3 Temmuz 2014 Perşembe

Bodrum'da siesta yaparken...

Sıcaklar bastırdı burada. İşler şu sıralar izin verdikçe ben de arada siesta kaçamakları yapıyorum. Siesta bence insanlığın en büyük buluşlarından biri. Bizim yaşadığımız bu coğrafyada bir ihtiyaç olduğu da tartışılmaz. İspanyollar, İtalyanlar haklı. Hele karşımızda Yunanlılar siesta yaparken bizim burada yapmamamız hiç hoş değil.

Siesta kadrajı...

Sıcak geceler...

Yalıkavaklı Neriman'ın siestası
Dün siesta yaparken dinlediğim bir şarkı bu listeyi hazırlamama yol açtı. Luz Casal’den “Mi sono innamorata di te”... Dışarısı yanarken ve ben hafif hafif içeri giren sıcak rüzgarın etkisiyle mayışmak üzereyken bu şarkı ortama çok uydu. Göz kapaklarım ağırlaşmaya başlarken kendimi bu şarkıya kaptırdım. Sonrasını hatırlamıyorum.

Yaz biraz da yaz müzikleri demek değil mi? Yaz müziği denince de aklıma İsveç cazı gelmiyor elbet. Rumca geliyor mesela... Ki böyle bir listeyi geçen hafta paylaştım. Sonra Latin müzikleri geliyor tabii. Biraz İspanya, Endülüs, biraz Güney Amerika... Biraz Küba. Kendimi bazen okyanus kıyısında düşünüyorum, bazen bir havuzun başında tropik bir kokteyl ile haşır neşir olurken hayal ediyorum, Ya da Bebo Valdes ile Diego Cigala’nın birlikte kaydettikleri “Lágrimas Negras” şarkısının bana çağrıştırdığı bir ortamdayım... Aşık olduğum kadınla Küba’da bir gece kulübündeyiz, onları dinliyor ve rom yudumluyoruz. Olamaz mı? Olur... Hayal etmezsen zaten hiç olmaz.







Sarı, sıcak...
Sıcak yaz akşamlarında bunları dinlerken soğuk blush ya da ne bileyim bol buzlu kokteyller içerseniz beni hatırlayın. Ben bu saydıklarımı içmem ama olsun, kendi içkimle size Bodrum’dan eşlik ederim.


Güzel bir Temmuz ayı olsun...


2 yorum:

  1. Tesadüfen bulup gece gece pek çok paylaşımınızı okurken artık bu parçaya da denk gelince (favorim Ornella Vanoni'nin sesinden) yazmak şart oldu dedim. Bodrumlu hayatınızı okuyunca Bodrum antipatim (beyaz yakalının temmuz-ağustos tatili sorunsalı) eriyiverdi. Tatilsiz geçen zorunlu ve zorluklu yazı sonbahara bırakırken acaba mı dedim, eylülde Bodrum başka olur mu. Gelirsem paylaşımlarınızın çok faydası olacak eminim.
    Not: Çoluklu çocuklu Bodrum için de bir iki öneriniz olsa, çocuksuz hayatını anneliğin tüm güzelliklerine rağmen özleyen benim gibi ruhu gezgin kendi sabitlerinin gönlünü de fethedersiniz.

    Sevgilerimle.
    Fehime

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylül ve ekim ayları Bodrum'un en güzel dönemi. Beyaz yakalılar gitmiş oluyor. Yerli halk ile o dönemin tadını bilenler kalıyor. Çocuklu aile konusunda malesef önerim olamayacak çünkü çocuğum yok, o tarz bir tatil yapmadım.

      Sil