Buraya geldiğim için mi hayatım değişti yoksa bu hayatı istediğim
için mi buraya geldim? Herhalde ikisi bir araya gelip bir enerji oluşturdu
kendimi burada buldum. Buraya gelince hayatımda nelerin değiştiğini arada
sırada yazıyorum. Genel bir laf etmem gerekirse daha yalın, daha yavaş, daha
temiz, daha sağlıklı, daha huzurlu bir hayata geçtiğimi söyleyebilirim.
İyi yemek, taze gıda benim için çok önemli. Keyfim için
harcamaktan çekinmem, iyi bir rakı-balık sofrası için kilometrelerce yol
yapmışlığım vardır. Sadece huzurlu ve sakin bir gece geçirmek için seyahatte
yolumu değiştirip üç saat fazla araba kullanıp o mekana gitmişliğim de vardır.
Yalıkavak kalabalıklaşınca dört saat araba kullanıp Faralya’ya sığındığım gibi,
canım çekti diye Datça’da Fevzi’ye ege otlarından yaptığı mezeleri yemeğe gitmişliğimi de sayabilirim. Hal
böyle olunca, buraya yerleştiğimde gıda konusu ön plandaki yerini korudu.
İstanbul’da ev-iş arası yaşayan biri olarak evin sebze, meyva gibi gıda
ihtiyacını ya Levent çarşısındaki esnafa servet ödeyerek ya da büyük
süpermarketlere hafta sonu giderek hallediyordum. Hafta sonunun değişmez
aktivitesi olan markete gitmelerimi hatırladıkça kendimi fena hissediyorum. Metal market
arabasını ite ite aynı raflardan aynı ambalajlı gıdaları alırdım. Buraya
yerleşince ilk işim pazarı keşfetmek oldu. Ve hayatım sadeleşmeye başladıkça bu
alış veriş tarzıma ve tükettiğim malzemeye de yansıdı tabii. Daha sonra
değinirim ama şimdi şu kadarını söyliyeyim ilk yerleştiğim yıl üstüme başıma
tişörtler, kazaklar, spor ayakkabılar almıştım. Gittikçe bu sayı azaldı.
Geçtiğimiz yıl arabayla gittiğim İstanbul’dan dönerken Susurluk’taki outlette
sadece çok ihtiyacım olan bir şeyi görüp aldım o kadar. Bunu şunun için
söylüyorum; üstüme başıma almam ama yemek için acımam. Çünkü biri benim için
sadece ihtiyaç anlamında bir malzeme alımı, diğeri hayata bakışımı belirleyen,
hayattan zevk aldığım bir davranış. Böyle böyle kendime bir amaç edindim. Hayatımdan
ne kadar çok barkodlu ürünü çıkarırsam o kadar iyi yaparım dedim ve buna gayret
ediyorum. Özellikle gıdadan söz ediyorum tabii. Bu kararı verdiğim günden beri
eve giren barkodlu ürünleri şu kadara kadar indirebildim; Su, yoğurt, soda,
zeytin ezmesi, ekmek, kahve, çay ve arada aldığım tavuk/hindi. Bu kalemlerin
dışında kalan her gıda malzemesini pazardan alıyorum. Markete ancak bunları
almak için gidiyorum. Tavuk ve hindiyi de haftada iki üç tüketirken şimdi onbeş
günde bire indirdim.
 |
Alışveriş çok fazla olmayacaksa bisikletle gidiyorum |
 |
Ebegümeci |
 |
Kuzu kulağı olmuş gulağı |
Benim açımdan Bodrum’da yaşamanın nimetlerinden en başta geleni bu
barkodsuz, temiz gıdaya ulaşabilmek. Her cuma pazara gidiyorum ve o haftanın
ihtiyacı doğrultusunda taze sebze, ot, meyva, peynir, zeytin, bakliyat ne
gerekiyorsa dolduruyor eve dönüyorum. Cumartesi veya pazar günlerim de haftalık
yemeğimi yapma günüm. Haftada bir kaç gece dışarıda deniz mahsulü, ot ile rakı
masaları kuruyoruz ama kalan akşamlar ve öğlenler sadece pazardan aldığım malzemeyi
tüketiyorum. Geçtiğimiz gün geç bir öğle saatinde canım çekti mahallemizde yeni
açılan kebapçıya gittim. Yediklerimi yıllardır bir arada yememiştim. Haliyle
çok ağır geldi ve o günün kalan bölümünü hasta olarak geçirdim. Bu kadar rahatsız
olacağımı tahmin etmezdim. Demek ki artık iyice buranın yerel, hafif beslenme biçimine
ayak uydurmuşum.
