7 Ocak 2015 Çarşamba

Hiç karşılaşmadığım dostum Müjdat Tolu

Bu blog sayesinde epeyce yeni insan tanıdım. Bodrum ve Ege tutkusu, şehirden kaçma fikri, bizleri ortak bir yerlerde buluşturdu. Zaman zaman mail yoluyla, bazen twitter kanalıya haberleştik. Bazı blog takipçilerimle yüzyüze tanışma fırsatım oldu. Sıkı dostluklar kurduklarım da var. Kimileriyle Bodrum’da karşılaşıyorum, “sayenizde buraya geldik” veya “bize cesaret verdiniz” diyenlerin teşekkürleri beni çok mutlu ediyor. Haberleştiğim, görüştüğüm, bildiğim, bilmediğim tüm bu blogu okuyanlar, yazanlar benim hayatımın zenginliği oldu.

Bu yazıyı, blogdaş dediğim bu dostlarımdan birine ayırmak istedim. 24 Ocak 2012 tarihli yazıda Kumbahçe mahallesiyle ilgili birşeyler anlatmıştım. Birkaç gün sonra bir mail aldım. Yazıda geçen Dalavere Mehmet ile ilgili Baskın Oran’ın güzel bir kitabı olduğunu anlatan blogdaşım beni bilgilendiriyordu. Teşekkür etmiş ve “asıl Selçuk Erez’in İstanköyaltı Bodrum kitabını arıyorum ama ne yayınevinde kalmış ne bizim buradaki kütüphanede” diye dert yanmıştım. Derken bir gün bir zarf geldi. Blogdaşım o kitabı ne yapıp edip bulmuş ve bana Bodrum’a postalamış. İşte Müjdat Tolu ile tanışmamız böyle oldu. Aşağıdaki bölümde bu konuyu anlattığım yazıdan alıntıyı görebilirsiniz.




Sonra eşiyle birlikte Ege hayallerinden söz etti, benden fikir almak istemişti. Datça mı Yalıkavak mı diye yazıştık. Zaman zaman blogdaki yazılarıma yorum yazan beyefendiyi tanıdığıma çok sevinmiştim. Yazdığı yorumlardan birinde deniz fenerlerinden söz etmişti, ben de aşağıdaki fotoğrafı göndermiştim. Neden sonra bu fener meselesini unuttum.


Bu yıl sonunda da mail yoluyla adresimdeki dostlarıma yılbaşı tebriği gönderdim. Bu sabah Müjdat Bey’in mailinden bir cevap geldi. Cevabı eşi Mehtap Hanımefendi yazmış.

Merhaba Serdar Bey;
Ben Mehtap Tolu. Müjdat'ın eşiyim. Müjdat sizin sayfalarınızı çok severek takip eder bana sayfalarınızdaki resimlerin hepsini gösterirdi... Çok büyük hayalimizdi Bodrum ya da Datça'ya yerleşmek. Ne yazık ki gerçekleştiremedik. Canım Mücom 12 Mayıs 2014 günü akciğer kanserine yenik düştü.. Size cevap verme nezaketini Mücom mutlaka gösterirdi. Ben bu yüzden bunu size bildirmek istedim.
Size de iyi yıllar Serdar Bey.
Mehtap Tolu “

Söyleyecek şey kalmadı… Geçtiğimiz Nisan ayında Datça Knidos’taki fenere tırmanmıştım. Orada bir kapı görmüş ve çok etkilenmiştim. Bana sonsuzluğa açılan kapıyı çağrıştırmıştı. Müjdat Bey muhtemelen o kapının ardında ve bunları okuyacak. Bu dünyadan başka boyuta geçenlerin ardından, ışıklar içinde uyusun tarzı yaldızlı laflar etmeyi sevmem. Bana göre başka bir boyutta, başka biçimde sürüyor bu hayat dediğimiz şey.



Bu fotoğraflarla Müjdat Bey’i hatırlamak istedim. Bu yazıyla da sizlere biraz da olsa kendisini anlatmak…



6 yorum:

  1. Serdar Bey; olağanüstü anlatımınız için size çok teşekkür ederim. İzniniz olursa sevenleri için facebook sayfalarımda yazınızı paylaşmak istiyorum.
    Mehtap Tolu

    YanıtlaSil
  2. ...maalesef hayat 1 gun o da bugun..ve bazen de cok acimasiz..barlas

    YanıtlaSil
  3. Bu güzel yazı, Mehtap Hanımefendi'nin yılbaşı tebriğine verdiği yanıtla içime çok dokundu. Bir anlığına herşey sessizliğe gömüldü. Müjdat Bey'i düşündüm. Ne kadar duyarlı biriymiş. Ne kadar zarif... Neleri sever, kızar, ilginç özellikleri var mıdır gibi sorular döndü durdu kafamda. Görünürde uzak ama bir o kadar yakın dostluğunuza, bu yazıyla taktığınız madalya için teşekkür ederim. ve tabi paylaştığınız için de...

    Mehtap Hanımefendi'nin acısını içtenlikle paylaşıyorum.

    YanıtlaSil
  4. Güzel yazılarınızı her zaman keyifle okuyor ve dört gözle bekliyorum.Ama bu yazıda keyif kelimesini çıkarıyorum.İçimi acıttı.Üzüldüm.Ama gösterdiğiniz duyarlılık,incelik farklı duygu sarmalları içinde gezinmeme neden oldu.Tıkandım ya,bir tuhaf oldum.

    YanıtlaSil