24 Temmuz 2012 Salı

Tatile gelince Bodrum'a yerleşme fikri de gündeme gelir


Kimi bu sayfayı Bodrum’daki tatilini bitrimiş, mesela İstanbul’a dönmüş ve iş yerinde ortama ve duruma alışmaya çalışırken okuyacak, kimi şu an Bodrum’da tatildeyken okuyacak. Buralara gelince, iş hayatının sıkıntıları, büyük kentin trafik, pahalılık gibi sorunları hayatınızdan bir süreliğine çıkıyor ya. Bünye iyi şeye hemen alıştığından, tatilin sonuna doğru şu Bodrum’a yerleşsek konuşmaları başlar. Bu blog kanalıyla zaman zaman bana mail ile ulaşanlar sık sık şu soruyu soruyorlar; Bodrum’da ne iş yapabilirim? Bunun cevabını ben bilemem ki. Soruyu soran ne tür biridir? Çalışkan mıdır, tembel midir? Hayattan ne bekler? Elinden ne iş gelir? O yüzden bu gibi sorulara pek cevap veremiyorum. Ama eğer soru içinde bir veri, bilgi barındırıyorsa o zaman değerlendirecek bir şey oluyor, ona gore bir cevap bulabiliyorum. Mesela klima tamircisiyim iş yapabilir miyim diye sorana cevabım farklı olur.
Hazır Bodrum’da denizin dibine rakı masaları kurulmuş, sohbet Bodrum’a yerleşme konusuna gelmişken benzeri sorulara toplu bir cevap olması bakımından aklımdan geçenleri şuraya yazıvereyim. Belki bazı sorulara cevap bulmada yardımcı olur.
İşinizi buradan yapabileceksiniz hiç durmayın. Yani laptopunuzun olduğu her yer sizin ofisiniz olabiliyorsa o zaman Bodrum da olabilir. Benim işim buna izin verdiği için şanslıyım. Belki işin başında otursam daha çok para kazanabilirdim ama benim için burada yaşamanın bedeli o paradan daha fazla ediyor.

Yalıkavak'ta yazın tıklım tıklım olan balıkçı Sait'in sezon başındaki doluluğu
İyi lezzeti sunan parayı alır
Kışın Bodrum'daki buluşma mekanımız Zazu
Yazın gün batımında Yalıkavak'taki Çardaklı
Ama işinizi buradan yapamayacaksanız Bodrum’a yerleşmeniz için ya miras kalmış olmalı, ya da dünyalığı çoktan doğrultmuşsunuz, çalışmadan geçinebilir durumdasınızdır. Bodrum’da sanayi yok. Dolayısıyla üretim yok denecek kadar az. Bodrum’un temel geliri turizm. Yani hizmet satarak para kazanılıyor. Gıda sektörünü de buraya katabiliriz. İki odalı pansiyondan çok yıldızlı otellere, simitçiden pahalı restorana kadar çok çeşitli ve her gelir grubuna servis veren mekan var. Yıllardır var olan bu işletmelerin arasına girerek hayatı sürdürmek kolay değil ama bir farklılık yarattığınız zaman da başarı geliyor. Bunun örnekleri var. Mesela bizim Aykut ile Güleren’in “Dükkan”ı. Burayı daha önce yazmıştım http://bodrumluhayat.blogspot.com/2011/12/bodrumda-sempatik-yeni-bir-mekan-dukkan.html Dükkan anlatmak istediğime küçük ama iyi bir örnek. İşini iyi yaparsan, farklılaşırsan kazanırsın.
Turizm ve hizmet sektöründen sonra inşaat Bodrum’un en çok iş yapan sektörü. İnşaat deyince aklınıza ne geliyorsa hepsi Bodrum’da var. Yan iş kollarını da katmalısınız. İnşaat malzemesi satan küçük nalbur dükkanından Baumaxx, Koçtaş gibi büyük mağazalara kadar hepsinden burada bulunuyor.

