Yıllar önce Bodrum'a, ardından on dört yıl sonra da Gökova'ya göçen bir İstanbullunun gözünden, Glaros adındaki yelkenli teknesiyle yaptığı seyirler, bu coğrafyadan, Ege koylarından ve karşı adalardan hayatına dair notlar.
Neriman
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
-
Bu yazı güncellendiği için bu sayfadan taşınmıştır. Yeni halini okumak için; http://bodrumluhayat.blogspot.com/2012/09/yalkavak-dogumlu-neriman.html
Bu girişi yapmak zorunda kaldım çünkü benden kişisel tatil programlarını yapmamı bekleyenler, rezervasyon konusunda yardım isteyenler, kalmayı düşündükleri tesisleri yazıp hangisinde kalalım diye soranlar o kadar çoğaldı ki, tümüne birden cevap yazamadığım için buraya yazıyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim. Bu yazı benim gözlemlerimi anlatıyor. Yani kişisel tercihlerime göre yazdım. Buraya yazmadığım konularda bilgi sahibi değilim. Ve lütfen kişisel tatiliniz için benden güzergah, yemek mekanı, bölge vb. talep etmeyin. Veya "nerede kalalım?" veya "çocuğumla geliyorum, kum nerede iyidir, deniz Mayıs ayında soğuk mudur?" gibi sorular yöneltmeyin. Bildiklerim yazdıklarımdan ibaret. Bu sorulara cevap veremeyeceğim. Şimdi yazıya başlayabilirim... Diyelim tatilinizi Bodrum’da geçirmeye karar verdiniz. İlk söyleyeceğim, keşke Haziran ayında gelseydiniz. Ama artık çok geç. Yıllık izninizi Temmuz ve Ağustos aylarında kullanmak zorundaysanız kalabalığı göze alıy...
Yeni Giriş Notu: Bugün 4 Mayıs 2021 Salı. Aşağıdaki yazıyı yazdığımda Bodrum'a yakın zamanda yerleşmiş, buranın nimetlerini paylaşmayı seven biriydim. Yazıyı, insanların aklında hayatlarını değiştirme fikri varsa buna destek olmak amacıyla, naif duygularla, açık yüreklilikle yazmıştım. Aradan geçen zaman fikirlerimi değiştirdi maalesef. Çünkü Bodrum'a hayatını değiştirmek değil Bodrum'u değiştirmek isteyenler gelmeye başladı. Bu insanları sevmedim. Kıyıları, tepeleri, boş buldukları her araziyi betona çeviren insanlardan, buralara gelenlerden, Bodrum'un yapısını, kimliğini bozanlardan tiksindim. Bu nedenle benim için artık Bodrum'da nereye yerleşilir diye bir konu yok. Bana nereye yerleşelim diye soranlara cevabım; Bodrum'a yerleşilmez. Bu kadar abur cubur kalabalıkla, burayı şehire çeviren, buranın halkına tepeden bakan, hazımsız, sonradan görme, Bodrum'u ve Ege'yi anlamayan, Halikarnas Balıkçısı'nı restoran sanan bu kitleyle bir arada olmak, tara...
Baştan söyliyeyim, Bodrum’un kışı yazından daha güzel. Bunu söylediğimde bazı kişiler “hadi canım olur mu?” diyorlar ama gerçekten böyle. Tabii yine aynı konu; bu benim için böyle, şehir hayatını seven ve ona alışık kişiler için geçersiz. Öncelikle şu var ki, Bodrum çok uygar bir kasaba. Neye göre ölçtüğümü yazayım; temiz, düzenli, sakin, trafik kurallarına büyük ölçüde uyulan, spor imkanı olan bir yer. Belediyesi çok iyi çalışıyor. Bunlar bence bir şehrin uygarlığını ölçmek için bazı kriterler. Kişi başına düşen sinema sayısı ya da konser vb. etkinlik sayısı meyhane sayısından çok az ama o kadar olur. Bu arada haftasonu Gümüşlük’te caz günleri başlıyor. Yetmez ama iyi girişimler. Sırada Bodrum için bir caz festivali projesi var. Bodrum’da kışın korna sesi duymazsınız. Eğer duyuyorsanız büyük olasılıkla 34 plakalı bir araçtır. Memurlar veya banka gibi yerlerde çalışanlar akşam iş çıkışı hava yağışlı değilse genellikle sahilde yürürler, banklarda otururlar veya sahilde bu...
sahane:)
YanıtlaSil