Aslında
5 Ocak Pazartesi günü ofise gelen kargo paketinden 2015 Rakı Ajandası çıkmasa
böyle bir fikir aklıma gelmezdi. Sevgili Gülüşan İstanbul’da bu ajandayı
görünce “aklıma hemen sen geldin, aldım” deyip bana göndermiş. Ajandanın
sayfalarını çevirdikçe rakı ile ilgili anekdotlar, şiirler, yazılar olduğunu
görüp ajandaya bayıldım. İlk aklıma gelen hangi akşam nerede rakı içtiğimi
yazıp saklamaktı. Ertesi gün Mahmut Kaptan’a gitmiştim, onu not ettim. Sonra
ayın 7’sinde bir rakı kadehi karalayıp altına ajandadan beğendim bir lafı not
ettim. Böylece rakı ajandası macerası başladı. Şimdi bulduğum rakı ile şiirleri
yazıyorum. Kendiliğinden, ajandanın ismine uygun bir içerik çıktı ortaya.
Eğlendiğim bir iş yarattım kendime. İlla her güne bir şey bulup yazacağım diye
bir şart yok. Bazen arada atladığım günler olmalı, aksi halde bu bir göreve
dönüşür ki bu da işin eğlence meselesine ters.


Ajandaya
karaladıklarım, adı üzerinde işte tam anlamıyla karalama. Hiç bir kaygı
gütmeden, o an istediğim gibi karalıyorum. Kendime koyduğum tek kıstas süre;
bir sayfayla on dakikadan fazla uğraşmayacağım dedim. Yoksa estetik ve teknik
kaygılar öne çıkmaya başlar ki bu da ajandanın kafamdaki kimliğine uymaz. Hani
meyhanede masaya oturunca garsonun rakıyı getirmesini beklerkenki aceleyi
hatırlatsın istiyorum.
 |
Mesela Dalaras'ın bu şarkısına sevgili Elif "Bu bir rakıya çağrı... Ezan gibi" demişti. Bu harika şarkıyı ne zaman dinlesem aklıma geliyor. |
 |
Bir akşam Berk Balık'ta yalnız içen adamı hatırlamıştım... |
Sayfalara ara sıra kendime ait, sevdiğim insanlara ait notlar da koyacağım. Bazıları gizli olacak, sadece bilen anlayacak, bazıları açık olacak. Bu da oyunun bir parçası, eğlencesi.
Dostlarımla o kadar rakı masaları kurduk ki hepsiyle farklı anılar var. Zaten o anılar bizleri biz yapan temel taşlardan. Bodrum'da çok sevgili dostlar edindim. Çok neşeli, hayata iyi bakan, eğlenmeyi, yemeyi, içmeyi bilen insanlar. Şehirden kaçmış, daha sakin bir hayatı seçmiş olmak, hırslarımızdan arınmış olmak bizim ortak noktalarımız. Hal böyle olunca bu ajandaya malzeme bulmakta hiç bir problem yok tabii... Aşağıdaki fotoğraflar son birkaç ay içinden seçtiğim bazı kareler. O anılar böyle birikiyor işte.
