yalıkavak’ta yiyecek mekanları

Resim
Bu yazıyı 2011 yazının 29 Temmuz günü yazmışım. O günden bugüne çok şey değişti. Kişisel görüşüm şu; Yalıkavak bozuldu. Bu benim dünya görüşümü yansıtan bir fikir. Başkaları başka şey düşünebilir. Öyle de düşünüyorlar ki Yalıkavak'ta inşaat sektörü patladı, konut fiyatları katlandı. İstanbul'un çoğu yeni zengin kesimi yazlık almaya başladı. Ardı ardına "biiç"ler ve rezidanslar açıldı. Eskiden sadece Xuma varken şimdi -görgüsüz- takımın geldiği, bütün gün cıstak müzik çalınan, akşamları "happy hours" konseptli mekanlar türedi. Bunlarla beraber yeni insanlar da türedi ve Yalıkavak'ın tadı iyice kaçtı. Aşağıda öve öve anlattığım bir zamanların Sait'i yok artık. Adı marina kendi AVM olan, zevksizlik abidesi Palmarina içine geçti. Böylece yok oldu. Şimdi Bodrum'a şube açtı ama eski yerindeki o havanın olması maalesef mümkün değil. Duyduğuma göre de eski yeri "Eski Yer" adıyla eski kadronun bir bölümüyle hizmet veriyormuş. 

Bodrum-İstanbul gidiş geliş 12 saat ve Asmalımescit'in son hali

Resim
Bu sabah -tabii yine iş için- İstanbul'a yollandım ve akşamına döndüm. Sabah 09 uçağı ile gittim, 19:30 ile geldim. İstanbul çok boğucu ve nemliydi. Kışının gri, pis havasını ve insanın kulağına bile kaçan toz gibi sinsi yağmurunu hiç sevmezdim. Yazın da şu nemli yapış yapış havasını sevmem. Bodrum'da kış da yaz da adam gibi. Kışın doğru dürüst, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor ve en geç ertesi gün hava pırıl pırıl oluyor. Öyle günler süren grilik yok burada. Yazın da adam gibi sıcak oluyor ama İstanbul'unki gibi kalleşçe acıtmıyor, boğmuyor. Tabii denize girip serinleme gibi alternatiflerden şimdilik hiç söz etmiyeyim. Çünkü birkaç saat önce İstanbul'daydım ve yazı orada geçirmenin ne menem birşey olduğunu bugün yine yaşadım. Sabah 9'daki Atlasjet uçağı genellikle olduğu gibi tam saatinde kalktı ve yolda pilotun yaptığı anonsa göre Atatürk Havalimanı kulesi öncelikli iniş izni verip hava koridoru açmış, kalkıştan tam 48 dakika sonra tekerlek piste değdi. Ş

Yalıkavak Bodrum’un neresinde, iklimi nasıl?

Resim
Bugünden başlayarak birkaç yazıda Yalıkavak’ı anlatacağım. Yazlarımı geçirdiğim, çok sevdiğim ve bir gün hariç güzel günler yaşadığım huzurlu Yalıkavak’a böylelikle borcumu öderim belki. O kötü geçirdiğim bir günü de ileride anlatırım. Yalıkavak’a ilk gelişimin tarihini hatırlamıyorum ama en azından 20 yıl önceydi. O zamanlar henüz havalimanı olmadığından her yaz bir hafta on günlüğüne arabayla gelir, tatili yapıp İstanbul’a döner, bir daha Bodrum’un adını bile anamazdık. Sonra havalimanı yapıldı sezonda her ay bir kez perşembe akşamından gelir, aklımı Bodrum’da bıraka bıraka salı sabahları ofise gitmek üzere en erken uçakla dönerdim. Bodrum’dan ayrılacağım salı gününün öncesi pazartesi öğleden sonraları fena bir hüzün ve sıkıntı çökerdi. İşte o yıllarda koyları gezdiğim dönemlerde bir iki kez Yalıkavak’a da uğradım. Ama sürekli esen rüzgarı nedeniyle bir türlü ısınamamıştım. Ta ki bir iş nedeniyle Yalıkavak’a gelmem gereken 2007 yılının şubat ayına dek Yalıkavak’la ilişki

Yine Bodrum’dan Datça’ya haftasonu kaçamağı ve tabii ki Fevzi’de meze ve rakı

Resim
Kışın Bodrum’da yaşıyorum. Yazın Bodrum boğucu sıcak ve çok kalabalık olduğu için, yarımadanın kuzey rüzgarlarına açık Yalıkavak’a kaçıyorum. Ara ara da tatil için Datça’ya, Selimiye’ye, Bozburun’a gidiyorum deyince birileri fena halde kulağımı çınlatıyor. Bodrum zaten tatil yeri. Üstüne bir de Yalıkavak’ta yazlık yapmışsın. Utanmadan tatile mi gidiyorsun diye takılanlar oluyor ama n’apayım ki insanın tatile ihtiyacı var. Nerede yaşarsan yaşa. Sonuçta gün boyu iş yapmıyor muyum? O zaman ortamı değiştirmek, kafayı boşaltmak gerekmez mi? Nasıl? Olmadı mı? Tamam, kimseyi ikna edebileceğimi sanmıyorum zaten. Bir ay sonra, bu sefer Yalıkavak’tan Datça’ya doğru yola çıktık. Bu yolculuğumuza Havva ve Ahmet de eşlik ettiler. Datça’yı çok seviyorum, onun  için her yıl en az dört beş kez Bodrum’dan feribotla geçiyorum. Bunlardan biri yaz ayına denk geliyor, diğerlerini ilk ve son bahar döneminde yapmayı tercih ediyorum çünkü Bodrum’da yaşayarak gördüm ki, buralar o mevsimlerde başka güz