13 Mart 2012 Salı

Bodrum'dan Antalya Kemer, oradan Fethiye ve Datça rotası

Yine yol gözüktü. 15 Mart Perşembe günü Antalya Kemer'de bir toplantıya katılacağım. Daha doğrusu 10 yıla yakın süredir kurum kimliği danışmanlığını yaptığım Arçelik'in yetkili satıcılar toplantısını izlemeye gidiyorum. Markanın Türkiye'deki yüzü olan bayilerin neler düşündükleri, onlara kurum yöneticilerinin neler anlatılacağı benim işimle direkt ilgili. Bu toplantıyı fırsat bilip iş sonrasında kalan zamandan bir yolculuk hikayesi çıkarmayı planladım.
Hep diyorum ya, Ege'de yaşamanın benim için çok önemli bir avantajı sevdiğim yerlere yakınlığı. Düşünsenize, İstanbul'dayken bu toplantıya katılmam gerekseydi ben de Kemer'e gelecekler gibi uçağa binip Antalya'ya gidecek, toplantı bitince de yine uçağa atlayıp cuma günü İstanbul'da olacaktım. Oysa şimdi programım bambaşka ve zevkli.
Mumcular-Çökertme arası köy yollarından bir kare




Yarın sabahtan yola çıkıp, pazar akşamı döneceğim ve toplam 1000 km civarı yol yapacağım. İPod'um, kameram ve okuyacak kitabımı alıp beğendiğim yerde kahve molası verip, acıkınca yol kıyısında bir yerde yemek yiyip dolanmak üzere hazırım. Yarın sabah Bodrum'dan çıkıp direkt Kemer'e gideceğim. Yaklaşık 500 km yolu bir günde yapmam lazım. Bu sefer güzergahı değiştirip, Gökova'nın dibi olan kavşağa yani Akyaka'ya Milas-Yatağan-Ula üzerinden değil Mumcular-Çökertme-Ören üzerinden gideceğim. Bu yolu boydan boya daha önce kullanmadım. Bir bölümünü biliyorum. Virajları bol bir yol. Yani tam benlik. Araba kullanmayı seven birinin otobanda sıkıldığını bilirsiniz. Tek şeritli köy ve kasaba yollarında yer yer orman içinden, yer yer Gökova'ya paralel, nefes kesen manzarayı sağ tarafıma alıp araba kullanmanın tadını yaşamak istiyorum. Bu yol mesafemi değil ama yolculuk zamanımı uzatacak bir seçim. Fakat tam zamanı. Şimdi yollar bomboş. Meteoroloji yarın güneş çıkıyor diyor. Bir yandan arabanın içine Ege güneşi dolarken canım Gökova'da yolculuk epeydir yapmak istediğim bir şeydi. Toplantı iyi bir fırsat oldu.


Çökertme'den Gökova'ya bakış. Karşıki beyaz zirvesi olan dağları aşacağım, Fethiye'ye varacağım
Giderken sağ tarafımda göreceğim karşıdaki Datça'dan dönüşte geçerken bu fotoğrafı çektiğim Çökertme'nin olduğu sahili çekmek istiyorum

Canım Gökova...
Çökertme
İşi zevke çevirmek için bu coğrafya ve artık seçtiğim hayat tarzı çok uygun. İşe esir olmayı hiç bir zaman anlamadım. İstanbul'da yaşarken de, çok daha genç zamanlarımda da işin esiri olmadım. Olanlara hep acıdım. Onlar da bana acımıştır kim bilir? İş, kendi hayatımı yaşayabilmek için bir araçtan öte bir şey değil. Asıl mesele hayatını istediğin yerde istediğin gibi yaşıyabiliyor musun? Evet grafik tasarımı çok seviyorum. Çünkü bana bu hayatı yaşatan o. Ama hayatım grafik tasarımdan ibaret değil. Önemli yeri var o kadar.
Yarın Akyaka'ya dediğim güzergahtan vardıktan sonra rota Köyceğiz, Dalaman, Fethiye... Oradan da kuzeye Elmalı yoluna sapıp, Elmalı'dan güneye Finike'ye oradan Kumluca'ya ve sonunda Akdeniz sahili boyunca Kemer. Yarın akşam Kemer'de toplantının yapılacağı oteldeyim. Perşembe günü tüm gün toplantı var. Akşam gala yemeği ve o gece de otelde kaldıktan sonra ertesi sabah herkes Antalya'ya havalimanına giderken ben tam ters yöne Kaş istikametine doğru yola çıkacağım.
Cuma günü Fethiye'de kalmak istedim. Fethiye'nin içinde, marinadaki Yacht Otel'de rezervasyonum var. Odasından Fethiye körfezinin ve marinanın göründüğü bir otel. Akşam yemeği için Girida balıkçısına gitmeyi planlıyorum. Bu yaz sonunda arkadaşlarımla Fethiye'de yaptığım bir kısa tatilde iki akşam orada yemiştik ve çok memnun kalmıştık ( bkz. http://bodrumluhayat.blogspot.com/2011/09/fethiyede-cals-plajndan-notlar.html). Ahtapotunu ve kalamarını unutamıyorum. Mezelerle başlayıp, güzel bir balık seçip rakımı yudumlayıp Fethiye'yi sakin ortamda yaşamak istiyorum. 