Evimin altındaki galeri kafe karışımı mekanın da geleceğini iyi görmüyorum. Fotoğraftakı kalabalık sergi açılışı olduğu için kokteyle gelen davetliler. 
Mekanın bulunduğu yer de çok önemli. Mesela Bodrum'daki balıkçılar çarşısı 7/24 doludur. Bu fotoğraf kışın çekildi 
Yalıkavak'ın tepelerinde bir köyün içinde, bulması zor bir yerde kahvaltıcı Havva Ana. Yazın yer bulmanız mümkün değil. Kışın da önceden aramalısınız. Giysilerden anlaşılacağı gibi bu kare kışın çekildi 
Havva Ana işinin başında. Hiç bir para harcamadan derme çatma yapılan mekan sahiciliği ve iyi lezzetiyle iş yapıyor
Yine kışın balıkçılar çarşısı
Ister vali olun ister polis, ister general olun ister bakan, devlet denen sektör dışında kimse size bir yerde iş vermez. Ama elektrikçiyseniz, ya da otomobil tamirinde ustaysanız dünyanın her yerinde iş bulabilirsiniz, tabii Bodrum’da da.
Bodrum’da sezon sanıldığı gibi üç ay değil, taş çatlasa 70-75 gündür. O yüzden yapacağınız işe karar verirken bunu mutlaka göz önünde bulundurun derim. Aynı şekilde dükkan kiralarken de bunu düşünün. Yapacağınız iş mevsimlik iş olmayabilir, o zaman bu sizi etkilemez ancak Bodrum’da yüksek sezon dedikleri budur; 70-75 gün…
Bu süre içinde satacağınız mal veya hizmetin sizin yıllık gelirinizin en azından yarısını oluşturacağını unutmayın. Koylarda ise ancak mevsimlik iş yapabilirsiniz. Yazın cıvıl cıvıl olan Türkbükü, Gündoğan, Yalıkavak gibi yerler sizi yanıltmasın, oralarda kışın kimselerin olmadığını unutmayın. Yani önüne ve sonuna seyrek de olsa gelen insanları da eklerseniz sezonunuz 90 günü bulur. Koyları iyi tanımadan bu işe girenler her sezon sonunda hüsrana uğruyorlar. Her sene sezon başında Yalıkavak’ta tur atıyorum. Yeni açılan mekanlara, iş yerlerine bakıp bu sezonu tamamlayamaz, şu yazı bitirir ama seneye gelmez diye tahminlerde bulunuyorum. Her defasında tutturuyorum çünkü o kadar acemice, düşünmeden işe girişiyorlar ki, yürümeyeceği çok belli oluyor. Geçen yaz benim evimin olduğu yere yengeç ve deniz mahsülleri ağırlıklı güveç, makarna yapan bir yer açıldı. Lezzeti hiç fena değildi ama tutmaz dedik. Tutmadı tabii. Şimdi ismi hala Surfer Crub ama şiş ve pirzola yapıyorlar. Deniz mahsülü işi bitti. Tabeladaki yengeç mahsun mahsun öylece bakıyor. Bizim millete köfteyi ver her öğün yer. Yan yana üç köfteci var burada, üçü de iş yapıyor. Bir batacak yer de yine bizim buraya açılan balıkçı. Yalıkavak deniz kıyısında en iyi balıkçıların olduğu bir bölge. Adam başı 200 liraya çıkılacak balıkçı da var 35 liraya çıkılacak balıkçı da. Hepsi de denizin dibinde. Niye sahilde olmayan, önünden tekne değil araba geçen bir yere insanlar gelip balık yesin? Tabii kimse gelmiyor. Her akşam ailecek dükkanı açıyor, kendileri yiyorlar kapatıp gidiyorlar. Durumu görünce üzülüyorsunuz ama hani ne derler, übük diyeceğin ağzını büzmenden belliydi. O hesap.
Yalıkavak’ta kitabın yanı sıra aynı zamanda kahve de satan bir kitapçı açıldı mesela. Seneye devam edebileceğini pek sanmıyorum. Kaldı ki daha önce aynı yerin 20 metre yanında kitapçı açmış ve batmıştı. Muhtemelen doğru dürüst araştırma yapmadan, heyecanla işe kalkışıyorlar. Araştırma işin başarısını belirliyor. Yani bir cafe açalım, eşimiz dostumuz gelse yeter diyerek işe kalkışanların sonu, kaçınılmaz olarak hüsran. Eş dost gelmesiyle dükkan dönmüyor.