 |
Artık bakliyatı da pazardan alıyorum |
 |
İstanbul'da şu sıralar çıkmıştır, buraya bir ay önce çağla geldi |
 |
Tilkişen veya acıot da denen yabani kuşkonmaz |
 |
Bu tezgahı açan kadının otlu börekleri ve yaprak sarmaları müthiş |
 |
Şevketi bostan otu. Toplaması zahmetli olduğu için en pahalı ot. Kilosu 10-12 TL. Tabii bir kilosu koca bir torba tutuyor o ayrı |
Bodrum’da yaşayıp da marketten alış veriş yapanları anlamam mümkün
değil. Zaman faktörünü bir yana koyuyorum. Hafta içi cuma günü herkes pazara
gidebilecek zaman bulamayabilir. Ama cumartesi günleri Turgutreis’in şahane pazarı var. Yani istenirse her hafta olmasa da arada gidilebilir. Bütün mesele
ne yediğimizin farkında olma meselesi. Market raflarından içi türlü kimyasal
katkı maddesi basılmış ürünlerden ne kadar uzak durabilirsek o kadar kendimize
iyilik yapmış oluyoruz. Bunu büyük şehirde yapmak zor ama burada yapmayan hata
ediyor. Ha bu arada cuma günleri pazarın kurulduğu yerin yanındaki Tansaş’tan
alış veriş yapanları gördükçe iyice anlamıyorum.
 |
Pazardan aldıklarımla yaptığım kahvaltıya bahçeden kopardığım dağ kekiği eşlik ediyor... |
 |
Soğuk sızma Datça zeytinyağında, tilkişenli köy yumurtası |
 |
Kış ortasında çıkan mantar ile yumurta çok yakışıyor |
 |
Pancarın yapraklarını aldığım diğer otlara karıştırıp zeytinyağını kızdırıp soğanla kavuruyorum... çok acayip oluyor |
 |
Yeni toplanmış çintarlar |
 |
Deve güreşleri buranın kültürü... yenilenlerin ne olduğu da bu kareden anlaşılıyor. Deve sucuğu çok makbul |
Bodrum pazarında çektiğim karelerle iştahınızı
kabartmış olmayayım ama gerçekten hepsi nefis lezzetler. Yazın yolunuz buralara
düşerse Bodrum pazarına uğramamazlık etmeyin. Unutmayın, pazar cuma günleri
kuruluyor. Çarşamba günleri Ortakent’in, perşembe günleri de Yalıkavak’ın
pazarı var. Biraz önce dediğim gibi cumartesi günleri de Turgutreis’in pazarı
kuruluyor. Pazartesi veya salı da Bitez pazarı olmalı ama hiç gitmediğimden
fikrim yok. Yazın gelin, buradan aldıklarınıla kendinize iyilik yapın. Eğer
tatiliniz kısaysa dönerken yanınızda götürürsünüz.
Muhteşem! Bu mevsim için limonları ve enginarları çok sevdim!
YanıtlaSilBu kadar doğal ve sağlıklı beslenmenin yanına market yoğurdu yakışmıyor sanırım,nacizane tavsiyem köy sütü bulup yoğurdu evde yapmanız,hep hoşkalın... levent
YanıtlaSilmmmmmm nasıl imrendim
YanıtlaSilüstelik bilgilendirici
YanıtlaSilCuma günleri Bodrum pazarina gitmek istesek...
YanıtlaSilMinibüs ile Bodrum a geldigimizde pazar uzak ta mi kaliyor?
yok hayır garaj ile pazar yeni yan yana
SilVALLA GIPTA ETTİM DARISI BENİM BAŞIMA. EV Mİ ALDINIZ MALİYETİ NE? HANİ ŞÖYLE TOPRAĞA BASACAĞIM NOHUT ODA BAKLA SALON BİR EV EMLAKÇI ELİNE DÜŞMEDEN ALINIR MI NASIL TEŞEKKÜRLER müstesna_57@hotmail.com
YanıtlaSilOturduğum ev restore edilmiş eski taş Bodrum evi ve kiradayım. Ev satın almak için emlak sitelerine bakıp, fikir edinip gelip burada epey zaman geçirmeniz lazım. Hangi bölgede, hangi bütçeyle, nasıl bir ev arayacağınızla ilişkili olarak fiyat değişken oluyor. Darısı başınıza.
Sil