Buraya yerleşeli 3 yıl
bitmek üzere. Öncesindeki yarı zamanlı Yalıkavak bölümünü de eklersek 5 yıl
oldu diyebiliriz. Beni burada mutlu eden çok şey var ama ağzımın tadına düşkün
birisi olduğumdan yeme içme meselesi ağırlıklı yer tutuyor. Yaşadığım yerde iyi
yiyecek bulmam çok önemli. Beni iyi sebzesi, meyvası, balığı, deniz mahsulü
olan, güneşi bol, denizi lacivert, sakin bir kasabaya bırakın, başka şey
istemem.... diyecektim baktım ki Bodrum’u tarif ediyorum.
İstanbul’da ev ile iş
arasında gider gelirken zamanım yolda veya gün içinde ofiste, toplantılarda
geçtiğinden, yiyecek alışverişini ben de çoğunluk gibi hafta sonları süpermarketlerden
yapıyordum. Rumelihisarı’nda otururken tek bir manavımız vardı, ondan da alış
veriş yapmazdım, malı pek iyi gelmezdi bana. Bebek’te yaşarken ise iki
manavımız vardı ama onlardan da alış veriş yapmak için bankadan kredi kullanmak
gerekiyordu. Bebek Hürriyet gazetesinin bile pahalı olduğu tek yerdir. Yaşarken
öyle derdik...
Dolayısıyla çoğu şehirli
gibi ben de evin haftalık alışverişini süpermarketlerden yapardım. Arabayı ite
ite reyon reyon gezer, sunulanın dışında seçenek olmadığından bulduğumuzu
alırdım. Böyle böyle yıllar geçti. Bodrum’a tam zamanlı yerleşmeden önce yarı
zamanlı Yalıkavak’a gelince perşembe günleri kurulan Yalıkavak pazarına gitmeye
başladım. Bir iki gidişimden sonra şaşkına döndüm. Hem her şeyin tazesini,
iyisini alıyorsun hem üçte biri para ödüyorsun. Her hafta da yenisi ve tazesi
geliyor. Bu nasıl bir hayat yahu dedim kendi kendime. İstanbul’da Ece’de, Doğa
Balık’ta bir porsiyon turp otuna verdiğim parayla Bodrum pazarından neredeyse
bir çuval taze toplanmışını aldığımı görünce kendilerini bir güzel anıyorum.
 |
Alacaklarım çok yer tutmayacaksa arabayla değil siyah makam bisikletimle gidiyorum |
 |
Eve gelince yıkadığım ve yemek yapmak üzere hazırladığım hardal otu |
 |
Salatası veya yemeği yapılan şevketi bostan. Parça kuzu etiyle terbiyelisi çok bilinir. Ben parça hindi etiyle yapıyorum, çok lezzetli oluyor. |
 |
Radika |
 |
Buradaki adı arap saçı olan rezene. Salatası veya parça etlisi mükemmel oluyor |
 |
Isırgan otu. Yumurtaya çok yakışıyor |
 |
Pancar. Yapraklarını kadınlar böreğe katıyorlar. Ben yumurtaya yakıştırıyorum |
Bodrum içine de
yerleşince sekizbuçuk ayım merkezde, üçbuçuk ayım Yalıkavak’ta geçmeye başladı.
Böylece cuma günleri Bodrum pazarına giderken, yazları da perşembe günleri
Yalıkavak pazarına gider oldum. Her iki pazarda da yeri olan bazı esnaf var ki
artık belli şeyleri sadece onlardan alıyorum. Mesela bir Uyar Zeytincilik var
ki başka yerden zeytin yiyemez oldum. Keza Çıngınoğlu’nun eski keçi ve İzmir
tulumunun tadını yakaladım, bırakmıyorum. Bunlar iki pazarda da varlar. Ayrıca
Bodrum pazarında ot aldığım bir teyzem, domates aldığım bir karı koca var
mesela. Yalıkavak’ta da öyle fasulyecim, börülcecim, yumurtacım var.
 |
Çintar denen mantar türü. Tadı bonfile gibi desem inanır mısınız? |
 |
Bugün aldığım küçük karnabaharlar. Tanesi 50 kuruştu |
 |
Soldaki hindiba, sağdaki turp otu |
 |
Şifahane... |
 |
Adaçayı |
 |
Bunlar da dolma olmayı bekleyen kabak çiçekleri |
İnsan iyi şeye çabuk
alışıyor. Hele lezzete düşkünseniz, burada yediklerinizi şehirde asla
bulamıyorsunuz. Ben de evdeki mutfak düzenimi tamamen bu pazarlara göre
ayarlamayı öğrendim. Cuma günleri alışveriş yapıyor, cumartesi günleri aldıklarım
ile yemekleri yapıyorum. Bir sonraki pazar alışverişine kadar onları tüketiyor,
tazesini almaya giderken buzdolabını boşaltmış oluyorum. Bugüne kadar birkaç
kere pazara gitmedim. Onlarda da ya İstanbul’daydım, ya İstanbul’a gideceğimden
buzdolabını doldurmamam gerekiyordu.
Bodrum pazarı bana
sebzenin, meyvanın, peynirin, zeytinin iyisini bahşetti. Bu arada yeni
lezzetler keşfetmemi ve daha önemlisi daha sağlıklı beslenmemi sağladı.
Özellikle şevketi bostan, arap saçı gibi sebzelerle burada tanıştım ki her biri
bir şifa kaynağı.
Daha fazla söze gerek
yok, fotoğraflar kendini anlatıyor zaten.
 |
Sarma, otlu börek, otlu ekmek gibi hazır yiyecekler de bulunuyor. Kadraj dışında kalan, bir bu kadar daha sarma var ve fiyatı 5 lira. |
 |
Arap saçının önce saplarını kaynar suya atıp haşlıyorsunuz... |
 |
... beş dakika kadar sonra ince kısımlarını da ekliyorsunuz |
 |
Şimdi bu Datça yazısı aklıma Datça'ya getirdi. İlk fırsatta gitmeli |
 |
Bodrum'un meşhur kilin mandalinası. Çekirdeklidir ama kokusu eve yayılır |
Bir cuma günü yolunuz düşerse pazara beklerim. Ya da gelmeyin, aklınız kalır sonra İstanbul'dakileri veya şehrinizdekileri beğenmezsiniz. Ya da boşverin gelin, bu lezzetleri tatmak lazım.
Harika bir pazar turu oldu...
YanıtlaSilHarika fotoğraf makinasının markasını merak ettim gerçekten çok güzel çekim hayran kaldım, harika renkler Bodrum pazarına çıkmış kadar oldum, şu anda Bodrumda olamadığımdan pazara da çıkamadım ama Bodrumda yaşıyorum :) bana da beklerim, saygılar.. http://www.seviminaskanasi.com/
YanıtlaSilFotoğrafların çoğun Zeiss objektifi olan Linux ile çekildi. Bazıları da iPhone ile
Silmantar, kereviz, adaçayı, hazır yaprak sarma ve böreklerden alabilmek için emekliliğimde yerleşme kararı alabilirim:)))
YanıtlaSilresimler muhteşem teşekkürler.
Olağanüstü! İçim açıldı. Geri gelince, cuma günü hemen domatesci karı kocayı soracağım. Elinize sağlık!
YanıtlaSil