Halk Eğitim binasının olduğu meydanın kış hali
Kışın kale meydanı
Sonbaharda güneşli bir pazar günü Kumbahçe sahili 
Yine kış yine Kumbahçe
Kışın sessiz Kumbahçe mekanları
Bir kış günü Mavi'nin önü
Yazın insanın yürümekte zorlandığı barlar sokağının kış hali

Ya bildiğiniz işi yapın, ya da işi bilenle ortak iş açın. Bodrum –hele bu yıl- kiralar konusunda patladı. Geldiğim sene yıllık kirası 10 bin lira olan yerler önce 15, sonra 20 derken bu sezon başı 30 bine kadar çıktı. Barlar sokağında orta boy bir dükkanın yıllık kirası 80 bin civarı dersem bir fikir verebilir. Mal sahipleri de uyandı, sezon sonunda parayı ödemeden kaçanlardan ağızları yandığı için çarşıda, barlar sokağında veya Kumbahçe sahilinde dükkanların kirası yıllık peşin alınıyor.
Uzun lafın kısası; tatilin coşkusuyla Bodrum’a yerleşmeyi aklınıza getirirken burayı güllük gülistanlık sanmayın. Çok iyi araştırma yapmanızı öneririm. Ve gerçekten yerleşmeyi düşünüyorsanız sonbahar ve kış aylarında da mutlaka gelip birkaç gün kalın. Çevreyi gezin. Havayı koklayın. Kış hali size iyi gelecek mi bir bakın bakalım. Bunu özellikle öneriyorum çünkü burayı sadece eğlence, deniz, güneş diye bilenler var. O iş öyle değil. Benim gibi burayı kışın daha çok sevenlerden olamayacaksanız zorlanırsınız. Gelip, yerleşip sonra da dönen çok oldu. Biz sakinliğini, havasını seviyoruz. Buraya yerleşenlerin, burada yaşayanların yazın gelen çoğunluk gibi sonradan görmelerin olmadığı kış halini seviyoruz. Bodrum’u her haliyle seviyoruz yani…


6 yorum:

  1. Kaleminize ve klevyenize saglik Serdar bey...

    Niyazi

    YanıtlaSil
  2. mükemmel bir yazi olmus, cogu insan duymak istedigi seyleri sever, bu yazi gercekleri dogru duzgun düsünüp analiz edebilmeyi anlatiyor, sirf Bodrum icin degil, genel anlamda cikarilabilecekde cok sey var icinden...

    YanıtlaSil
  3. Serdar Benli daha ne desin ? Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Benim eşim Dr ve Muğla'lı işin aslı Muğla merkezliler pek fazla Bodrum'u tutmazlar. Bodrum genelde İstanbul'luların gözdesidir. Bu doğrultuda biz de Marmaris'e yerleşelim diyorduk son zamanlarda, ancak bu düşüncemizi kısa bir zaman önce yaptığımız genel etüd doğrultusunda şimdilik erteledik. Dolayısıyla sonrasında şu yazdıklarınızı okuyunca gördük ki yazdıklarınızı harfiyen uygulamışız. İnsan doğru birşeyler yaptığını ve de başkalarının da bizlerle hemfikir olduğunu yazınızı okuyarak gördüğümüzde ayrı seviniyoruz. Olacak ama biraz daha zamanımız var sanırsam.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Elinize sağlık, blogunuz tam anlamıyla BODRUM blogu. Sorularıma yanıt bulduğum fotoğraflarında gezindiğim bir BODRUM. Takipteyim. Kolay gele. Feza / http://gezelimcekelim.tumblr.com/

    YanıtlaSil
  6. uzungöl tatili ile ilgili bilgi paylaşımında bulunurmusunuz

    YanıtlaSil