15 Mart 2013 Cuma

Bir etnik müzik akşamı


24 Şubat günü blogda ilk kez dünya müziklerinden, etnik müziklerden örneklere yer vermiştim. O yazıyı “Etnik müzik, müzikle seyahat etmek demek” diye bitirmişim. O günden sonra evde dinlediğim müziklerin ağırlığını etnik müzikler oluşturdu. Belli dönemlerde Yunan müzikleri, belli dönemlerde caz, belli dönemlerde başka türleri daha sık dinlediğimi fark ediyorum. Demek ki ruhumun o aralar o müziklere ihtiyacı var diye düşünüyorum. Bazen sıcak Ege havaları bazen daha sakin caz. Ya da bünye bazen canlı Balkan havalarını istiyor demek ki. Bu sıralar ağırlıklı olarak dinlediğim etnik müziklerin yerini pek yakında Yunan müziklerinin alacağını hissediyorum. Çünkü havalar ısınacak. Bahçeden yayılan kokular eşliğinde koltukta uzanarak kitap okurken hafif iç geçmeleri, akşam üzeri sahildeki bir balıkçıya gitmeden önce evde içilecek ilk rakıya atılan buzların tıkırtısı Yunan müziğiyle iyi gidecek çünkü.

Bu cuma akşamı da yine etnik müzik arşivimden bazı parçaları paylaşıyorum. İçlerinde kulağınıza tanıdık gelenler olacaktır. Etnik müzik bana hep heyecan verir, yeni yorumlarla karşılaşmak müzikle seyahat etmenin en zevkli kısmı.

İyi dinlemeler… İyi hafta sonları.







5 yorum:

  1. Playlisti dinliyorum saatlerdir. Normal normal dinlerken bir yandan da yemek hazırlıyordum, bir tane şarkı beni birdenbire uçurdu bambaşka bir saat dilimine, bambaşka bir iklime, ışığa, insanlara. Adio Kerida imiş ismi. Sevgiliye veda şarkısı olmalı bildiğim kıt ispanyolcayla o kadarını anlayabiliyorum. Ama bu şarkı ile "müzikle seyahat etmek" ten ne kastettiğinizi anladım sanırım. Mükemmel. Nerden buldunuz kim bilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam demek istediğimi yaşamışsınız. Dünya müzikleri dinlerken bu durumu yaşayabilmek müziğin sihiri. Adio Kerida'nın bende bir kaç farklı yorumu var. Anonim bir şarkı. Engizisyondan kaçan Seferad yahudilerinin müziği. Toledo ve Endülüs bölgelerinde yaşayanların doğuya göçünün hüzünlü şarkısı. Buradaki "sevgili" bir anlamda ayrılınan vatan. CD'yi İstanbul'da Tünel'deki Lale Plak'tan aldım. Bir versiyonunu da İspanya'dan edindim.

      Sil
    2. Size bu yorumu yazdıktan sonra nette araştırdım. Dediğiniz bilgilere ulaştım. En çok Yasmin Levy'nin yorumu var. Üç beş tanesini dinledim fakat playlisttekinin tadını onlarda bulamadım. Playlisttekini kim söylüyor bilmiyorum ama bende Küba, Venezüela 'da olabilir, yaz ortası, gece, tek katlı evlerin kapıları pencereleri ardına kadar açık, sıcaktan insanlar şıpır şıpır ter döküyorlar, sokak lambalarının o turuncu kızıl ışığının altında oraya buraya eşiklere oturmuşlar, bir tanesi gitarı almış eline, bazılarının elinde yelpaze,gözler bir yere dalmış, bir tanesi güzel sesiyle şarkı söylüyor, beni de içlerine almışlar, geç otur sen de demişler, özel bir ilgi göstermiyorlar ama ilgisiz de değiller, her birinin bir hikayesi olan insanlar, ve hayatın geçip gitmesini seyrediyorlarmış ve sanki benim hayatımın seyahatiymiş gibi geldi :)))) Bütün bunlar ben mutfakta yemek pişirirken oldu. Gerçekten sihirli.

      Sil
  2. İlk kez dinlediği şarkılarda,
    senarist yanı hemen açığa çıkan
    biri olarak
    fikrinize katılıyor,
    zevkli seçimleriniz için
    teşekkür ediyorum.

    Bu arada en güzel senaryo
    ''KALİNİFTA'' da oluştu..

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Serdar Bey
    Tayinimi Bodrum a isteyip kesinleşmesinden sonra sürekli yazın gelen biri olarak bahar ve kış aylarında "sahici" Bodrum nasıl olur diye merak edip internette oraya buraya bakarken rastladım bloğunuza.
    Okuduğum andan itibaren içimden size hep teşekkür ettim
    Samimi basit net rehberliğinize başvurmaya devam...
    Ev yerleştirmesi koşuşturması biter bitmez soluğu Mahmut Kaptan'da aldık ve
    "ohhhh beee dünya varmış" ı kimbilir kaç defa söyledik.
    demem o ki tekrar teşekkür ederim.

    YanıtlaSil