Fethiye'ye gidince Faralya'ya da geçmek istiyorum. Belki bir çılgınlık yapıp Patara'yı geçtikten sonra Xantos'tan uçurumlu yola girip Faralya'dan çıkabilirim
Köyceğiz çarşısı

Faralya yolundan aşağıya, Kelebekler Vadisi'ne bakış. 
Durgun Köyceğiz gölü
Cumartesi günü istikamet Datça. Bodrum'u Datça ile aldatmam ama Datça'yı çok seviyorum. Yine bir bahane yaratıp birbuçuk ay sonra kendimi Datça'ya atacağım. Tabii cumartesi akşamı Fevzi'de en müthişinden en az 8-10 çeşit Ege otları, kurutulmuş ahtapot, deniz şakayığı... sayarken resmen ağzımın suyu akıyor. Henüz sezon başlamamıştır, yine muhtemelen Fevzi ile karşılıklı oturup, sohbet edip gecenin nasıl geçtiğini anlamayacağız. Son gittiğimde notlarımı yazmıştım; http://bodrumluhayat.blogspot.com/2012/02/datcada-dostum-balkc-fevzide-bir-aksam.html


Fevzi'de sohbetin vazgeçilmezi
En sevdiğim bu Marmaris-Datça yolunu bir kere daha yapacak olmak çok heyecan veriyor
Okaliptüslü Akyaka - Marmaris yolu
Marmaris tepeleri

Hisarönü
Fevzi'de masanın durumu
Pazar sabahı hava güzel olacakmış. Sabah pazar alış verişimi yaptıktan sonra yine arabaya atladığım gibi geçen seferden aklımda kalan köy yollarından Datça'nın bilinmeyen yerlerini keşfetmeye devam etmek istiyorum. Eğer pansiyonu açtılarsa Hayıtbükü'nde Ortam'da kalamar börekli bir öğlen yemeği yiyip ikindi vakti Bodrum feribotuna binmeyi planlıyorum.
Böylece bir iş toplantısından beş günlük gezi çıkarmış oluyorum. Dedim ya, Bodrum'un iyi bir tarafı cennet köşelere yakınlığı. Araba kullanmayı ve Ege'yi seven herkesin bu rotayı hiç olmazsa bir kez yapması şart. Buraları o zaman daha iyi anlayacaklar ve sevecekler. Ben buraları çok sevdiğim için de her önüme çıkan fırsatta bu bölgeyi ama iki gün ama on gün, turluyorum. Hiç fırsat olmazsa geçen sefer yaptığım gibi cuma günü işi asıp üç günlük bir tur yapıyorum (Bkz. http://bodrumluhayat.blogspot.com/2012/01/ocak-aynda-bodrumdan-selimiyeye-oradan.html). Hele şimdi artık bu bölgeler için en iyi zamanlar başlıyor. Mayıs sonuna kadar gezdiniz gezdiniz. Sonra sıcaklar basacak. Hadi onu klima ile hallettiniz. İstanbul'dan Ankara'dan gelen vızır vızır sağdan önünüze geçen trafik canavarlarını ne yapacaksınız? İyisi mi şu sıralar izninizin bir bölümünü alıp gezinin derim. Benden söylemesi.
Şimdi işin zevkli bir yanına geçiyorum, çantamı hazırlamaya başlıyorum. Yol boyu twitter'dan güzellikleri paylaşırım. Dönünce de blogda yeni fotoğraflarla daha detaylı anlatırım.
Görüşmek üzere...





















4 yorum:

  1. Bu güzel rotanın keyfini çıkarın:) Güzel fotoğraflarla ve anılarla dönün, heyecanla döndükten sonraki paylaşımınızı bekliyor olacağım.
    Ayrıca hayırlı yolculuklar diliyorum.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    O kadar güzel anlatımınız varki,sabırsızlıkla bekliyorum
    bir sonraki yazınızı.Resimlere bakarken,cenneti gördüm sanki
    İyi yolculuklar
    Lal

    YanıtlaSil
  3. sag salim gidin gelin.
    Alev

    YanıtlaSil
  4. Akbük, yazın günü birlikçilerin geceden gelip, kilimlerini attıkları, tüpte çay demledikleri özetle küçük küçük bir çadır kente dönüştürdükleri bir yer! Böyle iken görmek çok güzel hissettirdi. Geçen seneden: http://cokabook.blogspot.com/2011/07/what-quack.html

    YanıtlaSil