Kampana çaldı ve Bodrum'da Mahmut Kaptan'ın meyhanesini kapattık
Nisan
ayının son Cumartesi günü, her yıl olduğu gibi bu sefer de Mahmut Kaptan’ın
sezonu kapadığı gün oldu. Bu bloğu izleyenler biliyor ama izlemeyenler için bilgi
vereyim; Mahmut Kaptan Bodrum’da çarşının içinde bir meyhane. Ama çok tipik bir
meyhane. Öyle ana yemek filan yok. Küçük tabaklarda birbirinden lezzetli on
oniki çeşit soğuk meze bulunur. Sıcak meze olarak da ızgarada yapılan kıymalı
sigara böreği, inanılmaz lezzette arnavut ciğeri, köfte, hamsi tava ve kalamar
tavayı sayabilirim. Masaya oturduğunuz zaman hemen peynir ve yeşil zeytin
söyleyin. Hatta yanına bir küçük tabakta da zeytinyağı isteyin. Izgarada
çevrilmiş ekmeği zeytinyağına banın. Bakalım bu lezzette zeytinyağını nerede
yediniz. Çok gezerim, çok da yemek yerim. Severim bu işleri. Mahmut Kaptan’daki
zeytinyağı tam benim istediğim buruklukta. O kadar övdüm ki, sonunda kaptan,
zeytinyağını aldığı yerden 19 litrelik bir teneke yağ getirtti. Bodrum’un
Kızılağaç bölgesinde, yani Gökova’ya giden yol üzerinde Yeniköy’ün zeytinlerinden
yapılan yağ damak çatlatıyor.
Girişte
bu zeytinyağı, zeytin ve peynir üçlüsünden sonra sıra favaya geliyor. Ardından
iddia ediyorum Bodrum’un en iyisi olan ahtapot salatasını burada yiyoruz. Sonra
araya arnavut ciğeri... ve devam ediyoruz. Mahmut Kaptan’da çok yemek yenmez
zaten. Çünkü orası karın doyurma yeri değil, adabınla rakı içme yeri.
Mahmut kaptanla beraber |
Trionun diğer üyesi Ahmet |
Zeytin, peynir ve ahtapot salata... yanında ızgarada çevrilmiş ekmek ve zeytinyağı |
Kaptan
senenin altı ayı açık altı ayı kapalı. Bunu kime söylesen, kışın iş yapmadığı
için açmıyor değil mi diye soruyor. Oysa tam tersi. Kışın açık, yazın kapalı.
Bunun iki nedeni var. Birincisi Mahmut Kaptan adı üzerinde mesleği kaptanlık
olan bir Bodrum’lu. Eskiden yazın mavi yolculuk kaptanlığı yaparken şimdilerde
Farilya’da (Gündoğan) duran bir özel teknenin kaptanlığını yapıyor. Eskisi
kadar denizle yoğun ilişkisi olmasa da yazı yine deniz üzerinde, açıkta demirli
olan teknede geçiriyor. İkinci nedense, yazın Bodrum’a gelen kitleyi “pürrt püffff”
diye nitelemesi. Bunu yaparken ikinci ve üçüncü parmaklarını birleştirip elini
aşağıdan yukarıya doğru sallıyor. Yani gelenlerin rakı içme adabı konusunda
endişesi var. Şaka bir yana kışın burada biz bizeyiz ve meyhanede herkes
birbirine saygılı davranıyor. En gencinden en yaşlısına belli bir saygı
çerçevesinde ilişkiler yürüyor, sohbetler ediliyor, rakılar içiliyor.
Bu yazıda kapadığımız sezonda Mahmut Kaptan'da çektiğim kareleri de paylaşmak istedim.
İşte
kaptan bir kış sezonunu daha kapattı. Bu da yazın gelmekte olduğunun işareti.
Şimdi bizler yazın harala gürelesine kapılacağız. Ben haziran ayı gelince
Bodrum’un içindeki kalabalığa, purolu siyah cipli Bebek’teki Lucca’dan fırlamış
tiplere ve sıcağa tahammül edemeyip bünyemi korumak için kendimi Yalıkavak’a
atacağım. Eylül ayı geldiğinde, hava nispeten erken kararmaya başladığında,
okullar açılıp da ortalık sakinlediğinde Bodrum’un içindeki hayatımı özlemiş
olacağım. Ekim ayına doğru artık Yalıkavak’ta durmanın anlamı azalacak,
Bodrum’a döneceğim ve kaptan dükkanı açsın diye beklemeye başlayacağız. Kasap
önündeki kedi misali gidip gelip kolaçan edip kapısında bekleyeceğiz.
Meyhanenin açılışı da çok eğlenceli olur. Yazın birbirini görmeyen, işe güce
dalmış meyhanenen müdavimi kaptanlar, benim gibi koylara kaçanlar yeniden
buluşup kadehlerimizi tokuşturduğumuz için şükrederiz. Bir yazı daha sağlıklı
bitirdiğimiz ve bir kışa daha hep birlikte girdiğimiz için...
![]() |
Bu duvardaki resimler artık hayatta olmayan Bodrum'un renkli simalarının resimleri. Hepsi bir biçimde Mahmut kaptana gelip gitmiş |
Bir akşam kaptan o kadar neşelendi ki barın üstüne çıkıp çalan şarkılara dansıyla eşlik etti. |
Bu
yazıya eşlik eden fotoğraflar bitirdiğimiz sezonda Mahmut Kaptan’da çektiğimi
karelerden. Seneye yenilerini çekmek üzere şimdilik dükkanı kapattık efendim.
Bu
arada, eskiden yazın kaptanı hiç görmez, altı ay sonra dükkanında buluşurduk.
Bu yaz kaptanla birlikte yapacağım kitap projesi nedeniyle her hafta buluşma
kararı aldık. O anlatacak ben yazacağım diyeyim ve kitap ile ilgili daha fazla
detay vermiyeyim. Yani haftada bir kaptanla karşılıklı, teknesinde oturup kadeh
tokuşturup sohbet etmeyi planlıyoruz.
Yaz
sonunda tekrar Mahmut Kaptan ile ilgili yazmak üzere diyelim ve kış sezonunu
resmen kapatalım. Dannnnnn ve gongggggg. Bunun ne demek olduğunu ancak Mahmut
Kaptan’a gelenler bilir. Bir gün siz de gelirseniz bu çan efektinin anlamını öğreneceksiniz demektir...
Son akşam yemeği (Kapanış günü hatırasına katılanlarla aile fotoğrafı/) |
Bu video ile bu yazıyı da kapatalım... Bir akşam yoldan geçenlerin şamataya dahil olup hiç birşey olmamış gibi yollarına devam etmesi tam bir Bodrum dünyası.
Yorumlar
Yorum Gönder