Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ne var şu adalarda?

Son iki yazdır Yunan adalarına sık gider oldum ya. Bu konuda hem eşten dosttan, hem Twitter hesabımdaki “tvitdaş”lardan fazlaca soru geldi. Kimine cevap verebildim, kimine yazamadım, ya da kısa geçiştirdim. Sezon biterken adalara bakışıma dair fikirlerimi yazayım istedim. Bu bir anlamda da toplu cevap olur.




Sorunun soruluş biçimi, soranın niyetini belli eder. “Yunan adalarında size çeken nedir? diye soran da var, “Ne var şu adalarda, ne buluyorsun? Bir halt yok” diye soran da. Bu yazı, tüm soruların içeriğine cevap oluştursun.
Önce şunu belirteyim, ben henüz Kos, Kalymnos, Leros, Lipsi, Nisyros, Tilos, Halki ve Rodos olmak üzere sekiz adaya gittim. Yani Dodecanese denilen, bizim On İki Ada değimiz -aslında irili ufaklı- yirmi civarı adanın henüz tamamını görmedim. Önümüz kış. Bodrum’a uzak ve turistik olmayan adalara gitmek için uygun zaman değil. Çünkü o adalara hem sefer sayısı çok azalıyor, hem o adaların neredeyse tamamı yazlık, sayfiye yerleri. Yani kalanlar da kışlıklarına gidiyor…

Bayram turunun son adası Halki ve Rodos

Bayramda yaptığım üç adalık turun son adası –aslında Rodos’ta da bir gece kaldım ama uyku dahil toplam 15 saat kaldığım için saymıyorum- Halki’yi anlatacaktım, bir türlü zaman bulamadım. Dün bizim sevgili Mahmut Kaptan ile telefonda konuşurken adalara gittiğimi anlattım. İşte saydım, Nisyros, Tilos, Halki, Rodos… Halki’ye de mi gittin? Nasıl buldun? Ne güzel değil mi? Symi’nin küçüğü gibi. Sana bir fırından söz etmiştim hani hatırladın mı? İşte o fırın Halki’de, hemen iskelenin karşısındaki fırındı. O zamanlar benim kaptanlık yaptığım tekne Rodos limanında demirlerdi. Halki’den her geçişte o fırına uğrar taze ekmek ve yolluk peksimet alırdım. Onlar da saat kaç olursa olsun bana viski verirlerdi dedi. Siz İstanbullular ne dersiniz, Frenk inciri mi? Hah işte o ağacın altına oturup içerdik. Sonra ben yola devam ederdim diye anlatmaya başlayınca artık şu Halki yazısını yazayım dedim.






Tilos’tan bindiğim katamaran yarım saatten biraz fazla bir süre sonra Halki’ye yanaştı. Iner inmez –şimdi M…