 |
Valide çok iyi rakıcıdır... Her zaman, Turgutreis'te daha uzun yıllar sağlıkla yaşayıp, rakı içmesini diliyorum. |
 |
Bir yaz akşamı Hüsnü Baba ile Berk'teydik |
 |
Fethiye'den dönen üçlüydük... Mahmut Kaptan'ı da alıp Gemibaşı'na gitmiştik. Güzel anılardan... |
 |
Bizim çete Gemibaşı'nda |
 |
Çete elemanlarıyla Mahmut Kaptan'ın bu sezonki açılış gecesi |
 |
Selçuk, Gülüşan, Nükhet ve Yusuf ile bir Mahmut Kaptan akşamından |
 |
Mimar Sinan'daki hocalık dönemimden iki öğrencim Ahmet Coka ve Burak ile bir Mahmut Kaptan akşamı. Hülya ve Volkan da eşlik etmişlerdi |
 |
Yılbaşı akşamından. Kardeşim Sena, İstanbul'dan misafirlerimiz Didem ve Leyla, Datça'dan Fevzi ve Atilla ile... |
 |
Bodrumlu hayatımda rakı sohbetlerini çok sevdiğim iki dostum, Mahmut Kaptan ve Datça'dan Fevzi ile |
 |
Seycan, Mehmet, Hüseyin, Ahmet ve Havva ile Hüseyin'in mekanı Gemibaşı'nda bir dil balığı akşamından |
 |
Bodrumlu hayatımda en sık görüştüğüm iki dostum Ahmet ve Kaptan... |
 |
Bu çok yeni bir kare. İki gün önce açılan Hanende Mey'de çekildi. Sevgili Merve ve mekanın sahibi Osman'ın eşi Pınar ile |
 |
Bu dün akşamdan... Bizin çetenin erkeklerinin kimi grip, kimi İstanbul'da, kimi de o saatte işinin başında olunca Simten, Nükhet, Hilal ve Çisem ile ben Hanende Mey'de ilk rakı soframızı kurduk |
 |
Bu da dün gecenin ikinci durağı Mahmut Kaptan'dan. Nükhet bana "sen çok tehlikeli birisin" diyordu galiba... Eve gideceğim demişti, kendini Kaptan'da buldu da... |
 |
Yazın kalabalık olan Berk Balık'a son anda gidersem, yandaki Mavi'den masa alıp köşede bana bir yer ayarlıyorlar |
 |
Yalnız rakı içmeyi de severim. Yeri ayrıdır. Yalnız rakı içmeyi bilmeyenler, benim gibi masada yalnız rakı içenleri görünce bizleri gerçekten yalnız sanıyorlar. |
 |
Bodrum'da lezzet çıtam çok yükseldi. Tabii özellikle deniz mahsulleri ve Ege mezeleri konusunda |
 |
Berk Balık her zaman lezzetli mezeleri olan mekanım |
 |
Gemibaşı benim için Bodrum'da çok ayrıcalıklı bir deniz mahsulu mekanı. Hem yediklerimle, hem sahipleri ve çalışanlarıyla çok farklıdır |
 |
Gemibaşı'nda yediklerim içinde ahtapot ızgara, bıyık otu, kabak çiçeği kızartması ve dil balığı efsane dörtlüm. Bu karede ahtapot hazretlerini ve değerli bıyık otunu görüyorsunuz |
 |
Mahmut Kaptan kış sezonunu kapatırken kalan rakımın üzerine not yazmıştık. Kasım ayında açılışta içeceğim diyerekten... |
 |
Mahmut Kaptan'ın hamsisi... Başka türlü bir şey |
 |
Zazu'da meyhane öncesi bir tek rakı çok keyif verir |
 |
Gemibaşı'nın dil balığı. Daha iyisini yemedim |
 |
Berk Balık'ta geçen akşam tek başınaydım, iki barbun ızgara yaptırmıştım |
 |
Hanende Mey'de bu köşeyi çok sevdim. Kalabalık olacağımız akşamlar artık buradayım |
 |
Hanende Mey |
Bakalım
yıl sonunda nasıl bir ajanda çıkacak? Sağlığımız, ağız tadımız, neşemiz,
dostlarımız yerinde oldukça, Bodrum’da rakılı akşamlara devam ettikçe ben de bu
ajandaya karalamalar yapmaya devam edeceğim.
Hepinizin
sağlığına kadeh kaldırmaya devam...
Yarasın...
Harikasın hocam! Bu arada ajandaya talibim:))
YanıtlaSilbu ajanda yıl sonunda sizin yazıp çizdiklerinizle beraber tekrar basılmalı.
YanıtlaSilne güzel bir anı defteri olacak size:)
YanıtlaSilBu arada Hanende mey, Yunuslar'ın sokağındaki bildiğimiz Hanende mi? öğlen yemeğine giderdik oraya, değişti sanırım
Evet aynı Hanende, şimdi artık meyhane.
SilSerdar bey rakıda ehli keyif kullanıyormusunuz?
YanıtlaSilBir türlü sevemedim. Alışamadım.
SilEvet evet yarasın :) yine keyifle gezdirdiniz mekanlarınızda, defter sayfalarınızda... Sağlıcakla.
YanıtlaSil