Ana içeriğe atla

Konserlerine gittiğim cazcılar.

Caz en çok dinlediğim, en sevdiğim, CD arşivimin en önemli bölümünü oluşturan müzik türü. Yanı sıra Dünya müzikleri, Latin, Balkan -özellikle Yunan- müziklerini de çok seviyor, dinliyorum. Hele Bodrum'da yaşamaya başladıktan ve de deniz ve yelken ile haşır neşir olmaya başladıktan sonra, karşı adalara gide gele Yunan müziği arşivim de çok gelişti. Yaz akşamları bir Yunan adası limanında Glaros'un havuzluğunda oturup, buzlu bir kadeh uzo içerken buzukinin kıvrak nameleriyle şenlenen Yunan ezgileri iyi gidiyor. Ama cazın yeri ayrı.

Evde olduğum zamanlar özellikle de akşamları müzik dinleyerek geçiyor. Evimde TV yok, yıllardır hiç izlemiyorum. Yaşadığımız mahalle sakin, evin içi de sakin, akşamları bir şeyler okuyup caz dinlemek her zaman tercihim. Yaklaşık yirmi beş yıldır CD alıp koleksiyonumu zenginleştirdim. İki bin civarı CD'nin yaklaşık bin beş yüz kadarı caz CD'si. Bu arşivin tamamına yakınını, kuzenim Hakan'ın Lale Plak mağazasından alarak oluşturdum. Arada yurt dışına gittiğimde de mutlaka CD mağazalarına uğrayıp zaman geçirdiğim olurdu. Artık Lale Plak mağazası yok, maalesef kapandı. Ben de eskisi gibi CD alamayacağım muhtemelen, iTunes ve mp3 formatını daha çok kullanacağım. Hiç bir zaman bir CD dinleme zevkini alamadığım bu duruma alışmak zorundayım.






Hakan ile Lale Plak'ta
Geçen gün aklıma geldi. İstanbul'da yaşarken ne kadar önemli caz müzisyenlerinin konserlerine gittim diye. Konserleri hatırlamaya çalıştım, birer birer gözümün önünden geçtiler. O zamanlar henüz ayrı bir İstanbul Caz Festivali yoktu, caz konserleri İstanbul Festivali diye tanımlanan, ağırlıklı klasik müziğin yer aldığı festival programının içinde yer alırdı. İlk gittiğim konser hangisiydi hatırlamıyorum ama 1980'li yılların ikinci yarısında şimdi Lütfi Kırdar olan eski Spor ve Sergi Sarayı'nda Modern Jazz Quartet, Oscar Peterson konserlerine gittiğimi net hatırlıyorum. AKM'de Chick Corea konseri unutulmazdı. Açıkhava'daki Miles Davis keza. Derken bu isimlerin listesini çıkarmaya karar verdim ve her birinin arşivimdeki CD'lerinden birer parçayı seçerek burada yer vermek istedim. Öyle sanıyorum ki bende CD'si olmayan bir iki müzisyeni atladım ama 45 müzisyeni hatırladım. Böyle bir liste yaptım, şimdi burada yayınlıyorum. Dilerseniz dinlerken arşivinize indirebilirsiniz de.

Cazsever dostlar umarım beğenirler, arşivlerine katarlar.


Yorumlar

  1. Lale Plak'a üzüldüm.:( Listenin spotify versiyonunu yapayım da buraya yazayım dedim ama, bazı şarkıların buradakini halini bulamadım. Ya yok, ya da benim bilgisizliğim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Spotify caz konusunda çok da zengin değil, o nedenle bir çok müzik bulunamayabiliyor.

      Sil
  2. Amme Hizmeti Yapmışsınız , Elinize, Emeğinize Sağlık..

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bodrum'da ne iş yaparım?

