3 Eylül 2014 Çarşamba

Yazı nasıl geçirdim? Haziran.

Bu yazı da geride bıraktık. Bugün eylül ayının üçü. Artık üç gündür sonbahar içindeyiz ve yine 1 Eylül sabahı bir el termostatın ayarını değiştirdi, klimayla oynadı ve artık sabahlar daha serin. Akşamlar da öyle. Ter içinde kalarak uyanmalar ağustos ayında kaldı. Daha şunun şurasında bir hafta önce gündüz dışarıda dolaşmakta zorlanıyorduk. Güneş yakmıyor, acıtıyordu. Geceler boğucuydu. Ağustos ayı Bodrum’un en sevimsiz ayı. Hem çok kalabalık, hem çok sıcak. Ve neyse ki bitti, ortalık biraz sakinleşmeye başladı. Ama havadaki değişim inanılmaz. Şimdi her şey çok daha güzel. Bodrum daha da güzel.

Bu yazı nasıl geçirdim diye düşündüm ve üç yazılık bir dizi hazırlıyayım dedim. Bu ilki. Haziran ayında neler yaşadığımı, Bodrum’da neler yaptığımızı anlatayım. Sonra temmuz ve ağustos için de benzeri yazıları yazacağım. Lafı uzatmadan başlayalım.

Çarşı'ya Pala Pub açıldı. Bodrum'a Kule Bar ve Mandalin'i kazandıran Atilla'nın yeni mekanı Bodrum'a çok yakıştı
Günler uzadı, saat dokuzda hava kararmaya yüz tutar oldu
Çarşı hareketlenmeye başladı.
Berk Balık'ta bir haziran akşamı
Haziran ayının ilk yarısı Bodrum’un zevkli dönemlerinden. Çünkü okullar henüz açık, bayram yok, aşırı kalabalık yok. İkinci yarısı yazlıkçılar geliyor ama yine boğucu kalabalık olmuyor. Barlar sokağında adım atılıyor yani. Bodrum’a yerleşmeden önce haziran ayında annemin Akyarlar’daki yazlığına üç beş günlüğüne geldiğimde günümün büyük bölümünü denizde geçirirdim. İstanbul’dan geliyoruz ya, deniz kıymetli. Buraya yerleştikten sonra 365 gün denizle iç içe olmanın verdiği ruh hali midir nedir, denize girmek için haziran ayını iple çekmez oldum. Eskiden mayıs ayında kaçamak yaptığımda bile girdiğim denize nazlana nazlana haziran ayında girdim. Hem de Bodrum’da değil Kıbrıs’ta. Takvimler 14 Haziran’ı gösteriyordu.

Bodrum'un tek caz barı Pannonica'da Şenay Lambaoğlu, Volkan Hürsever ve Neşet Ruacan'lı akşamlar yaşadık
Çeteyle pazar günleri Hasan Motel günlerimiz başladı
Datça... Haziran'da sakin ve farklı güzellikte
Haziran ayında Bodrum’a gelenlerin çoğu bir daha eylül ayında gelir. Aradaki iki ay sıcağa ve kalabalığa katlanamazlar da ondan böyle yaparlar. İyi de yaparlar. Bu yaz da haziran ayını seçen dostlarımız buradaydı, onlarla birlikte yemekler yedik, rakılar içtik.

İstanbul'dan Çiçek Arif abimiz (Keskiner) ve sevgili Yasemin Güneş gelmişti. Zazu'dayken...
Yirmi yıllık abimiz Yavuz Turgul ile Gemibaşı'nda karşılaşmıştık. 
Çocukluk arkadaşım Erdem Kırım ile de aynı akşam Gemibaşı'nda denk geldik.
Datça'dan Serap ve Fevzi gelmişlerdi... Mahmut Kaptan'ı da aldık ve Gemibaşı'nda masayı kurduk
Su'da bir akşam
Turunç'tan Alp önce haziran ayında, sonra bir de kışın gelir. Havva, Selçuk ve Simten ile Zazu'dayız. Ben de henüz İstanbul uçağından inmiştim 
Zazu'da ağır masa. Ahmet, Mahmut Kaptan ve Çiçek Arif ile
Murat Yücebıyık da Bodrum için haziran ayını seçenlerdendir. Ahmet ile beraber Zazu'dayız. 
Haziran ayıyla birlikte benim de hayatım daha çok ev dışında geçmeye başladı. Evin içine ancak yatmak için girer oldum. Hayat bahçede ya da Bodrum’un açık havalı mekanlarında sürdü. Gelen giden dostlarla, bizim buradaki yerleşik çeteyle kahkahası ve neşesi bol geceler yaşadık.

Haziran ayı benim çok gezdiğim bir ay oldu. Datça, Fethiye, Urla, İstanbul, Kıbrıs derken ayın üçte birini Bodrum dışında geçirdim.

Urla'da Yosun restoranda kalamar ızgara istemiştim. Bana kalamarlar 10000 yazıyor gibi gelmişti 
Urla'da Yorgo Seferis evinde kalmıştım. Güzel mekan. Bir de şu tabelayı kaldırıp o binaya uygun bir tasarım yapsalar
Urla
Girne'de sezonun ilk denizine girdiğim an
Kardeşim Sena, yeğenim Ali ve kadim dost Ahmet ile Girne'deyiz. Ali o dönem orada askerdi

Sena ve Ali ile Girne'de
Kıbrıs'ta bizi ağırlayan dostumuz Nurtan, Lefkoşa'da öyle bir meyhaneye götürdü ki, ardı ardına gelenleri yiyemedik ve ilk kez garsona yeter artık diye yalvardık.
Haziran ayında bu yoldan iki kere geçtim
Datça'dan Fethiye'ye doğru, Serap ve Fevzi ile...
Araba haziran ayında ikibin kilometreden fazla yol gitti
Fethiye'ye doğru 
Fethiye körfezinde gün batımı
Serap ve Fevzi ile Fethiye'de Girida'dayken
Datça'da Fevzi'nin yerindeyken
Fevzi tezgahın başında
Karacasöğüt
Şiddetli yağmurlu bir günde İstanbul'a gittim. Öyle bir ıslanmıştım ki, o akşamı hayatım boyu unutmayacağım
İstanbul'a gittiğimde ilk uğradığım yerlerden biri balık pazarı
Ahmet Coka, Hülye, Elif ve Zeynep ile Asmalı Cavit akşamı
Yurdaer hocanın doğum günü için Polenezköy'deydik. Hoca ve Yeşim Demir ile beraber...
Üniversite (UESYO) arkadaşlarımla buluştuk
Yurdaer Altıntaş'a kadeh kaldırırken...

Bodrum’da güzel bir haziran ayı geçirdiğim, buranın ve Ege’nin tadına varabildiğim, sağlıkla nefes alabildiğim için binlerce kere şükrediyorum. Daha nice haziran aylarını böyle geçirmek dileğiyle...



2 yorum:

  1. Kısmetse Mart ayından sonra bende oralardayım,
    ancak bu kadar renkli olur mu bilemem :)
    K ...

    Selamlar ...

    YanıtlaSil
  2. abi... sen cennetini bulmuşsun öbür cennet lazım değil gibi geliyor bana:) hani jupiterin biraz ilerisindeki varya:)

    YanıtlaSil