Bodrum’un küçük ve sevimli köylerinden; Akyarlar
Bodrum’a yazlık turist
gezmesi dışında, rutin gidiş gelişlerim yirmi küsur yıl önce Akyarlar ile
başladı. Annem ve kızkardeşim önce Akçabük’te birer devremülk almışlardı.
Yazları istanbul’da Fenerbahçe’de, kulüpten denize girebildiğimiz yıllardı. Ama
yavaş yavaş deniz kirlenmeğe başlamıştı. İşte o yıllarda yazın belli
dönemlerini Akçabük’te geçirmeye başlamışlardı, ben de fırsat buldukça onlara
katılıyordum. Sonra Bodrum’u o kadar sevdiler ki devremülkler satıldı yerine
Akyarlar’da bir ev satın alındı. O ev hala duruyor, annem ve kızkardeşim
yazları orada geçiriyorlar.
Böylece Akyarlar benim
Bodrum’a yerleşmeme yol açan Bodrum sevgisinin önemli aşamalarından biri oldu.
Bodrum’a gelince otelde değil de bir evde kalma Akyarlar’la başladı.
Dostluklar, komşuluklar burada kuruldu. Yazları her ay bir kere uzun
haftasonları için gelir, bedenen dönerdim ama aklım Akyarlar’da kalırdı.
Dönmemden önceki gün ertesi gün İstanbul’a dönecek olmanın sıkıntısı basardı. Bu
böyle yıllarca sürdü. Ta ki önce Yalıkavak’a yazları birkaç aylığına gidip
gelmeme, ardından yazın Yalıkavak, kışın tamamiyle Bodrum’un içine yerleşmeme
kadar. Yani Akyarlar’ı ayrı severim. Çok anım var.
Geceleri Kos ışıl ışıl olur |
Akyarlar’a Bodrum
yönünden gelirken Gürece sapağından sola saparak gelinir. O yönden gelişte önce
Gürece, sonra Yahşi’nin bir bölümünü, Aspat ve Karaincir’i geçersiniz Akyarlar’a gelirsiniz. Karaincir’e
gelmeden, kıyıdan yükselen, yamaçlarında kale ve tarihi bir kilisenin
kalıntılarının bulunduğu Aspat dağını görürsünüz. Çökertme türküsünde
“...burası da Aspat değil Halil’im” diye anılan Aspat burasıdır.
Akyarlar sahilindeki günümüze
kadar sağlam kalmış bazı evlerden de anlaşılacağı gibi, Akyarlar eskiden ünlü
bir Rum yazlık beldesiymiş. Yakın zamana kadar Akyarlar'ın asıl geçim kaynağı
balıkçılıktı ve kıyıdaki küçük liman yerli teknelerle dolardı. Bugün artık
Rumlar kalmadı. Mübadelede buradaki Rumlar Kos’ta, Kos’taki Türkler buralarda
iskan edilmiş.
![]() |
Sahildeki evlerin yetmişli yıllardaki hali |
![]() |
Aynı evlerin bugünkü hali |
Bugün balıkçı
barınağında hala balıkçılık yapanları görürsünüz. Sabah erken ve akşam gün
batarken geliş gidişlerinde sakin koyda pata pata sesleri yankılanan balıkçılar
Akyarlar’ın güzelliklerinden.
Akyarlar’ın denizi
Bodrum koyları içinde hatırı sayılır ayrı bir yere sahiptir. Her zaman rengi
türkuazdır ve serindir. Lodos dışında dümdüzdür. Yazın çok az lodoslu gün
olduğunu düşünürseniz bu bir avantajdır. Kos bazen o kadar yakınlaşır ki, gece
arabaların farlarını rahatlıkla görebilirsiniz. Yıllarca annemlerin evinden Kos
manzarasını seyrede seyrede yirmi yıl önceki ile şimdiki Kos’u kıyaslıyor,
Kos’un hızlı gelişimine hayret ediyorum. Bir bölümü ışıklı olan adanın şimdi
artık her tarafı ışıl ışıl. Karşısında böyle bir ada olması Akyarlar’ın manzarasını
da doyumsuz kılıyor. Sahilde rakı içerken kapkara bir denize değil ışıklara
bakıyorsunuz.
![]() |
Balıkçı barınağı |
![]() |
Sol tarafta arkada görünen tepe Aspat |
Akyarlar’ın sahili
Yalıkavak gibi geniş değildir. Bizim Yalikavak’ın merkezdeki koyu ile
kıyaslarsanız onun yirmide biri kadar denebilir. Bu hem iyi hem kötü. İyi çünkü
kapalı bir koy, rüzgar almıyor. Kötü, çünkü yüksek sezonda kalabalık insan topluluğu
dağılamadığından Çin plajına dönüyor.
Akyarlar’da sahilde bir
dizi yiyecek mekanı var. Bunlar ucuzundan daha pahalısına kadar, gözlemeciden
deniz mahsülü restoranına kadar her kesime hitap ediyorlar. Mehtap, içlerinde
tartışmasız en iyisidir. Akyarlar’ın yerlisi olan sahibi İdris Bey işini iyi
yapar. Eskiden eşi bizzat mutfağa girer meze yapardı, şimdi artık elemanlar
çalışıyor. Belki ara sıra denetlemeye geliyordur, bilmiyorum. Restoran da epey
büyüdü. Dün akşam bizimkilerle birlike yine Mehtap’taydık. Yediklerimiz gayet
iyiydi. Izgara kaya barbununun lezzetini ayrıca vurgulamam lazım.
![]() |
Sahildeki eski berber, kasap lakaplı Hasan. Sakal tıraşında epey kan dökmüşlüğü olduğu söylenir. Özellikle ikinci biradan sonra |
![]() |
Balıkçı barınağı ve otel yapılmadan önceki haliyle Akyarlar |
Koyu bozan otelin inşaat dönemi |
Bodrum’a gelirseniz
Akyarlar’a zaman ayırmanızı öneririm. Ama 15 temmuz – 30 ağustos arası değil.
Bu tarihler dışında gelin, seversiniz. Hele eylül mehtabını, Mehtap’ta rakı-balık
yaparak karşılayabilirseniz kendiniz için çok iyi birşey yapmış olursunuz.
#Akyarlar'da bulunan Mehtap Balık Restaurantı'na gurup olarak gittiginizde restaurant calısanları cok ilgiliymis gibi gorunebilir ancak bu restaurantta musteriler artık TL olarak goruldugu icin, iki kisi gittiginizde sahile bakan masada oturmanız imkansız. Diyelim ki ic kesimlerde bir masaya oturmaya karar verdiniz, oturdugunuz masaya servis edecek garson bile bulamazsınız. Musteriye saygılı bir biçimde davranarak tuccarlıgı geregi gibi yapmak gerekmez mi? Bu tutumu bile bile hala Mehtap'a gitmek isteyenlere simdiden afiyet olsun.
YanıtlaSil