Zaman geçtikçe, çok okunan yazıları güncellemem gerekiyor. Bu yazı da onlardan biri. Daha önce eklediğim bu kısa girişe bazı eklemeler yapmak istiyorum.
Bu yazıyı yazdığımdan bu tarafa altı yıl geçmiş. Bu süre içinde Bodrum'da neler değişti? Gözlemlerimi buraya aktarmam gerekiyor çünkü "iş" konusunda çok soru alıyorum ve durum bu yazıyı yazdığım günlere göre çok kötü.
Öncelikle şunu belirteyim; Bodrum altı yıl içinde hızla bozuldu, kalabalıklaştı, düzensizleşti. Bodrum şu sıralar İzmir'den sonra en çok göç alan ikinci yer. Ama ne bu kalabalığı kaldıracak alt yapısı var, ne doyuracak iş fırsatı var. Buranın ekonomisi ağırlıklı olarak turizm ve inşaat ile döner. Eğer kendi işinizi -evinizden bilgisayarla- yapabilecekseniz sorun yok. Ama iş arayacaksanız işiniz çok ama çok zor. Çünkü Bodrum'da şöyle bir kural var: Burada ücretler Bodrum işi, kiralar İstanbul işi. Ben göçtüğümde kiralarda üst sınır 1.000-1.200 TL civarıydı, bugün 3.000-4.000 TL lafları duyuyorum. Bu ar…

Bodrum'da nereye yerleşilir?

Yeni giriş notu: Bugün 2 Aralık 2015 Çarşamba. Dört yıl içinde Bodrum değişti. Benim de Bodrum'a bakışımda ve buraya gelmeyi düşünenlere yazdığım yazıların içeriğinde değişiklikler oldu. Buraya yerleşmek beş-altı yıl öncesine göre artık çok daha zor. Çünkü kalabalıklaşmaya başladı, iş yok ve konut fiyatları İstanbul'a yaklaştı. Kabaca, eskiden İstanbul'daki gelirin yarısıyla burada yaşanabilirken artık öyle değil. İstanbul'da kazandığınızın -iyimser yaklaşımla- %10 eksiğine yaşayabilirsiniz. Yani İstanbul'da ayda 3000 TL kazanıyorsanız burada eskiden ayda 1500 TL'ya geçinebilirken artık 2700 TL kazanmanız gerekiyor. Bu da pek mümkün değil çünkü iş yok. Son aylarda dağılan aileleri, geri dönenleri görüyorum. Buradan İstanbul'a iş yapabiliyorsanız sorun yok. Onun dışında ciddi sorunlar var. Bu uyarıyı yapmayı önemsiyorum çünkü o güzel zamanlar artık bitti. Bu yazımı da okumanızı öneririm; http://bodrumluhayat.blogspot.com.tr/2015/09/dayatmalar-alskanlklar-vaz…

Bodrum'a tatil için geliyorsunuz. Peki nereye geliyorsunuz?

Bu girişi yapmak zorunda kaldım çünkü benden kişisel tatil programlarını yapmamı bekleyenler, rezervasyon konusunda yardım isteyenler, kalmayı düşündükleri tesisleri yazıp hangisinde kalalım diye soranlar o kadar çoğaldı ki, tümüne birden cevap yazamadığım için buraya yazıyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Bu yazı benim gözlemlerimi anlatıyor. Yani kişisel tercihlerime göre yazdım. Buraya yazmadığım konularda bilgi sahibi değilim. Ve lütfen kişisel tatiliniz için benden güzergah, yemek mekanı, bölge vb. talep etmeyin. Veya "nerede kalalım?" veya "çocuğumla geliyorum, kum nerede iyidir, deniz Mayıs ayında soğuk mudur?" gibi sorular yöneltmeyin. Bildiklerim yazdıklarımdan ibaret. Bu sorulara cevap veremeyeceğim.


Şimdi yazıya başlayabilirim...

Diyelim tatilinizi Bodrum’da geçirmeye karar verdiniz. İlk söyleyeceğim, keşke Haziran ayında gelseydiniz. Ama artık çok geç. Yıllık izninizi Temmuz ve Ağustos aylarında kullanmak zorundaysanız kalabalığı göze alıyorsunuzdur.…