Sigarayı ve İstanbul'u bırakmak üzerine...
Sigarayla vedalaşalı 10 yıl,
İstanbul ile vedalaşalı ise yedi yıl oldu. İkisini bir arada anmak nereden
aklına geldi derseniz, geçen gün okuduğum bir yazı hatırlattı. Sigarayı
bırakmak için çabalarken bu yazının olumlu etkisi olmuştu. Sigara içenler söz
ettiğim yazıyı muhtemelen biliyorlardır. Hani sigarayı bıraktıktan sonra
vücutta başlayan olumlu değişimleri anlatan yazıdan söz ediyorum. Bir anda bu
yazı ile İstanbul’u bırakmak arasında bağlantı kurdum. Her ikisini de bırakmak
kolay değil. Her ikisinin de yaptığı alışkanlıklar var. Her ikisiyle de
yıllarca yaşadıktan sonra vedalaşmak zor.
Ciğerlere iyot doldukça nefes alma normale döner |
Eve giderken İstiklal Caddesi yerine bu yollarda yürünür |
İşten altıda çıkılınca altıyı beş geçe balık tutulur. |
Yazıdan hareketle şu İstanbul
ile olan vedalaşmayı anlatayım. Ben İstanbul’da doğup, yaşayıp Bodrum’a göçtüm.
Siz bunu herhangi bir metropolde yaşayıp “Ege’de bir sahil kasabasına”
yerleşmek olarak okuyabilirsiniz. Yalnız işin püf noktası şu ki, yerleşilecek
yer illa Ege’de olacak. Çünkü Ege ikliminin insana yaptığı etkiyi, misal
Rize’nin yapması mümkün değil.
Sigarayı bıraktıktan 8 saat sonra kandaki oksijen normale dönüyor.
Aynen İstanbul’dan ayrıldıktan 8
saat sonra olduğu gibi. Üstelik İstanbul’u dikiz aynasında son kez görüp rotayı
mavi Ege’ye çevirince, kan basıncı da normale gelir.
Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra karbonmonoksit
vücuttan atılmaya başlanır
İstanbul’u bıraktıktan
24 saat sonra da nefes alıp verme rahatlar. Trafik sıkıntısının bünyede
yarattığı tahribat azalmaya başlar ve içinizi bir ferahlık kaplar. Egzost gazı
vücuttan atılmaya başlanır.
Sigarayı
bıraktıktan 48 saat sonra
kan
nikotinden tamamen temizlenir.
İstanbul’dan ayrıldıktan 48 saat
sonra kulaklardaki şehir gürültüsünün bıraktığı iz silinmeye başlar. Beyindeki
megakent kütlesi parçalanmaya başlar, şehir sıkıntısı ruhtan tamamen
temizlenir.
Sigarayı
bıraktıktan bir-iki hafta sonra
tat
ve koku alma duyuları güçlenir
İstanbul’dan Bodrum’a yerleştikten
bir-iki hafta sonra da ağız tadı yerine gelir. İstanbul’da kalamar diye
satılanın aslında lastik olduğu farkedilir. “Bıdı Bıdı’nın Yeri"nde ufacık tabağı
25 liraya servis edilen hardal otunun çuvalının 25 lira olduğu öğrenilir, para
kokusu alma duyusu güçlenir, sinirden kıpkırmızı olan yüzün rengi kendine
gelmeye başlar.
Yer altından gidilen iş hayatının tahribatı ile... |
![]() |
...yer üstünden gidilenin keyfi çok farklı |
Sigarayı bıraktıktan üç-dokuz
ay sonra
öksürükler azalır
İstanbul’u bıraktıktan üç-dokuz ay sonra göğsünüzü bastıran, işe
gidip plazada asansör beklemenin yarattığı kronik nefes alma zorlukları ortadan
kalkar. Beyin yavaş yavaş yeni sakin hayata uyum sağlamaya başlar.
Sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra kalp
hastalıkları riski yarı yarıya azalır
İstanbul’dan ayrıldıktan bir yıl sonra ise beyin kanaması riski
yarıya iner. İyot kokusu ciğerleri doldurduğundan beyine oksijen gider, kafa
çalışmaya başlar, hımbıllık giderek yok olur. Stres biter.
Sigarayı bıraktıktan 15 yıl sonra kalple
ilgili hastalık riski sigara içmeyenlerin taşıdığı riskle aynı seviyeye gelir.
İstanbul’dan Ege’ye yerleşen 15 yıl sonra hayata
yeni gelmiş, yaşı onbeşlik genç gibi olur. Organları temizlenmiş, zihni berrak,
ufku geniş, hayata bağlılığı artmış olur.
Ege coğrafyasının ve ikliminin bünyede yarattığı
rahatlamanın etkisiyle hareketler yavaşlar ve aslında olması gereken hıza, yani
normale gelir. Trafikte hızlı araba kullanılmaz, korna çalınmaz, hiç bir yere
acele gidilmez, yolda hızlı yürünmez. Yakası kalkık polo tişört giyenlerin,
kazağı kıçına bağlayanların, yolda hızlı yürüyenlerin, garsona kötü
davrananların, içine buz atılmış blush dedikleri sıvıyı içenlerin büyük kentli
olduğu hemen anlaşılır.
Sağlığınıza... |
Dün yolda karşılaştığım tekne sahibi
bir kaptan arkadaşım; “Abi insanlar benim tekneyle tatile çıkıyorlar, orada
bile kavga çıkaracak bir bahane buluyorlar bu nasıl iş yahu?” dedi, bunları
hatırladım. Gerginlikten beslenen insanlar burada pek karşımıza çıkmıyorlar neyse
ki. Ama arada, çok çok ender de olsa, buralara yaşamaya gelip uyum sağlayamamış,
hayatı kötü giden, bunu sosyal medyada ona buna saldırarak bastıranlar yok değil. Onların, kendimizi iyi hissetmemiz için var olduklarını
tahmin ediyorum. Ya kafamız öyle çalışsaydı...
İstanbul’u veya büyük şehir hayatını
sevebilirsiniz, hiç lafım olmaz. Ama sigarayı bırakın yahu… Sağlığınızı neyle
değişebilirsiniz ki? Değerini bilmenizi dilerim.
Sağlığınıza…
yazınızda sigara ile İstanbul insan üzerinde bıraktığı tahribatı anlatış şekliniz ve bunları resmetmeniz mükemmel olmuş elinize sağlık.....
YanıtlaSilharika bir yazı olmuş :) İstanbul kısmı çoktan tamam, sigarayla en kısa sürede vedalaşmak dileğiyle
YanıtlaSilÇalıştığım sektör İnşaat sektörü.Stres diz boyu. 35 yaşında sigaraya başlayan birsi olarak nasıl birakacağımı düşünüyorum ciddi ciddi şu anda.
YanıtlaSilMerhabalar,
YanıtlaSilİstanbul'dan gelip bodrum'a yerleşmeniz bana umut oldu :) Bodrumu pek bilmem ama evleneceğim adamın memleketi ve benim'de yeni yaşam yerim.Bir yönden de istanbulun bunaltıcı kalabalığından kaçış noktam ve yeni bir yer keşfetmem.
Resimleriniz, bakış açınız hepsi çok hoşuma gitti.Şimdiden heveslendim ve İstanbulun o kalabalında yaşamı kaçırılan yönlerinden ise sizin dolu dolu yaşadığınızı görmek çok iyi geldi.Yazılarınızın devamını heyecanla bekliyorum teşekkürler:)